Kültürsüz Para

İyi bir yazarın, şairin, ressamın, entellektüellerin, aydının, kısacası hayatını bilgi üzerine donatmış insanın, çok lüks bir araca, pahalı bir kıyafete ihtiyacı olduğunu, hatta kullanmasını elzem olarak gördüğünü, buna da ihtiyaç duyduğuna rastlamak pek mümkün değildir. . Onları madde üzerine değil de, bilgi odaklı olarak açıklamak yeterli. Fakat günümüz de ise birçok üniversite de profesör, doçent hocaları bilgi kariyerleri üzerine çok lüks araçlarını da almakta. Ünvanları öyle gerektirdiği için değil feodal köylü olmalarının etiketini henüz üzerlerinden atamadıklarından. Kariyer sahibi olmak çok bilgi ile orantılı olarak algılansa da, çağımız obur ve histerik arzularına cevap veremediğinden, rüyalarına bu yöntemle icat geliştirmiş ki, bununla beraber yavaşlayan ahlak, sıskalaşan hayal dünyaları, miadını doldurmuş erdemleri, güdükleşmiş bilinçlerini, parayı bilgiye aktarmak yerine lüks hanesi seçimi ile değerlendirmesi onları feodal köylü olmalarını açıklamakta ziyadesiyle yeterli. Hocalarımız mı yalnızca? Elbette ki hayır! Sanatçı dediğimiz, oyuncu dediğimiz herkes burada bu öbekte buluşuyor ve yörüngesizliğe doğru ilerliyor! Neşet Ertaş’ı borçlarla toprağa veren bu ülke de bunu söylesek ne çare? Şiiri şair yazar fakat onun ŞİİRİNİ okuyan daha fazla kazanıyorsa burada bir sıkıntı var. Üstelik bu sıkıntının yedek parçası da var. Yani ki, şaşmaz sıkıntı arıza verse dahi bir şekilde yoluna devam edecek. Yazının ana dili, başkası olma kendin ol. On iki metrelik bir tekne de calvin olayını konuşuruz, oturduğun plaza’nın yirmi üçüncü katında toplumsal sendromun nedenlerini gündeme alır, sonra ikinci sınıf bohem oluruz.

KADİR KAPLAN

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir