Hayatı Seç

“Hayatı seç, Anka!”

/Düşün ve düşle. Toplumun senden istediği çok fazla bir şey yok. Tüket ve tüken. Kendini binalara hapset, kurulu eğitim düzenine kendini entegre et ve idealist bir yükseliş sergile. Okuman ve eğitim görmen lazım. Eğitim? Öğretim? Kurulu düzende her coğrafyanın kendine özgü normları vardır. Tarih serüvenleri misal. Bunları benimsemen lazım. Kurulu düzende sana dayattıkları ve objektif açıdan bakıldığında bir parça çöpten hiç bir farkı olmayan bu normları, bu paçavraları iyice öğrenmen lazım. Bunlar üzerine onlarca, yüzlerce sınavdan geçmen ve göt yalaman lazım. Lazım ki kendine bir gelecek, bir iş, bir maaş ve bir toplumsal statü kazanabilesin. Binaları terk etme sakın. Her gün sabah saatlerinde o binadan ayrıl ve başka bir binaya git. Her gün akşam saatlerinde o binadan ayrıl ve ilk terk ettiğin o binaya geri dön. Binanın içinde yapacakların kısıtlı. Kurulu düzenin sana sunduğu; çağımızın en büyük silahı. Televizyon. İzle. Eğlen. Gül. Üzül. Ağla. Yeri geldiğinde sinirlen. Sistemin uşaklığını yapan bu maşaların her dediğine inan ve dünya görüşünü ona göre şekillendir. Beyninin yıkanması lazım. Reklamları atlama sakın. Tüketmen lazım. Kurulu düzende iyi bir birey olmak istiyorsan tüketmen lazım. Mesela bir araba reklamı gör orda. Araba. Güzel bir araba. Her eve lazım. Kredi kartına 48 aya varan indirimli taksitleri var. Toplumda saygı görmen ve egonu tatmin etmen için o arabaya ihtiyacın var. Arabayı almak için kredi kartına ihtiyacın var. Neyse ki şanslısın. Kurulu düzen sana o kredi kartını 15 dakika içinde sağlayabilir. Para harcaman, tüketmen, tüketici olman, tükenmen lazım. Ama fiziksel olarak değil. Kurulu düzende kendine yer et. Normları sakın atlama. İyi bir eş bul kendine. Kurulu düzende yer etmiş, sosyal statüsü yüksek. Toplumsal normlar tarafından belirlenmiş güzellikte ve ideal vücut ölçülerine uygun. Evlenmen lazım. Çocuk yapman lazım. Üremen ve modern insan soyunu devam ettirmen lazım. O bağımlıların dediği gibi “hayatı seçmen” lazım. Eğitim gör, iş bul, aile hayatına karış ve en önemlisi bunları yaparken sakın toplumsal normların dışına adım atma. Para kazan ve para harca. Çok para harca. Çok harcama yap. Çok kredi kartı al ve daha çok para harca. Daha çok daha fazla borçlan. Dibine kadar boka batmış bir distopya. İnanın şu kelimeleri cümle haline getirirken bile midem bulandı. Kusmak istiyorum. O bağımlıların dediği gibi;

“Ben hayatı seçmemeyi seçiyorum”

/Eğitim görmek istemiyorum. Burada bahsettiğim kendini geliştirmemek, okumamak değil, Kurulu düzenin bana dikta ettiği, kendi doğrularını öğrettiği bana parayla sattığı o boktan bina yığınları. Bir aile hayatı istemiyorum. Lanet kredi kartlarınızı ve tuvalet kağıdından farksız paralarınızı istemiyorum. Sadece kendimi bulmak, kim olduğumu öğrenmek istiyorum. Acıyla, alkolle ve uyuşturucuyla başımı yastığa koyduğum bir gecenin sabahında başımı yastıktan kaldırdığım anda artık hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını fark etmiştim bir gün. İçimde toparlayamayacağım ve artık asla eskisi gibi olmayacak bir şey vardı. Bir ölüm gibi ve bir yaşam gibi bir şey. Arasındaki ipince bir çizgi gibi bir şey. Sadece bir şey. Kelimelere dökülemeyecek. Anlatılamayacak bir şey. Aforizmayım bu topluma, bu insanlara, bu bina yığınına dönmüş şehirlere ve bu gezegene. O bağımlıların dediği gibi;

“C vitamini yasa dışı olsaydı onu da kendimize enjekte ederdik.”

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir