Etiket: ufo

  • KÜRE BİÇİMLİ UFO KADIKÖY SEMALARINDA

    KÜRE BİÇİMLİ UFO KADIKÖY SEMALARINDA

    Kadıköy Semalarında UFO

    Orion UFO Araştırma Merkezi Başkanı Kuzey Atacan yine önemli bir göksel olayı belgelemeyi başardı. Saat 21:00 sularında demateryalize halde Kadıköy semalarında duran küre biçimli oldukça büyük bir cismi cep telefonu kamerası ile görüntüledi. Görenleri heyecanlandıran ve şaşkına çeviren bu olay yaklaşık 2 saat kadar sürdü. Ve her anı Orion UFO Araştırma Merkezi Başkanı Kuzey Atacan tarafından kayıt altına alındı. Bu görüntüler sayesinde bizler neden UFO görmüyoruz diyenler için güzel bir kanıt elde edilmiş oldu.

    Yer : Haydarpaşa semaları / Kadıköy / İstanbul
    Tanıklar : Kuzey Atacan, Halit Güler
    Tarih : 4.11.2020
    Saat : 21:21 – 23:00 arası

    Kuzey Atacan o geceki olayı şöyle aktarıyor: Akşam mesaisi için iş yerimizdeydik. Ben saat 21:18 civarı bulunduğum binanın terasına çıktım. Amacım hem gökyüzünü ve yağmurun yağışını izlemekti. O sırada hava oldukça bulutlu ve kapalıydı. Görüş açısı pek yoktu. Birden gözlerim sebepsiz bir noktaya kilitlendi. Sanki o noktada bir şey varmışcasına 2 dakika kadar oraya baktım. O anda bulutların arasında gölgemsi bir şeyin hareket ettiğini fark ettim. Çok net değildi ama silueti belliydi. Küreye benzeyen bir form karşımda kendi etrafında takla atar gibi çeşitli hareketler yapıyordu.

    Hemen arkadaşımı aradım ve yanıma çağırdım. Oda benimle beraber aynı noktaya odaklandı ve cismi fark etti. İşte olduğumuz için yanımızda iyi bir el kamerası yoktu. Bizde o an elimizde bulunan imkanlar dahilinde cep telefonum ile çekim yapmaya başladık. Mesafenin uzaklığı hava şartları cismi çok net görmemize engel olsa da mümkün olduğunca ana hatlarını tanımlayacak kadar görüntü alabildik.

    Cisim siyah gölgemsi formunu değiştirip yerini daha net bir küreye bıraktı. Havada asılı duran bir kalkan misali gözüküyordu. Bir süre görüntüyü kaydettikten sonra cisim 3. bir hal alarak ışıklı forma geçiş yaptı. Oldukça parlak ve bulunduğu noktadaki şehir ışıklarına oranla büyük bir cisimdi.

    Çekim yapmaya devam etim. Detay vermek ve referans noktası alabilmek adına çevreyi de kayıta aldım. Arada uzaklaştırıp zoom yaparak nesnenin boyutunu ve hareketliliğini tespit ettim.

    Kuzey Atacan

    İşin asıl ilginç yanı ise bundan sonra başladı. Saatler 22:00 civarını gösteriyordu. Görüntüyü hemen dostlarımla yakınlarımla paylaşmak istedim. Terastan indiğimizde telefonuma adeta birileri tarafından engellenmeye kontrol edilmeye başlandı. Telefonum yeni ve oldukça üst bir model olmasına rağmen olmadık yere kendi kendine açılıp kapanmaya, kendi kendine tuşlara basmaya başladı. 10'a yakın reset atmama rağmen tam düzeldi derken kilitlenmeye başladı. Biraz düzelir gibi olduğunda görüntüyü sosyal medya ile paylaşmaya çalıştım bu kez de sosyal medyaya bırakın girmeyi verileriniz kilitlenmiştir ibarelerini almaya başladım.

    Arkadaşım en yakın canlı şahidimdir. O arada 20'ye yakın görsel aktarımı denemesi yaptım ama hiçbirinden sonuç alamadım. Ayrıca renkli olan görüntü kaydının da renginin siyah beyazımsı bir moda geçtiğini fark ettik. Bunca şey tesadüf olamazdı. Birileri ya da bir şey adeta görselleri paylaşmamızı istemiyorcasına cihazıma müdahale ediyordu. Onca yol denememe rağmen sonuç alamayınca bir başka telefondan ekran görüntüsü alarak görseli paylaşmaya çalıştım. Saat 23:00'ü gösterdiğinde ise telefonum aniden normale dönmüştü hiçbir sorun vermiyordu.

    Bende elde ettiğim bu görselleri kısa kısa sizlerle olabildiğince net biçimde paylaşmaya çalıştım.

    Bilindiği üzere UFO'ların manyetik alanlarından dolayı o bölgede bulunan cisimler etkilenmekte, arıza yapmakta ve kontrollerini yitirmektedirler. Bunun dünyada sayısız örneği mevcut. Bu literatüre girmiş tipik bir UFO gözlemi sonucudur.

    Bunun dışında cismin kaybolması ile telefonumun yeniden normale dönmesi bunun açık bir işaretidir.

    Ayrıca bu son birkaç gün içerisinde ben ve ekip arkadaşlarım sayısız UFO gözlemi ve görseli almaktayız. Sadece dün geceye ait birbirinden farklı noktalardan birçok ihbar ve UFO videosu geldi. Yakın zamanda yaşanan savaş durumları, ülkeleri etkileyen seçimler ve iktidar mücadeleleri, covid 19 salgını, peş peşe gelen felaketler kaldı ki bundan 2 gün önce İstanbul ve Marmara civarında yaşanan ufak çaplı tektonik hareketlilik bu varlıkların ya da cisimlerin bu bölgeye odaklanmasını sağlamış olabilir.

  • Orion UFO ve Dünya Dışı Varlıkları Araştırma Merkezi Kurucusu ve Başkanı Kuzey Atacan Özel Röportajı / 2. Bölüm

    Orion UFO ve Dünya Dışı Varlıkları Araştırma Merkezi Kurucusu ve Başkanı Kuzey Atacan Özel Röportajı / 2. Bölüm

    Kuzey Atacan

    Orion UFO ve Dünya Dışı Varlıkları Araştırma Merkezi Kurucusu ve Başkanı Kuzey Atacan ile yaptığımız özel röportajın 2. bölümü sizlerle… 

    İlk çağlardan itibaren uzaylılar ve UFOlar ya resmediliyorlar ya da fotoğrafları ve videoları çekiliyor. Bunlar çoğu zaman varlıklarına kanıt olarak sunuluyor. Peki bu çizimler, fotoğraflar ve videolar gerçek mi?

    Bizler Orion UFO Araştırma Merkezi olarak başta ben ve 2. başkanımız Cem Çorapçı olarak öncelikle tarihsel belgeleri (Mağara çizimlerini ve arkeolojik buluntuları) kendimize esas alıyoruz. Daha sonra günümüze doğru geldiğimizde amatör kamera çekimlerine daha çok ağırlık veriyoruz. Çünkü teknolojinin ilerlemesi ile görsel sanatlarda da çok fazla manipülasyonlar yapılıyor. Bir çok görsel sanatlar uzmanını bile yanıltacak derecede sahte ve montaj görseller hazırlanıp medyaya sunuluyor. Bunları ayıklaması güç olduğu kadar kullanılan tekniğe göre montaj mı, üzerinde oynama var mı bunu da rahatlıkla anlayabiliyoruz. Günümüz medyasında yer alan 100 görselden 20’si gerçek çıkıp onaylanırken maalesef büyük bir çoğunluğu tamamen düzmece görseller ya da yanılsamalar olarak karşımıza çıkıyor.

    Uzaylı varlıklarla bilinen ilk temas ne zaman gerçekleşti?

    İlk temaslar insanoğlunun yerküremiz üzerinde çoğalmaya başladığı dönemlerde yaşandı. Avcı toplayıcı dönem insanlarının mağara duvarlarına taşlara yaptığı çizimler, ele geçen fosilleşmiş dünyadışı varlık bedenleri ve ele geçen UFO enkazları bunlara en güzel örneklerdir. Zaten daha sonraki yazılı metinlerde de “Gökten gelen varlıkların dünyalı erkek ve kızları kendilerine eş edinerek ve onları hamile bırakarak yada onlardan hamile kalarak melez ırklar, yarı tanrılar ortaya çıkardıkları” anlatılmaktadır. Ama ilk kayıtlara geçen resmi gözlem Kenneth Arnold’un uçağı ile Cascade dağları üzerinde uçarken hemen önünde seyir eden 9 adet uçan fincan tabağı şeklinde nesneyi gözlemlemesi ve rapor etmesi ile ortaya çıkmıştır. Daha öncesinde de tarihi şahsiyetler ve kişiler gözlemler ve temaslar yaşadılarsa da bunlar dünyadışı zeki varlıkların o sıralar tam olarak bilinmemesi üzerine resmi kaynaklara rapor edilip kayıt edilmemişlerdir.

    Kuzey Atacan
    Kaçırılma olaylarından en bilineni Fire In The Sky adlı film ile beyaz perdeye de yansıyan Travis Walton olayı oldu. Travis Walton’un kaçırılma olayı neden bu kadar ses getirdi?

    Aslında sayısız kaçırılma vakası var kayıtlara geçmiş ve bunların bir çoğu olağanüstü derece de değişik veriler ve bilgiler içermekte. Ve bir çoğunda yaşadıkları olayı kanıtlayan çokça kanıtlarda mevcut. Travis Walton vakası 1947 yılında yaşanan Roswell olayı sonrası kayıtlara geçen en ilginç olaylardan bir tanesi. Çünkü olay çoklu tanıklığa ve resmi bir takım analiz ve testlerin sonunda kabul edilip ispatlanmış bir vaka. (Yalan makinesi, Hipnoz Seansları) Vücudunda bulunan mikroçip ve izlerde bu olayın doğruluğunu kanıtlamakta.

    Kuzey Atacan


    Kaçırılma olayları genelde Gri’ler tarafından yapılmakta diye biliniyor. Kaçırılanlara ne yapılıyor ve neden kaçırılıyorlar? Kaçırılanların söylediklerine göre tıbbi muayene ön plana çıkıyor, bazı acı veren testlerin yapıldığı, çiplerin takıldığı ve bazı kaçırılanlarla cinsel temasa girildiği söylenmekte. Uzaylılar ve kaçırılanlar nasıl iletişim kuruyorlar?

    Kaçırılmalar çok farklı amaçlar için yapılıyorlar. Bazı kaçırılma vakalarında kişiler bir takım acı veren testlere tabi tutulurken, bazılarında üreme ve melezleme ile ilgili bir takım çalışmalar yürütülüyor. Bazı vakalarda da organları alınan ve öldürülen insanlarda söz konusu. Bu durum çok fazla açıklanmasa da kaçırılmaların bir kısmı ölümle sonuçlanıyor. Ve gizli birimlerin bir kısmı bu duruma çıkarları gereği göz yumarak ölüm vakalarını gizliyorlar. Temas vakaları ile kaçırılma vakaları birbirinden çok farklı durumlar. Birinde sizin iradeniz dışında yapılan bir karşılıklı temas söz konusu iken diğerinde kişileri zaman içerisinde hazırlayarak bilgilendirme ve uyarma, ya da aydınlatma tarzında bir tür bilgi aktarımı söz konusu oluyor ve temas kurulan kişi hiçbir zarar görmeden alındığı yere geri bırakılıyorlar. Bazen bu temaslar telepatik olarak da sağlanıyor.

    1947 yılında Roswell kazası yaşandı. Kazanın ardından bir uzaylının otopsi videosu yayınlandı. Yıllar sonra ise yapımcı Ray Santilli bu videonun düzmece olduğunu itiraf etti. Yaşanan bu Roswell olayı ve otopsi söylendiği gibi düzmece mi yoksa gerçek bir olay mı?

    1947 yılında New Mexico’da yaşanan Roswell olayı tamamen gerçek lakin sizin de dediğiniz gibi o gün ve sonrasında yaşanan sözde bir dünyadışı varlığın bedenine yapıldığı iddia edilen ve tüm dünyaya gerçek gibi sunulan otopsi videosu tamamen sahte. Lateks’den yapılma bir manken üzerine et dokusu eklenerek hazırlanmış bir model masada yatan sözde varlık. Zaten sözde otopsisi yapılan varlığın fiziksel özellikleri hiçbir şekilde ordu kayıtlarında yer alan dünyadışı varlıkların biyolojik ve fiziksel hiçbir özelliği ile uyuşmuyor. Roswell’de ele geçen varlıklar daha ufak cılız varlıklar boyları 1.20 cm – 1.50 cm aralığındalar. Bu otopsideki varlık ise oldukça iri kaslı ve yaklaşık 1.80 civarı bir bedene sahip. Ellerindeki parmak sayısı, göz yapıları bile hiçbir şekilde ne grilerle nede başka varlık türleri ile uyuşmuyor. Bu videonun sahteliğine dair sayısız kanıt bulunuyor fakat bunları tek tek burada saymak çok uzun yer alacağından bu kadarcık bahsetmek bile yeterli bence.

    Kuzey Atacan
    51. Bölge gerçekten var mı?

    51. Bölge var. Ve bu bölgenin içeriğine dairde çok ciddi kanıtlar mevcut elimizde. Dünyadışı varlıkların burada bulunduğu karşılıklı bir takım bilgi ve teknoliji alışverişlerinin yaşandığı, insan aklının almayacağı bir takım metafizik çalışmalarında yürütüldüğü biliniyor. Ayrıca 51. Bölge sadece bu üslerden bir tanesi. Daha henüz yeni yeni deşifre olan ve içerisinde 51. bölgeden çok daha gizli ve korkunç projelerin yürütüldüğü en az 22 üs daha mevcut. Dulce üssü bunlardan bir tanesi.

    51. Bölge’nin içerisinde UFO’lar, uzaylı cesetleri ve uzaylıların olduğu doğru mu? Kazalarda bulunan cesetlere ne tür bir işlem uygulanıyor?

    51. Bölgede zaten çokça dünyadışı varlık türü mevcut. Bu gizli üs’de ordu mensupları ve bilim adamları ile aynı ortamlarda yaşıyorlar. Tıpkı bir bilim kurgu filmini andıran bir yapıya sahip bu yer altı üssü. Teknoloji alışverişinden tutunda biyolojik ve genetik çalışmalara, başka gezegenlere seyahatten tutunda gizli silah teknolojilerine ve zamanda yolculuğa kadar sayısız çok gizli çalışmalar yürütülüyor bu varlıklarla.

    Kuzey Atacan


    51. Bölge gibi dünya üzerinde başka merkezler de var mı?

    Abd başta olmak üzere dünyanın bir çok noktasında 51. Bölge adı verilen üs gibi sayısı henüz net olarak bilinmeyen bir çok üs mevcut. Kimisi birer askeri tesis ya da araştırma merkezi gibi gösterilirken resmi kayıtlardan kimileri ise akla hayale gelmeyecek yerlerde dağ ve mağara sistemlerinde yer altına inen teknoloji harikası merkezlerde kurulmuş halde faaliyetlerini sürdürüyorlar. Sizlere bu çok gizli üslerden isimleri henüz duyulmamış olanlardan bazılarını Orion UFO olarak ilk kez açıklayayım. ABD hükümetine ait yeraltında birçok tünel ve yer altı tesisleri bulunmaktadır. Bunlar arasında en önemlileri; New Mexico’daki Dulce, Sunspot, Datil, Corona, Taos Pueblo, Albuquerque, Arizona’da Santa Catalin dağlarında, Colarado’da Delta, Grand Mesa ve Colarado Springs’de, Kaliforniya’da Needles, Edwards AFB, Tehachapi Dağları, Ft. Irwin, Norton AFB ve Morongo Vadisi, Nevada’da Blue Diamond, Kellis AFB, Groom Lake ve Papoose Lake bölgeleri, Quartzite Dağı ve Tonopah’dır. Hatta edindiğimiz bilgilere göre Abd’deki bazı alanların insan nüfusundan arındırılarak burada dünyadışı bazı varlıklar için koloniler kurulduğunu da biliyoruz. Bunların bilgileri bizlere sürekli gelmekte.

    Siyah Giyen Adamlar insan mı, uzaylılar mı ve görevleri nelerdir? Men In Black film serilerinde gösterildiği üzere uzaylı türlerinin ve Siyah Giyen Adamların bulunduğu yer 51. Bölge gibi bir yer mi?

    Siyah giyen adamlar olarak adlandırılan MIB’ler melez ırklardan oluşan susturucu bir birimdir. UFO gören tanıkları susturan belge ve bilgileri gizleyen bu grup gizli servislerle birlikte koordineli olarak çalışmaktadırlar. Hiçbir yerde doğum kayıtları olmayan, doğuma dair göbek bağları bulunmayan, kullandıkları araçların plakaları bile kayıtlı olmayan özel bir birim. Bir kısmının 51. Bölgeden ya da benzeri askeri ve extra korunaklı yerlerden geldikleri biliniyor. Eskiden UFO tanıklarını susturan bu birim şu sıralar pek aktif gözükmüyorlar nedeni ise medyanın ve interaktif ortamların bilgi paylaşımında engellenemez olması ve bilgilerin kısa sürede her yerde paylaşılabiliyor olması.

    Kuzey Atacan
  • Orion UFO ve Dünya Dışı Varlıkları Araştırma Merkezi Kurucusu ve Başkanı Kuzey Atacan Özel Röportajı / 1. Bölüm

    Orion UFO ve Dünya Dışı Varlıkları Araştırma Merkezi Kurucusu ve Başkanı Kuzey Atacan Özel Röportajı / 1. Bölüm

    Kuzey Atacan

    Öncellik röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sizi tanımayan ve ilk defa tanıyacaklar için Kuzey Atacan kimdir?

    Asıl ben sizlere teşekkür ederim Sertan bey, bana sayfanızda yer verdiğiniz ve kendimi tanıtma imkanı sağladığınızdan için. Kısaca sizlere kendimden yani Kuzey Atacan’ dan çok kısaca bahsedeyim. Almanya – Hannover doğumluyum. Uzun sürelerdir İstanbul’da yaşamaktayım. Marmara Güzel Sanatlar Akademisi (Grafik Tasarım Bölümünü) mevzunuyum. Askerliğimi NATO bünyesinde Afganistan’da barış gücü olarak yaptım. Askerlik öncesinde ve sonrasında çocukluğundan beri yaşadığım sayısız dünya dışı uzay aracı (UFO) gözlemlerim ve yakın deneyimlerim oldu. Sonra Haktan Akdoğanla tanıştım. Ve Sirius UFO ve Uzay Bilimleri Araştırma Merkezinin kurucu üyelerinden birisi oldum. Birçok Dünya çapındaki organizasyonda görevler aldım ve sağlam bağlantılar kurdum. Daha sonrasında Sirius UFO’dan ayrılarak bağımsız olarak ORİON UFO VE DÜNYADIŞI VARLIKLARI ARAŞTIRMA GRUBU’nu kurdum. Orion UFO Araştırma Grubu ile ülkemiz genelinde çok geniş bir takipçi kitlesine sahip olduk ve dünya dışı zekanın anlaşılması adına yurt genelinde birçok organizasyona ve toplantılara imza attık. Sonrasında sayısını bile unuttuğum birçok yerel Tv kanalında, interaktif ortamda yer aldım uzman araştırmacı olarak. Yazılı ve görsel basında birçok araştırmam ve makalem paylaşıldı. Çekmiş olduğum görüntüler incelenmiş ve onaylanmış olarak yurt içi ve yurt dışı basınında yer aldılar. Başta ben olmak üzere eş başkanımız Cem Çorapçı ve ekibimizle de şu an aktif olarak çalışma ve araştırmalarımıza halen devam etmekteyiz. Ayrıca uzun süren araştırmaları ve gösterdiğimiz çabalar ve başarılarımız sayesinde dünyanın en büyük UFO araştırma merkezi olan MUFON (Mutual UFO Network)’un Türkiye bağlantılarından birini oluşturmaktayız. Yakın zamanda da Latin Amerika ülkelerini kapsayan bir UFO Araştırma oluşumuna dahil olduk. “UNO UFO WORLD ORGANİZATİON” …

    Orion UFO ve Dünya Dışı Varlıkları Araştırma Merkezi ne zaman faaliyete geçti, bize biraz bu oluşumu anlatır mısınız?

    Orion UFO Araştırma Grubu diğer birçok gruba göre kendini dünya dışı yaşamın ispatına adamış alanında söz sahibi kültürlü kişilerden oluşan bir oluşum. 2000’li yıllarda başladığımız serüvenimize bugün yıl 2020 aynı hız ve şevkle devam etmekteyiz. Edindiğimiz bilgi, belge ve görselleri halkımızla ve dünya kamuoyu ile paylaşmaya “Evrende yalnız olmadığımız gerçeğini” ifşaya çalışıyoruz. Bunun için Organizasyonlar, TV programları, Kitap çalışması, Web ve interaktif ortamlarda haber paylaşımları hazırlıyoruz. İlerleyen zamanlar içerisinde bir Merkez ve Müze projemizde var. Şu an Kitap çalışmamıza ağırlık vermiş bulunmaktayız. Kısmetse 2021 Ocak ayı gibi kitabımız piyasalarda olacak. Buradan da bunun müjdesini sizin aracılığınız ile vermiş olalım değerli takipçilerimize.

    Orion UFO ve Dünya Dışı Varlıkları Araştırma Merkezi

    Dört büyük kitapta da dünya dışı varlıklardan bahsediliyor. Kitaplarda yazılanlardan yola çıkarak evrende yalnız mıyız sorusunun cevabını nasıl veririz ve bahsedilen dünya dışı varlıklar uzaylılar mı yoksa başka formdaki canlılardan da bahsediliyor mu?

    Evet gerek 3 büyük rahmani din, gerekse sonradan ortaya çıkan antik inançlarda hep dünya dışı varlıklardan ve Allah’ın gökyüzünde yaratmış oralara yaymış olduğu akıllı varlıklardan bahsedilmekte. Bazı ayetlerde ve anlatımlarda bunların bazı sebepler ya da vasıtalar ile bir yerden başka yerlere hareket ettikleri, yol aldıkları, uzun mesafeleri aştıkları hatta göğün bazı aşamalarını geçerek çok daha uzak alemlere yol aldıklarını görmekteyiz. Bunlarla ilgili sayısız ayet, hadis, yorum ve benzer antik metinler bulunmakta. Kutsal kitaplarda bahsi geçen Cinler ve Melekler gibi ruhani varlıklar ile dünya dışı zeki varlıklar tamamen farklı şeylerdir. Bunları zaten ayetlerde ayrılmış olarak sayılırken görmekteyiz.

    Örnek verecek olursak (Nahl, 16/49) : “ Göklerde ve yeryüzünde olan canlılar ve melekler, onlar hepsi de büyüklük göstermeden Allah’a secde ederler. ” Ayrıca bahsi geçen dünya dışı varlıklar 3. realiteye ait bedenli etten kemikten oluşan varlıklar. Bunların dün ve bugün mumyalarını, kazalar sonrası bulunan cesetlerini bulup inceleyebilmekteyiz. Kaldı ki ruhanilerin veya bedensiz varlıkların siz biz gibi materyal olarak araçlara zaten ihtiyacı olamaz. Ele geçen enkazlar bu varlıkların birtakım teknolojileri kullandıklarını ve bu şekilde hayatlarını idame ettirdiklerini göstermektedir.

    Kaç çeşit uzaylı formu var?

    Raporlara geçmiş yakın gözlem ve temaslardan ilham alınarak hazırlanan bilgilere göre 22 adet aktif dünya dışı varlık grubu bulunmakta. Bunlar resmi olarak kayıtlara geçmiş türler. Bunların dışında münferit birçok vaka var ve her vakada farklı farklı varlık tipleri hatta robotumsu, cyborg modeli yarı organizmadan oluşan varlıklardan da söz edilmekte. İkisi bizler gibi iki ayak üzerinde duran varlıklarken kimileri ise ışık bedene sahip enerjisel varlıklarda olabiliyor. Anlayacağınız, evrendeki büyüklük ve zenginlik gibi türler arasında da büyük bir çeşitlilik söz konusu.

    Uzaylıları iyi ya da kötü, yararlı ya da zararlı olarak ayıra bilir miyiz? Ayrıca uzaylıları hep zeki varlıklar olarak biliyoruz, tam aksi olanları da mevcut mu?

    Dünya dışı varlıkların hepsi iyidir diye bir şey söylemek sadece kendimizi kandırmak olur. Onlarında tıpkı bizler gibi aralarında kötüleri ve iyileri mevcut. Hatta çok ileri seviyede ırklar olduğu gibi bizlerden çok daha geri türleri de mevcut olabilir. Lakin bizleri yani Dünyamızı ziyarete gelenler ırklar, medeniyet ve tekâmül açısından bizlerden oldukça ileri ve zeki varlıklar bu kesin. Ama bunlar bizlere yardım için buradalar hepsi bizim gelişimimizi istiyor bizlere yeniden yüksek bilinçler kazandıracaklar gibisinden bir düşünce tamamen yanlış. Çünkü Dünyamızı ziyaret eden burada gizli faaliyetler yürüten insan ve hayvanları kaçırıp onları bir deney faresi gibi kullanan hatta öldürüp parçalanmış bedenlerini boş arazilere bırakan doğmamış çocukları ana rahminden alıp melezleştirme çalışmaları yapan birtakım varlıkların olduğu da kesin olarak bilinmekte. (Bunlara grileri ve reptilyan) adı verilen sürüngenimsi türleri örnek olarak verebiliriz.

    Dünyamızda en çok görülen ve gözlemlenen uzaylı türü Gri’ler. Gri’lerden biraz bahseder misiniz, neden en çok onlarla iletişime geçilip kendilerini gösteriyorlar?

    En aktif olanları evet Griler denen çoğunlukla gri tene sahip varlıklar. Kimdir bu griler derseniz. Zeta Reticuli : Ağcık takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 39 ışık yılı uzaklıkta yer alan ikili yıldız sistemidir. Buradan gelen varlıklara orijinal isimleri ile Zetalılar halk dili ile tenlerinin renginden dolayı Griler diyoruz.

    Uzun suratlı, Koca kafalı, büyük siyah gözlü, burunları küçük, insana az da olsa benzeyen, ses çıkarmayan, 1,5 metre (4 inch) uzunluğunda zayıf yapılı yaratıklardır. Bilimsel çalışmalarda rol almalarından dolayı işin tıbbi kısmında daha çok söz sahibidirler. Bu yüzden kaçırılma ve genetik testlerin yapılışında baş rolü oynarlar. Aslında bu varlıklar ne çok kötü nede çok iyi varlıklardır. Bazen başka varlıkların güdümünde kontrol edilip yönlendirilirken bazen de kendi iradeleri ile sevk ve idare edilmektedirler. Kimi zaman iyi işler yaparken çoğu zamanda can yakıcı oldukça korkutucu genetik operasyonların içerisinde kendilerini görebilmekteyiz.

    Uzaylı varlıkların dünyaya geliş nedenleri nedir ve sadece bizim dünyamıza mı geliyorlar?

    Dünyamıza geliş nedenleri bir çok sebebe bağlı. Farklı türlerden farklı maksatlarla her gün sayısız ziyaret yapılıyor. Kimisi bizleri torunları olarak görürken, kimileri bizleri kendi soylarının devamlılığını sağlayacak kobaylar olarak görmekteler. Kimileri evren için bizleri tehdit görürken kimisi de bizleri Galaktik bir federal oluşumda görmek için eğitmekteler. Bazı eski antik metinlerde de dünyanın kötülerin saldırılarına karşı uzak bir karakol görevi yapması için onlar tarafından dizayn edildiği yazmaktadır.

    Alien

    Dünya dışı varlıklar nerede yaşıyorlar, neredeler?

    Hayır, sadece bizim dünyamıza değil bizden başka birçok sisteme ziyaretler ve araştırma gezileri düzenliyorlar. Ama bizler için tabii ki en önemli olanı kendi içinde bulunduğumuz dünyamız. Buradaki çeşitlilik henüz hangi diğer gezegene sistemlerinde var bunu net olarak bilmiyoruz. Orion, Sirius, Pleiades, Zeta Reticuli, Bootes, Alfa Centaurie, Aldeberan, Alfa Draconis, Lyra bunlardan sadece ufak bir kısmı. Benzeri birçok sistemden dünyamıza ziyaretler yapılmakta.

    Dünya dışı varlıklar neden açıklanmıyorlar ve gizleniyorlar?

    Bir çok sebebi var. Ekonomik sebeplerden tutunda, gücü elinde bulunduran kartellerin, bazı inanç sistemlerinin ve onların dogmalarının yılmasından korktukları için, insanoğlunun en üstün benim egosunun yıkılacağından korktukları için, birleşik insanlık realitesinin doğmasından korktukları için, dünya dışı varlıkların bir kısmı ile temasta olan ve onlardan teknolojik birtakım yardımlar alan grupların gücü yalnız kendi ellerinde bulundurma arzularından dolayı dünya dışı zeki varlıklar ve UFO gerçeği sürekli örtbas ediliyor. Dünya dışı varlıkların bir kısmı da gizli kalıp kötücül faaliyetlerini bu çıkar grupları ile birlikte gerçekleştirdiklerinden dolayı kendilerinin deşifre edilmelerini istemiyorlar. O yüzden gizliden faaliyet göstermek onlarında işine geliyor.

    İlk insan ve insanlık tarihinden önce uzaylılar var mıydı? Kâinatın oluşumunda dünya dışı varlıkların bir etkisi oldu mu?

    Evrenin varoluşundan bir süre sonra bu varlıklarda farklı sistemlerde hayat buldular. Bu yüzden tekâmül ve yaratılış açısından bizlerden çok daha ilerideler birçoğu. Kâinatın değilse de bir çok medeniyetin oluşumunda bizzat müdahaleleri var. Çok derin bir konu olmakla birlikte bazı yapay gezegenlerin ve uyduların bu varlıklarca meydana getirildikleri ve özellikle bazı sistemlere yerleştirildikleri de ifade edilmekte.

    https://ikibinler.com/orion-ufo-ve-dunya-disi-varliklari-arastirma-merkezi-kurucusu-ve-baskani-kuzey-atacan-ozel-roportaji-2-bolum/

  • ORION UFO SYMPOSIUM 2020

    ORION UFO SYMPOSIUM 2020

    Ülkemizde ki Coronavirüs salgını nedeni ile Orion Ufo Symposium’u ileri bir tarihe ertelenmiştir.

    UFO Symposium 2020, UFO gerçeği ve “Evrende Yalnız Mıyız” sorusuna cevap veriyor.

    16 Mayıs Cumartesi günü gerçekteştirilecek olan sempozyum İstanbul – Ataşehir Belediyesi Kongre Salonunda gerçekleştirilecek.

    Sempozyuma katılacak konuşmacılar ise;

    Derrel W. Sims – UFO Araştırmacısı

    Kuzey Atacan – Orion Ufo Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı

    Farah Yurdözü – Araştırmacı Yazar

    Cem Corapçı – Orion Ufo Araşatırma Merkezi Kurucu 2.Başkanı

    Hakan Yedican – Araştımacı

    Sempozyum ile ilgili daha fazla bilgi için www.orionuforesearch.org adresini ziyaret edebilirsiniz.