Etiket: irfan alış

  • Sinağrit Baba’dan İrfan Alış Anısına Yeni Tekli “Kirpi”

    Sinağrit Baba’dan İrfan Alış Anısına Yeni Tekli “Kirpi”

    Sinağrit Baba - Kirpi

    Alternatif rock grubu Sinağrit Baba, uzun süredir üzerinde çalıştıkları “Onun Sabah Alarmı” ismindeki albümlerinden yaklaşık bir buçuk sene sonra “Yapma Berkay” isimli yeni bir tekli ile sahalara dönmüştü. Çalışmalarına hızla devam eden ekip, iki ay sonra yepyeni bir şarkıyla karşınızda: Kirpi.

    İrfan Alış

    Şarkı, kampüste karşılarına çıkan bir kirpi üzerinden halüsinatif ve karanlık bir evren kuruyor. Sinağrit Baba‘nın yolculuğundaki dönüşümü temsil eder nitelikte bir anlatı ortaya koyuyor. Şarkının kapağındaki tablo ise kıymetli ressam Ercan Ayçiçek’in imzasını taşıyor.

    Sinağrit Baba - Peyk

    Yayınladıkları çoğu şarkının ilerleme sürecine tanıklık etmiş, önerileriyle ve gösterdiği dayanışmayla ekibe her zaman destek olmuş, Olta Dayanışma’nın meydana geliş sürecinden itibaren Sinağrit Baba‘ya abilik etmiş olan İrfan Alış, grup için manevi anlamda çok özel bir yerde duruyor. Sinağrit Baba, bu şarkısını, ilk taslaklarını dinleyip, fikirlerini paylaşan abileri İrfan Alış‘a ve değerli hatırasına ithaf ediyor.

    Sinağrit Baba – Kirpi Dijital Medya Platformları
    Spotify

    Sinağrit Baba Sosyal Medya Hesapları
    Instagram

  • On Air’den “HODRİ MEYDAN” Şarkılar

    On Air’den “HODRİ MEYDAN” Şarkılar

    Hodri Meydan

    Compilation albüm olarak yayımlanan “Hodri Meydan”, On Air Music Co. markasını taşıyor.

    “Hodri Meydan” projesi, toplumun yaşadıklarının şarkılarda anlatıldığı bir albüm. Albüm; On Air Müzik prodüktörü Burak Demirsaran’ın albüm yayımlamaya başladığı 2000’li yılların başından günümüze kadar yapılmış şarkılardan seçki sunuyor. Sistem – yönetim eleştirisi, tren katliamı, pandemi, müzisyenlerin durumu, gar katliamı… gibi toplumsal konu ve olaylar bu albümde, müzisyenlerin anlatımlarıyla yaşananları kayıt altın alan bir “Meydan” okuma.

    Albümde yer alan değerli müzisyenler ve şarkıları:

    Barış Çapkın ft. İrfan Alış – Meydanlar (Ankara Gar Katliamı)
    Murder King – Demokrasi (Yönetim eleştirisi)
    Anıl Kaplanoğlu ft. Raven – Modern Hapis (Pandemi)
    Murat Özel ft. Varmeta – Aşı Kafası (Pandemi)
    Atari Kasedi – Nefes Almayan Hayatlar (Tren Katliamı)
    Katman – Çıplak Vatandaş (Yönetim Eleştirisi)
    Ayşe Saran – Ben Senin Gibi Biri Değilim (Sistem eleştirisi)
    Ferit Tunçer – Değişmeli (Yönetim eleştirisi)
    Kıvanç Öner – İzole (Pandemi)
    Barlas – Ölüyoruz Haberin Yok (Yönetim eleştirisi)
    Kenan Çelikarslan – Siyah Beyaz (Müzisyenlerin durumu)
    Ufuk Sağın – Smash & Burn & Scream (Müzisyenlerin pandemi zamanı başta olmak üzere yaşadıkları)

    Albümün kapak tasarımını AI teknolojisi ile hazırlayan Atıl Çelik; “Meydanlar yalnız kalmayacak. Umudun dans ettiği, dayanışmanın şarkılarla yankılandığı bir gelecek bizi bekliyor olacak. Hayatın şiiri, güzellikle bezenmiş bir destan olacak. Ve biz, bu yolculuğun kahramanları olarak, her birimiz kendi fenerlerimizle parlayacak ve aydınlığı yüreklerimizde taşıyacağız” duygularıyla kapağı hazırladığını dile getiriyor.

    Hodri Meydan Dijital Medya Platformları
    Spotify
    Apple Music
    Fizy
    Deezer

  • Barış Çapkın’dan Art Arda Projeler…

    Barış Çapkın’dan Art Arda Projeler…

    Barış Çapkın

    Barış Çapkın son projesi Bulutlar Arası Yolculuk”tan bir şarkısını daha kliplendirirken; Olta Projesine de bir şarkısının akustik kaydını bağışladı.

    Meydanlar” Akustik versiyonu ile Olta Dayanışmada.

    Barış Çapkın, İrfan Alış ile 2017 yılında yayımladıkları ve Ankara Garı patlamasını anlatan ortak çalışmaları “Meydanlar”ın akustik versiyonunu Olta Dayanışma projesine bağışlayarak; Olta Akustik Vol2 albümünde yer aldı.

    Albüm gelirleri ile müzisyenlere destek olan Olta Serisinin yeni albümünde yayımlanan Meydanlar” şarkısının sözleri İrfan Alış’a, müziği ise Barış Çapkına ait.

    Barış Çapkın & İrfan Alış - Meydanlar

    Meydanlar”; Ankara Garı’na kız arkadaşını yolcu etmek için giden ve patlamada kız arkadaşını kaybeden bir adamın hissettiklerinin hikayesi. Gümüldür sahilde canlı olarak kaydedilen şarkıyı, dijital müzik platformlardan dinleyebilirsiniz.

    Olta Akustik Vol2 Spotify

    İrfan Alış & Barış Çapkın – Meydanlar Klip YouTube

    Bulutlar Arası Yolculuk” projesinin son klibi de yayımlandı.

    Barış Çapkın, daha önce yayımladığı üç şarkısının akustik versiyonlarından oluşan “Bulutlar Arası Yolculuk” çalışmasındaki tüm şarkıları kliplendirdi.

    Projenin başında “Görsen Üzülürsün – Akustik”i ve yaklaşık bir ay kadar önce de “Ağladım İçime – Akustik”i kliplendiren Çapkın’ın projeden son klibi ise “Kaybolsam da – Akustik”e hazırlandı.

    Ayşe Çapkın

    Bugüne kadar kliplerinin kamera arkasında görev alan Barış Çapkın’ın eşi bu kez kamera önünde yer almış. Ayşe Çapkın’ı tuvale çizim yaparken izliyoruz. Şarkı ile eş zamanlı başlayan çizim; şarkı bitiminde tablo oluyor. Yenilikçi fikirleri seven ve sık sık uygulayan Barış Çapkın ve Ayşe Çapkın klip sonunda biten tabloyu NFT haline getirildi. (Barış Çapkın daha önce de albüm kapağını NFT haline getirmişti ve bu alanda gerçekleşen ilk NFT cover olmuştu.)

    “Kaybolsam da – Akustik”in klibini On Air Music Co. YouTube kanalından izleyebilirsiniz.

    Barış Çapkın - Bil İstedim

    Barış Çapkın, müzik çalışmaları ile ilgili olarak; Son dönem akustik ağırlıklı çalışmalarımla dinleyicilerle buluştum. Şubat ayı içinde ise Bil İstedim” isimli yeni şarkımı müzikseverlere sunacağız; o çalışmada da yine farklı ve “İLK” diyebileceğimiz özellikler var: Örneğin, şarkı kapak tasarımı şarkı sözlerine uygun şekilde tamamen yapay zekâ ile hazırlandı. Hazırlıklarımız bitiyor, şarkı çıktıktan sonra daha detaylı olarak anlatmak istediğim farklı ve güzel gelişmeler var” açıklamasında bulundu.

    Barış Çapkın – Bulutlar Arası Yolculuk Dijital Medya Platformları
    Spotify
    Apple Music
    Fizy
    Muud
    Deezer
    YouTube Music

    Barış Çapkın Sosyal Medya Hesapları
    Instagram
    Twitter
    Facebook

    Barış Çapkın - Bulutlar Arası Yolculuk

  • Olta Dayanışma’dan 12. Albüm

    Olta Dayanışma’dan 12. Albüm

    Olta Dayanışma

    OLTA DAYANIŞMA’NIN 12. ALBÜMÜ 6 OCAK’TA YAYINLADI!

    “Yarın ne bekliyor bizi?”

    Gündelik hayatımızın önemli bir bölümü bu soruyu, yarını düşünmekle; aynı zamanda bunu konuşmaktan çekinerek geçiyor. Garip değil mi? Aslında aynı sorunlarla, yalnız başımıza uğraşıyoruz. Dar ve giderek izole hale gelen sosyal çevremizle hayatımızı bir şekilde sürdürmeye çalışıyoruz. Olta Dayanışma’nın 2020’de başlayan yolculuğu, işte bu umutsuzluk ortamında bir araya gelen müzisyenlerin umudu yeniden var etme ve koruma çabasının bir ürünüdür.

    Olta, büyük yapım şirketlerinin müzik piyasasının tüm dinamiklerini belirlediği bir ortamda ve pandemi gibi yoksunlukların daha da görünür olduğu bir zamanda “Umut denizine atılmış bir olta” mottosuyla yola çıktı. Topluluğun hayali; müzisyenlere stüdyo desteği, konser ve kayıt olanakları sağlayacak bir fon oluşturmak ve bu uğurda bir kooperatif yapısına evrilmekti.

    Bugün hala daha bu amaçlar çerçevesinde çalışmalarını yürüten Olta Dayanışma, adil bir müzik piyasası yolunda on ikinci albümünü 6 Ocak’ta dinleyici ile buluşturdu. Daha önce altıncı albümde yer alan Şapkalılar, dokuzuncu albümde yer alan Sine’m & Hakan Arınç ve dayanışmanın kuruculardan İrfan Alış ve Barış Çapkın da birer şarkı ile katkı sunduğu on ikinci albüm 6 Ocak’ta yayınlanacak. Akustik 2 albümü, akustik serisinin ikincisi olacak ve bu albümle birlikte Olta, bugüne kadar toplamda 148 şarkı yayınlanmış oldu.

    Tahir Keskin’in kapak tasarımını yaptığı Akustik 2 albümünde yer alan isimler şu şekilde:

    1. Sine’m & Hakan Arınç – Albayım
    2. Yasin Dedebekiroğlu – Öyle
    3. Barış Çapkın & İrfan Alış – Meydanlar
    4. Seda Savaş – Karşılıklı Bilememek
    5. Emre Çakmakoğlu – Gördüm
    6. Yusuf Metin – Ömür
    7. Şapkalılar – Lazerli Gözler (Üç Elma)
    8. Ozan Balkan – Elbet

    Olta Dayanışma

    Dayanışma müzisyenleri on ikinci albümü, geçtiğimiz aylarda Ankara’da sahne aldığı işletmede çıkan tartışma sonrası öldürülen Onur Şener’e ithaf ettiklerini söylüyor. Şiddetten beslenip umutsuzlukla büyüyenin karşısında; umudu yaşatmaya ve dayanışmayı büyütmeye çağırıyor.

    Olta Dayanışma’ya, bestelerinizi sıradaki albümlere hibe ederek, yayınlanmış albümleri dinleyerek ve dinlenmesine vesile olarak destek olabileceğiniz gibi, artık Iyzico ve Patreon üzerinden bağış da yapılabilirsiniz.

    Olta Dayanışma Sosyal Medya Hesapları
    Instagram
    Twitter
    Facebook
    YouTube

    OLTA DAYANIŞMA NEDİR?

    Pandeminin başlangıcıyla birlikte müzisyenler için giderek artan zorlukları, birliktelikle aşma amacıyla oluşturulan bağımsız bir dayanışma grubu Olta Dayanışma.

    Bu amaçla Peyk’in Metin Önderoğlu ile seslendirdiği şarkısı “O” ile açılan ilk albümün 14 Ağustos 2020’de yayınlanmasından bugüne 11 albüm ve 2 single ile beraber toplam 138 şarkı yayınlandı.

    Olta’da ilk albümden bugüne dayanışma havuzunda biriken dinlenme gelirleri, ihtiyaç sahibi müzisyenlere aktarılıyor. Bugüne kadar biriken gelirlerle yaklaşık 50 müzisyene destek olundu.

    “Ticarileşmeye rağmen, müzik üretiminde dayanışmayla da sürdürülebilirliğin sağlanabileceği”ni hayata geçirmeyi hedefleyen oluşum, tüm dinleyenleri ve müzisyenleri, dayanışmanın aktif bir parçası olmaya ve dayanışmayı büyütmeye çağırıyor.

    Olta albümlerini dinleyerek, dinleterek ve paylaşarak siz de müziğin susmamasına destek olabilirsiniz. Tüm dijital müzik dinleme platformlarında albümlerine ulaşabileceğiniz Olta Dayanışma’ya, oltadayanisma@gmail.com adresli e-posta hesabından veya Instagram, Twitter ve Facebook’taki sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz.

  • Olta Dayanışma’dan Akustik Albüm

    Olta Dayanışma’dan Akustik Albüm

    Olta Akustik

    “Bu şarkı ile hem kendi hikayem ve hem de tanıdığım pek çok müzisyenin hikayesinden bahsetmek istedim. ‘Biz’, aslında müziğe emek vermiş herkesin hikayesini barındıran bir şarkı” diyor Olta müzisyenlerinden Oğulcan Sönmez.Akustik müzik, müziğin kendisi kadar eski.  Hikaye anlatmanın bu ahenkli yolunda, modüle edilmemiş sesler ve akustik enstrümanlarla birlikte yürüyorsunuz. Gitar vokale nazikçe eşlik ederken, en sert şarkı şarkı sözleri bile elektriksiz titreşimlerin doğallığında yumuşuyor. Pek muhtemel akustik müzik, tam da bu sebeple tüm dünyada popüler şarkıların naif çatısı oluyor. Olta‘nın toplama albüm serisinin 11.’si Olta Akustik Vol.1 “Akustik Olta” ismiyle 16 Eylül’de yayınlandı. Albümün kapağını yetenekli illüstratör Mr. Boyaci tasarlarken 7 ayrı hikayenin anlatıldığı Akustik Olta‘da tanıdığımız seslere, 4 yeni sesin daha eklendiğini duyuyoruz. Eski Olta müzisyenleri Sercan İke, İrfan Alış ve Oğulcan Sönmez’e; Nedem, Umut Özensoy, Ersin Erçin ve Çayan Yavuz ekleniyor ve dayanışma bu kez, akustik müziğin rüzgarını arkasına alıyor. Albümde yer alan şarkılar ve sanatçılar ise şu şekilde:1. Umut Özensoy – Üzgünüm2. Oğulcan Sönmez – Biz3. Nedem – Uykuya Dalmadan Önce4. Sercan İke – Bitmiyor Seni Düşünmek5. İrfan Alış – Paydos6. Ersin Erçin – Umut7. Çayan Yavuz – UtanOlta her yeni albümünde olduğu gibi bu albümle de tüm dinleyenleri ve müzisyenleri dayanışmanın aktif bir parçası olmaya ve dayanışmayı büyütmeye çağırıyor. Olta albümlerini dinleyerek, dinleterek ve paylaşarak siz de müziğin susmamasına destek olabilirsiniz.

    Olta Daynışma Spotify
    Olta Dayanışma YouTube

    Olta Akustik

    OLTA DAYANIŞMA NEDİR?

    Pandeminin başlangıcıyla birlikte müzisyenler için giderek artan zorlukları, birliktelikle aşma amacıyla oluşturulan bağımsız bir dayanışma grubu Olta Dayanışma.Bu amaçla Peyk’in Metin Önderoğlu ile seslendirdiği şarkısı “O” ile açılan ilk albümün 14 Ağustos 2020’de yayınlanmasından bugüne 11 albüm ve 2 single ile beraber toplam 138 şarkı yayınlandı.Olta’da ilk albümden bugüne dayanışma havuzunda biriken dinlenme gelirleri, ihtiyaç sahibi müzisyenlere aktarılıyor. Bugüne kadar biriken gelirlerle yaklaşık 50 müzisyene destek olundu.“Ticarileşmeye rağmen, müzik üretiminde dayanışmayla da sürdürülebilirliğin sağlanabileceği”ni hayata geçirmeyi hedefleyen oluşum, tüm dinleyenleri ve müzisyenleri, dayanışmanın aktif bir parçası olmaya ve dayanışmayı büyütmeye çağırıyor.Olta albümlerini dinleyerek, dinleterek ve paylaşarak siz de müziğin susmamasına destek olabilirsiniz. Tüm dijital müzik dinleme platformlarında albümlerine ulaşabileceğiniz Olta Dayanışma’ya, oltadayanisma@gmail.com adresli e-posta hesabından veya InstagramTwitter ve Facebook’taki sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz.

  • İrfan Alış ve Barış Çapkın’dan “Meydanlar”a Akustik Performans

    İrfan Alış ve Barış Çapkın’dan “Meydanlar”a Akustik Performans

    İrfan Alış ve Barış Çapkın

    Sözleri İrfan Alış’a, müziği ise Barış Çapkın’a ait “Meydanlar” isimli şarkı şimdi de akustik performans kaydı ile yayımlandı.

    İlk kez 2017 yılında yayımlanan şarkının bestelenme sürecini Barış Çapkın şöyle anlatıyor:“Elimde 20 sn”lik bir piyano melodisi vardı ve o melodiden yola çıkarak İrfan’la bu şarkıyı yaptık.”

    İrfan Alış ve Barış Çapkın, geçmişimizin acı gündeminden birini daha sanata dönüştürmüş. “Meydanlar”; Ankara Garı’na kız arkadaşını yolcu etmek için giden ve patlamada kız arkadaşını kaybeden bir adamın hissettiklerinin hikayesi.

    İrfan Alış ve Barış Çapkın

    Gümüldür sahilde canlı olarak kaydedilen şarkının muhteşem bir manzara eşliğindeki akustik performansını YouTube’dan izleyebilirsiniz.

    İrfan Alış Sosyal Medya Hesapları
    Instagram
    Twitter

    Barış Çapkın Sosyal Medya Hesapları
    Instagram
    Twitter

  • Olta Dayanışma’nın İkinci Albümü “Olta 2” Yayında

    Olta Dayanışma’nın İkinci Albümü “Olta 2” Yayında

    Olta 2

    Tüm gelirlerinin pandemi sürecinde zor duruma düşen müzisyenlere paylaşılması hedefiyle yola çıkan Olta Dayanışma’nın ikinci albümü yayında.

    Olta 2

    Olta 2 Spotify
    Olta 1 Spotify

  • Rüzgar

    Rüzgar

    Adam duvarın üstünde oynaşan yaprak gölgelerine bakarak düşünüyor.. sert rüzgar ağacın boynunu büküyor ve sallıyor merhametsiz aksi bir ustanın çırağını ensesinden tutar gibi.. ağaç aciz.. kalkmak istiyor ama olmuyor.. yapraklar duvarda şekil değiştiriyor.. bazen uzuyor, yassılaşıyor, genişliyor, büzülüyor.. adam buna üzülüyor.. nedeni yok.. ama bakmaktan alıkoymuyor bu onu duvara.. kendini onun yerine koyuyor.. bu duvarın yanında kendiliğinden nedense öylesine bitmiş bu piç ağaçla özdeşleştiriyor.. yıllardan beri aynı yerde olmak ve gidememişliğin ortak kader birliği… adam ve ağaç.. adam duvardaki gölgelerde kayboluyor.. hafızasının derinliklerinde anılara dönüşüyor gölgeler.. her saat her gün her ay… ve sonrası.. anlar… geriye dönüşler… zamansız.. anılar ve gölgeler yer değiştiriyor.. birbirine karışıyor.. sanki yüzyıllardır buradalar… duvara baktığını unutmuş bir adam ve savrulmaktan ve boyun eğmekten yorulmuş ağaç ve onun yaprakları.. ve ne yaptığının farkında olmayan terbiyesiz rüzgar…

  • İşporta

    İşporta

    Yıllar önce vakti zamanında bakırköy ebu ziya caddesinde işporta işine girdik..o yıllar ebuziya bambaşkaydı….1993 94 yılları…serdal ve adını unuttuğum bi arkadaşı bakırköy de tutmuş oldukları evin salonunda kadın çorabından çim adam imal edip işportada satıyolardı…ben ingiltereden dönmüş ve işleri kesat birydim.neyse….çok şirindi yaptıkları çim adamlar..hani iyi aileler vardır amerikanvari..onların yankee çoçukları gibi… iyi eğitimli felan..şaçlar yani çimler dimdik..yanaklarını sıkmalık..çimadam denmez aslında çim çoçuk ..ama onları iyi paraya satıyorlardı…deli gibi kalabalık olurdu haftasonları ebuziya….yalova gibi yerden gelmiş bizimkilerin cebi iyi para görmüştü..uzun saçları olmasına rağmen diğer satıcılarla kanka olmuş ve iyi ilişkiler kurmuşlardı.onları korumuş kollamıştı ordakiler…. tutunmuşlardı ebuziya ya…ben de onların yanına sığındım..eşortman altı satmaya çalışıyordum ..bi yerden abim sayesinde düşürdüğüm seri sonu kalite ve faça malları süper klas insanların kapışacağını düşünürken..gerçek bambaşkaydı. ..yanlış malı yanlış insanlara satma konusunda hünerliyimdir… nerde alakasız tipler varsa onlar alıyordu ….emekli teyzeler ve inşaatta çalışan abiler..hamile kadınlar felan..neyse…olsundu..para lazımdı..amacımız vardı ..bir stüdyomuz olsun ve müzik yapalım vs vs….ben gündüz alimunyum doğrama ve gece işporta işinde takılıp para yapmaya çalışıyordum..hırslı ve acemiydim..şunu bilin ki isportacılar normal insan değildir..hepsinin başka bir amacı vardır..zaten başka amacı olmayan insanların hayatı gayet güzel ve sürprizsiz geçer..dümdüz…bizim ise başımıza hep bişeyler gelirdi.bu başka amaçlar yüzünden…berbat anılar.. boktan maceralar..hergün mutlaka bişey olurdu..bu insanlar kim di peki..?mesela.çakma kot satan mardinli motor hastası kardeşler,(amerikan dergilerindeki gibi giyinirlerdi)modern görünümlü küt sarı saçlı ama harbi mahalle kabadayısı bitirim şevki..tipine laf atanı oyardı…,sessiz ve sakin konuşmayan ve takı satan kız kardeşler…terbiyeli ve dindar..,kastamonulu gömlekçi kardeşler..ne iyi insanlardık..birbirimizi kollardık.. ebuziya işportacıları….ve pirince isim yazan abi…ismini unuttum affetsin…o yıllarda pirinçe yazı yazma işi yeni çıkmıştı.pirinci tanesini macun gibi bi şeyin içine bastırıp kaymasın diye ve üstüne rapido ile yazıp sıvı dolu camdan fildişi kolye içine koyarak yapar ve şahane para kazanırdı…veee abi cumaya gittiğinde tezgaha bakan gariban nihat..köyden gelmiş..okuma yazması kıttı… .hatta bi gün bi müşteri gelmiş ve adını yazmasını söylemişti ..macunun içine pirinci koydu nihat ve kalemi aldı.. .i…nihat adama çaresizce bakıp kalmıştı elinde kalem….bilmediği yerden soru gelmiş talebe gibi donmuş garibim..peki..neydi adamın adı… zekeriya.sorun şu…nihat z harfini hatılayamıyordu..sonra..cesaretini toplayıp…adama” abi afedersin z nasıl yazılıyordu” diyor..adam da o zamanlar tv de kamera şakaları yeni moda olduğundan nihat a soruyor….kamera nerde?…nihat çaresiz…kameranın olmadığı konusunda adamı yemin billah ediyor… zor bela ikna edince ,adam nihat a acıyıp yardımcı oluyor..soruyor… n harfini biliyormusun ???..”biliyorum abi adım nihat ”diyor bizimki..onu yan yatır …al sana z diyor adam…nihat tabi yaaaa diyor dizine vurup… zorro nun z si gibi mi?:)))))tabi ordakiler ve müşteri gülme krizine giriyor ..hem de dizlere vura vura ..neydi be o günler milyonlarca hikaye var böyle..:))..hangi mağazada yaşarsın ki bunları..mümkün mü?…işportacılık bir nevi tiyatroculuktur..tezgah da bir nevi sahne..şarkı söylersin bağırırsın..şovunu ne kadar iyi yaparsan o kadar satarsın.her sabah sıfırdan başlarsın..sokaktasındır…ve devletle her an karşılaşırsın..her dakika….ensendedir parasızlık …hayat..zabıtalar….o yıllarda ebu ziya da inanmazsınız bir zabıta vardı ve adı irfan dı (ben değilim valla):))iyi biriydi ..çok emir almadığında işportacılara kıllık yapmazdı..ama ..sonra.. bir gün başkan değişti ..yeni başkan çok devletçiydi..ünal erzen den önceki neydi ismi..o.. biz satıcıları parazit olarak görüyordu..ve belki de öyleydik..sermayesiz kaybedenler…üç kuruş peşinde hayalperest ve garibanlar..bu zamanında sermayeyi bulmuşların memleketinde parazittik..tıpkı onların parayı bulmadan oldukları gibi…ve birgün onlarca polis ve zabıta geldi..onları görünce bu işin bittiğini anlamıştım..mallarım poşette ve zaten açık değildi..etrafı kolluyordum..sonra saldırdılar..diğer büyük abi işportacıları polisle çatışırken gördüm…oraya gidemedim..korktum..ve büyük bi savaş oldu orda.kaybedecek çok şeyi olanın savaşı da büyük olur.ama sonuçta işportacılar herzaman olduğu gibi yine yenildi..yenilgiyi kabul ettiler ve çevre kafelere oturup cigara yaktılar çaresizce.. mallar kamyonlara yüklenirken hüzün bastı…ortalığı ….sessizleşti hiçbişey olmamış gibi daha sonra..insanlar ve hayat akmaya devam etti kaldığı yerden..ve yeni bir dönem başladı işportacılar ebuziya dan göçerken.

     

  • Meme

    Meme

    yaz gelmiş ….okullar kapanmış..üst mahallenin çoçukları sürüler halinde sahillere inmeye başlamıştı….çünkü sahillerde insanlar başkadır…yaşadığımız mahalleler gibi değil…çoğunluğumuzun babaları yakınlardaki fabrikalarda çalışan işçilerdi….evlerimizin yapımı başladığında hepimiz çok küçüktük..babalar çalıştı… ve yıllar geçtikçe evlere yeni odalar eklendi ..plan proje yapmadan kaç çoçuk varsa ona göre …..çoçuklar ve evler beraber büyüdü..evlerin sayısı çoğaldı ve birleşti ..koca mahalle oldu..bahçelerimize ektiğimiz ağaçlar büyüdü…meyve vermeye başladı..avcılar 1983….avcılar çoçuğu olmak garip bişeydir…. istanbul a yakın bir yerde ama hala köydesin….. .sabah ve akşam aksaray a giden magırus marka otobüsün dışında pek bi ulaşım yoktu……komşumuz erdoğan abinin arabası sarı ve siyah..birde belediye otobüsü günde 2 kere taksim ve aksaray a giden..76 t..ve 141 …sade ve izole hayatlarımızı yaşıyorduk….herkes herkesi tanırdı..dindar ve özünde iyi basit insanlardı ebeveynlerimiz…..ve biz…onların çoçukları.bizim köylü aksanımız yok .arada bir yerdeydiz…köklerimizin olduğu yer için fazla şehirli ….buradakiler için de fazla köylü…..çoçukluk biterken artık bu dünya yani mahalle bizi kesmez oldu….oysa…sahil ışıklıdır…..sahil de müzik vardır…..evler güzeldir…felan filan… ve yani aslında genel olarak hepsinden öte tek şey…..kızlar….sahilin kızları daha rahattır ….plajlarda olanları dikizlemek kadar güzel bişey bilmiyorum…..suçluluk duygusu ve yasakları beynimden silip sahilin büyülü dünyasına kapılmak…bikiniler mayolar…güzel kadınlar…..ergenlik çok berbat bişeydir..hormonlar adamın ağzına sıçar….. artık sorunun vardır…. çoçukluk bitmiştir…..yıl 83 ….gorbaçov ve berlin duvarı yıkılmış…..ve maykıl ceksın beat ıt ile yıkıyor ortalığı..yeniden yapılanma glastnos ve perestroika…sscp dağılıyor ve dünya değişiyor…biz ne yapıyoruz??.. aynalar..biryantin ve jöle..berberler..saçımız..ve o yıllar moda olmaya başlayan yıkama kot pantolon ve spor ayakkabılar….hep bunlar kızlar için……onların olduğu yerlerde takılır… .havalı havalı yürür .dikkat çekmeye çalışırdık..o yıllar kızlarla iletişim kurmanın marsa gitmekten zor olduğu bir yerdi avcılar….ağır baskı, küçük yerlerin , şanssız çoçuklarıydık.. ve bu yüzden çok yalancıydık hepimiz.. birbirimize yaşamadığımız kız maceralarımızı anlatırdık..oysa zavallıydık..yaşımız nerdeyse 14 15 16 olmuş ve hala bir kızla öpüşememiş hatta elele bile tutuşamamıştık.. …sıfır..ama umutluyduk..tom cruıse saçlar..top gun yılları..filimlerde ne kadar kolaydı bu işler..amerika ne kadar güzeldi..hatta sahilden bile güzel….haziran 23 ..işte o gün..benim için bir milat….o gün her zamanki gibi iskeleye gelmiş etrafı kesiyordum..yalnızdım..kimse gelmemişti mahalleden..iş çıkışı sıcak hava beni sürükleyip buraya getirmişti..kamp gibi bir yerin iskelesine yakındım..buraya yüzerek gelmiştim..çünkü kapıdan girecek param yoktu..etrafta çok güzel ve farklı kızlar vardı..alamanya dan kesin dönüş yapan ailelerin çoçuklarıydı çoğu.babalarının arabaları kartal ve doğan ve renault değildi..üsterinde bagaj takılı ford taunus veya mersedes vs vs..alamancılar ve onların kızları.. …çok tatlıydılar..tenleri bizim gibi kavruk değildi bi kere..iyi beslendiklerinden mi bilmem ama iri yapılıydılar…..onların ve erkek arkadaşlarının denizde şakalaşmalarını seyrederdim…orda olmak isterdim.. sonuçsuz kesişmeler veya denemeler …fark edilme isteği..oradalardı ama cesaretim yoktu.. tanışmak için….özellkle de kıvırcık küt sarı saçlı olan tatlı surat……onca bakışma.. .onca vazgeçilmiş tanışma konuşması denemesi…iskeleye çıkıp atlamaya karar verdim..iskele tahtadan ve oldukça geniş ….oldukça yüksek….uç tarafı oldukça derindi..ve ben atlayış konusunda hakikaten rakip tanımazdım……uzunca bi süre kollarımı gerdim bi yandan etrafı inceledim… evet bana bakıyorlardı..o an gelmişti..iskelenin ucunda ayakta duran kızların arasından atlayacaktım..sarı küt saçlının tam önünden….o da bana sonra ne kadar güzel atladın yada adın ne senin?  diyecekti.. ve hayran olacaktı.. berbat plan …evet..o gün bile bunu biliyordum..ama en kötü fikir bile bazen mantıklı gelebiliyor eğer çaresizsen… sonra atlayışa geçtim…..hızlıca koşarak iskeleyi katedip ,ayaklarımı iskelenin tabanına vurup birden ellerimi kaldırdım…çok sert ve kararlı… sol elim yumuşak bir şeye çarptı…havalandım…uzaya fırlatılmış bir füze gibi iskeleden ayrıldım…yükseldim….en yukarı doğru kendimi çektiğimde aklıma dokunduğum şey geldi…..neydi o yumuşaklık ?yükselmenin bittiği ve düşüşe başlayıp suya daldığım an cevap kafama birden dank etti …..meme……….hayır olamaz..meme….yani göbektir..olamaz… o kadar…..of hayır…. meme…….kesindi ….suyun içindeyim .. yüzbinlerce yıl kalırdım suyun içinde nefesim yetse ..ne olacaktı şimdi..panik bir ergen geleneğidir……ama suyun içinden çıkmam ve iskeleye çıkıp terlik ve yanımda getirdiğim maskemi almam gerekiyordu… çıkmam gerekiyor o lanet iskeleye..çaresizce nefesim bitene kadar suda durdum ve beni göremeyecekleri kadar iskele ayağına yakın merdivene gittim dipten..iskele merdivenlerinden ağır ağır çıkarken kimsenin orda olmamasını diledim ..merdiven trabzanlarını tutarak çıkıyorum. … artık o an geldi….kafamı kaldırdım küt sarı saçlı kızın anlamsız bakışları karşıladı beni.ve yanında şakalaşan arkadaşları….gözleri…..alaycı mı..?kızgın mı.???.anlamadım..özür dilemek ?? ama gücüm yok buna..bi an …çok kısa bi an..o bakış….sadece iki saniye.kaçırdı sonra…oralı bile olmamıştı …çok sonradan okuyacağım özdemir asaf şiiri gibi..ölüm gibi bir şey olmuş ama kimse ölmemişti..tabi sadece benim için…maskemi kafama ve terliğimi elime aldım…az önce havalı ve korkusuz yaptığım atlayıştan sonra…usulca ve çivileme atladım…..suyun içinde giderken bir daha buraya gelmeyeceğim türünden tutamayağım sözler veriyordum kendime..ama bi yandan da bütün olanların utancının gerisinde mutluydum…o biliyordu… biliyordum..haziran 1983 akşam üstü …sahil..ve küt saçlı kız ve dokunduğum ilk yabancı meme.