Orion UFO ve Dünya Dışı Varlıkları Araştırma Merkezi Kurucusu ve Başkanı Kuzey Atacan Özel Röportajı / 2. Bölüm

Kuzey Atacan
Kuzey Atacan

Orion UFO ve Dünya Dışı Varlıkları Araştırma Merkezi Kurucusu ve Başkanı Kuzey Atacan ile yaptığımız özel röportajın 2. bölümü sizlerle… 

İlk çağlardan itibaren uzaylılar ve UFOlar ya resmediliyorlar ya da fotoğrafları ve videoları çekiliyor. Bunlar çoğu zaman varlıklarına kanıt olarak sunuluyor. Peki bu çizimler, fotoğraflar ve videolar gerçek mi?

Bizler Orion UFO Araştırma Merkezi olarak başta ben ve 2. başkanımız Cem Çorapçı olarak öncelikle tarihsel belgeleri (Mağara çizimlerini ve arkeolojik buluntuları) kendimize esas alıyoruz. Daha sonra günümüze doğru geldiğimizde amatör kamera çekimlerine daha çok ağırlık veriyoruz. Çünkü teknolojinin ilerlemesi ile görsel sanatlarda da çok fazla manipülasyonlar yapılıyor. Bir çok görsel sanatlar uzmanını bile yanıltacak derecede sahte ve montaj görseller hazırlanıp medyaya sunuluyor. Bunları ayıklaması güç olduğu kadar kullanılan tekniğe göre montaj mı, üzerinde oynama var mı bunu da rahatlıkla anlayabiliyoruz. Günümüz medyasında yer alan 100 görselden 20’si gerçek çıkıp onaylanırken maalesef büyük bir çoğunluğu tamamen düzmece görseller ya da yanılsamalar olarak karşımıza çıkıyor.

Uzaylı varlıklarla bilinen ilk temas ne zaman gerçekleşti?

İlk temaslar insanoğlunun yerküremiz üzerinde çoğalmaya başladığı dönemlerde yaşandı. Avcı toplayıcı dönem insanlarının mağara duvarlarına taşlara yaptığı çizimler, ele geçen fosilleşmiş dünyadışı varlık bedenleri ve ele geçen UFO enkazları bunlara en güzel örneklerdir. Zaten daha sonraki yazılı metinlerde de “Gökten gelen varlıkların dünyalı erkek ve kızları kendilerine eş edinerek ve onları hamile bırakarak yada onlardan hamile kalarak melez ırklar, yarı tanrılar ortaya çıkardıkları” anlatılmaktadır. Ama ilk kayıtlara geçen resmi gözlem Kenneth Arnold’un uçağı ile Cascade dağları üzerinde uçarken hemen önünde seyir eden 9 adet uçan fincan tabağı şeklinde nesneyi gözlemlemesi ve rapor etmesi ile ortaya çıkmıştır. Daha öncesinde de tarihi şahsiyetler ve kişiler gözlemler ve temaslar yaşadılarsa da bunlar dünyadışı zeki varlıkların o sıralar tam olarak bilinmemesi üzerine resmi kaynaklara rapor edilip kayıt edilmemişlerdir.

Kuzey Atacan
Kaçırılma olaylarından en bilineni Fire In The Sky adlı film ile beyaz perdeye de yansıyan Travis Walton olayı oldu. Travis Walton’un kaçırılma olayı neden bu kadar ses getirdi?

Aslında sayısız kaçırılma vakası var kayıtlara geçmiş ve bunların bir çoğu olağanüstü derece de değişik veriler ve bilgiler içermekte. Ve bir çoğunda yaşadıkları olayı kanıtlayan çokça kanıtlarda mevcut. Travis Walton vakası 1947 yılında yaşanan Roswell olayı sonrası kayıtlara geçen en ilginç olaylardan bir tanesi. Çünkü olay çoklu tanıklığa ve resmi bir takım analiz ve testlerin sonunda kabul edilip ispatlanmış bir vaka. (Yalan makinesi, Hipnoz Seansları) Vücudunda bulunan mikroçip ve izlerde bu olayın doğruluğunu kanıtlamakta.

Kuzey Atacan


Kaçırılma olayları genelde Gri’ler tarafından yapılmakta diye biliniyor. Kaçırılanlara ne yapılıyor ve neden kaçırılıyorlar? Kaçırılanların söylediklerine göre tıbbi muayene ön plana çıkıyor, bazı acı veren testlerin yapıldığı, çiplerin takıldığı ve bazı kaçırılanlarla cinsel temasa girildiği söylenmekte. Uzaylılar ve kaçırılanlar nasıl iletişim kuruyorlar?

Kaçırılmalar çok farklı amaçlar için yapılıyorlar. Bazı kaçırılma vakalarında kişiler bir takım acı veren testlere tabi tutulurken, bazılarında üreme ve melezleme ile ilgili bir takım çalışmalar yürütülüyor. Bazı vakalarda da organları alınan ve öldürülen insanlarda söz konusu. Bu durum çok fazla açıklanmasa da kaçırılmaların bir kısmı ölümle sonuçlanıyor. Ve gizli birimlerin bir kısmı bu duruma çıkarları gereği göz yumarak ölüm vakalarını gizliyorlar. Temas vakaları ile kaçırılma vakaları birbirinden çok farklı durumlar. Birinde sizin iradeniz dışında yapılan bir karşılıklı temas söz konusu iken diğerinde kişileri zaman içerisinde hazırlayarak bilgilendirme ve uyarma, ya da aydınlatma tarzında bir tür bilgi aktarımı söz konusu oluyor ve temas kurulan kişi hiçbir zarar görmeden alındığı yere geri bırakılıyorlar. Bazen bu temaslar telepatik olarak da sağlanıyor.

1947 yılında Roswell kazası yaşandı. Kazanın ardından bir uzaylının otopsi videosu yayınlandı. Yıllar sonra ise yapımcı Ray Santilli bu videonun düzmece olduğunu itiraf etti. Yaşanan bu Roswell olayı ve otopsi söylendiği gibi düzmece mi yoksa gerçek bir olay mı?

1947 yılında New Mexico’da yaşanan Roswell olayı tamamen gerçek lakin sizin de dediğiniz gibi o gün ve sonrasında yaşanan sözde bir dünyadışı varlığın bedenine yapıldığı iddia edilen ve tüm dünyaya gerçek gibi sunulan otopsi videosu tamamen sahte. Lateks’den yapılma bir manken üzerine et dokusu eklenerek hazırlanmış bir model masada yatan sözde varlık. Zaten sözde otopsisi yapılan varlığın fiziksel özellikleri hiçbir şekilde ordu kayıtlarında yer alan dünyadışı varlıkların biyolojik ve fiziksel hiçbir özelliği ile uyuşmuyor. Roswell’de ele geçen varlıklar daha ufak cılız varlıklar boyları 1.20 cm – 1.50 cm aralığındalar. Bu otopsideki varlık ise oldukça iri kaslı ve yaklaşık 1.80 civarı bir bedene sahip. Ellerindeki parmak sayısı, göz yapıları bile hiçbir şekilde ne grilerle nede başka varlık türleri ile uyuşmuyor. Bu videonun sahteliğine dair sayısız kanıt bulunuyor fakat bunları tek tek burada saymak çok uzun yer alacağından bu kadarcık bahsetmek bile yeterli bence.

Kuzey Atacan
51. Bölge gerçekten var mı?

51. Bölge var. Ve bu bölgenin içeriğine dairde çok ciddi kanıtlar mevcut elimizde. Dünyadışı varlıkların burada bulunduğu karşılıklı bir takım bilgi ve teknoliji alışverişlerinin yaşandığı, insan aklının almayacağı bir takım metafizik çalışmalarında yürütüldüğü biliniyor. Ayrıca 51. Bölge sadece bu üslerden bir tanesi. Daha henüz yeni yeni deşifre olan ve içerisinde 51. bölgeden çok daha gizli ve korkunç projelerin yürütüldüğü en az 22 üs daha mevcut. Dulce üssü bunlardan bir tanesi.

51. Bölge’nin içerisinde UFO’lar, uzaylı cesetleri ve uzaylıların olduğu doğru mu? Kazalarda bulunan cesetlere ne tür bir işlem uygulanıyor?

51. Bölgede zaten çokça dünyadışı varlık türü mevcut. Bu gizli üs’de ordu mensupları ve bilim adamları ile aynı ortamlarda yaşıyorlar. Tıpkı bir bilim kurgu filmini andıran bir yapıya sahip bu yer altı üssü. Teknoloji alışverişinden tutunda biyolojik ve genetik çalışmalara, başka gezegenlere seyahatten tutunda gizli silah teknolojilerine ve zamanda yolculuğa kadar sayısız çok gizli çalışmalar yürütülüyor bu varlıklarla.

Kuzey Atacan


51. Bölge gibi dünya üzerinde başka merkezler de var mı?

Abd başta olmak üzere dünyanın bir çok noktasında 51. Bölge adı verilen üs gibi sayısı henüz net olarak bilinmeyen bir çok üs mevcut. Kimisi birer askeri tesis ya da araştırma merkezi gibi gösterilirken resmi kayıtlardan kimileri ise akla hayale gelmeyecek yerlerde dağ ve mağara sistemlerinde yer altına inen teknoloji harikası merkezlerde kurulmuş halde faaliyetlerini sürdürüyorlar. Sizlere bu çok gizli üslerden isimleri henüz duyulmamış olanlardan bazılarını Orion UFO olarak ilk kez açıklayayım. ABD hükümetine ait yeraltında birçok tünel ve yer altı tesisleri bulunmaktadır. Bunlar arasında en önemlileri; New Mexico’daki Dulce, Sunspot, Datil, Corona, Taos Pueblo, Albuquerque, Arizona’da Santa Catalin dağlarında, Colarado’da Delta, Grand Mesa ve Colarado Springs’de, Kaliforniya’da Needles, Edwards AFB, Tehachapi Dağları, Ft. Irwin, Norton AFB ve Morongo Vadisi, Nevada’da Blue Diamond, Kellis AFB, Groom Lake ve Papoose Lake bölgeleri, Quartzite Dağı ve Tonopah’dır. Hatta edindiğimiz bilgilere göre Abd’deki bazı alanların insan nüfusundan arındırılarak burada dünyadışı bazı varlıklar için koloniler kurulduğunu da biliyoruz. Bunların bilgileri bizlere sürekli gelmekte.

Siyah Giyen Adamlar insan mı, uzaylılar mı ve görevleri nelerdir? Men In Black film serilerinde gösterildiği üzere uzaylı türlerinin ve Siyah Giyen Adamların bulunduğu yer 51. Bölge gibi bir yer mi?

Siyah giyen adamlar olarak adlandırılan MIB’ler melez ırklardan oluşan susturucu bir birimdir. UFO gören tanıkları susturan belge ve bilgileri gizleyen bu grup gizli servislerle birlikte koordineli olarak çalışmaktadırlar. Hiçbir yerde doğum kayıtları olmayan, doğuma dair göbek bağları bulunmayan, kullandıkları araçların plakaları bile kayıtlı olmayan özel bir birim. Bir kısmının 51. Bölgeden ya da benzeri askeri ve extra korunaklı yerlerden geldikleri biliniyor. Eskiden UFO tanıklarını susturan bu birim şu sıralar pek aktif gözükmüyorlar nedeni ise medyanın ve interaktif ortamların bilgi paylaşımında engellenemez olması ve bilgilerin kısa sürede her yerde paylaşılabiliyor olması.

Kuzey Atacan

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir