Etiket: hardrock

  • Barlas’tan Yeni Albüm ”TIK TIK”

    Barlas’tan Yeni Albüm ”TIK TIK”

    Yeri Rock’ın usta isimlerinden Barlas Tık Tık isimli yeni albümünü sevenleriyle buluşturdu. 11 şarkıdan oluşan albümde söz, müzik, düzenleme, performans ve mix’leri kendisine; mastering’inde ise oldukça tanınan Martin Spencer tarafından yapılan albüm son yılların en güçlü yerli rock albümlerinden birisi kanımca.

     

  • Hardal’ın Efsane Albümü Nasıl? Ne Zaman? Yakında Yeniden Yayınlanıyor.

    Hardal’ın Efsane Albümü Nasıl? Ne Zaman? Yakında Yeniden Yayınlanıyor.

    Rock Tarihimizin en büyük gruplarından Hardal’ın efsane albümü Nasıl? Ne Zaman? yıllar sonra yeniden Kod Müzik tarafından yayınlanacak. 2019’da Chicago Electrical Audio’da Bob Weston tarafından orjinal banttan yenilenmiş, iç kapak ise Şükrü Yüksel tarafından tasarlanmış ve 180 gr açılır kapak şeklinde 1000 adet üretilmiş. Ay sonunda yayınlanması beklenen albüm şimdiden grubun fanları ve arşivciler için büyük heyecan yaratıyor.şirinevler escort ümraniye escort

  • Razor Inc “The Road ile Hard’N Heavy Rüzgarları”

    Razor Inc “The Road ile Hard’N Heavy Rüzgarları”

     

    Merhaba Dostlar,

    Razor Inc hepimizin kayıtsız şartsız çok ama çok sevdiği bir grup, kendilerini yıllarca barlarda izleyip yaptıkları enfes coverlar ile gönlümüzün en özel köşesine ekledik ve bir süredir onlardan gelecek ilk albümü bekledik heyecanla, şimdilerde ise bu albüme kavuştuk. Hammer Müzik tarafından yayınlanan ilk Razor Inc albümü ‘’The Road’’ adını taşıyor ve 11 klas şarkıdan oluşuyor. Şimdi gelelim heyecanla beklediğimiz albüm hakkında fikirlerime, Grup aslında tam benlik bir albüme imza atmış, çünkü daha çok Hard Rock yada Hard’N Heavy tadında bir albüm yapmış, bunu zaten yine sitemizde Dr.Razor röportajında dile getirmişlerdi. Bence çok ta iyi yapmışlar çünkü aynı ekibin hastası olduğumuz Progresif/Thrash Metal grupları Furtherial isimli bir grupları da var ve orada Metal müziğin kendilerine özgü ve etkili eserlerini yıllardır bizlerle paylaşıyorlar zaten. Bu muhteşem Razor Inc albümünde ise Rock kısmını ruh dolu ve etkili, ve bana Dr.Skull, Kramp, gibi efsanelerin yanında Alter Bridge , Creed ve Metallica’nın Load dönemlerindeki hisleri yaşattı diyebilirim. Hard Rock’ın modern bir soundla icrası bu kadar güzel yapılırdı ancak, Grubun Frontmani Başer Çelebi son yılların en etkili ve en özel seslerinden, bu albümdeki performansı gerçekten oldukça iyi, elbette diğer grup üyeleri de deyim yerindeyse taş gibi şarkılara imza atmışlar. Albümde Stronger açık ara favori şarkım. Long Road ve Learn To Fall’da harika şarkılar gerçekten ve gümbür gümbür sounduyla yüksek seste kendimden geçerek dinlediğim çalışmalar, Dr Skull’dan seçtikleri Cover ise gerçekten çok doğru bir seçim olmuş ,Little Beach ‘i bu albümde gruptan dinlemek benim için çok değerli ve eminim ki birçok dinleyende benim gibi düşünüyordur bu konuda, Albümde yine en sevdiğim şarkılardan olan ve dinlerken tüylerimi diken diken eden Lighthouse bence grubun klasiklerinden olacak ve ileri ki yıllarda grubun en büyük hitleri arasında yerini alacak. Baladlara gelirsek Hearts Of Stone ve muhteşem sözleri ile dinlerken gözlerimi dolduran Nerede Düşlerin gerçekten çok ama çok özel şarkılar, Razor Inc ‘i gerçekten yürekten tebrik etmek isterim. 2019 yılını hatırladığımda aklıma ilk gelecek ve yıllarca asla dinlemekten vazgeçmeyeceğim ve Hard Rock/Heavy Metal arenasında baş yapıtlar arasında daha şimdiden yerini aldığına inandığım mükemmel bir albüme imza atıp, bizlerle paylaştıkları için, ilk fırsatta kendilerini bu muhteşem albümleri sonrası canlı izlemek en büyük dileğim. Yerli Rock piyasasında uzunca süren tıkanıklık artık son buldu ve gerçekten taş gibi bir rock albüm ve bir baş yapıtla karşı karşıyayız. Razor Inc’in The Road albümü Rock Nedir? Nasıl Olur? Gibi sorulara da net bir cevap aslında , Evet Rock hem de En Heavy En Hard’N dan ROCK bir albüm ‘’The Road’’ ve buradan da tüm herkese bir kez daha şiddetle tavsiye ediyor. Albümde Razor Inc başta olmak üzere , emeği geçen tüm herkese bu vesile ile bir kez daha sonsuz teşekkür ediyoruz..

    RAZOR INC. – THE ROAD
    1 – LONG ROAD
    2 – LEARN TO FALL
    3 – LIGHTHOUSE
    4 – HEARTS OF STONE
    5 – CONCRETE
    6 – YAŞIYORSUN
    7 – NEREDE DÜŞLERİN
    8 – LITTLE BEACH
    9 – STRONGER
    10 – DAYS THAT PASSED
    11 – SAND

    RAZOR INC.
    Başer Çelebi – Vocals & Rhythm Guitar
    Bora İnce – Lead Guitar
    Berkay Yıldırım – Drums
    Yetkin Taşkın – Bass & Vocals

  • Talat Bektaş ”Hard Rock’un Ölümsüz İsmi Sonsuzluğa Gitti”

    Talat Bektaş ”Hard Rock’un Ölümsüz İsmi Sonsuzluğa Gitti”

    Merhaba Dostlar,

    Bu yazımda sizlere bu hafta kendisini ebediyete uğurladığımız canım abim Talat Bektaş’tan bahsetmeye çalışacağım. Aslında kendisini Yaşayan Efsaneler isimli bölümümüzde yazacaktım ama maalesef yapamadım. Bunun için çok üzgünüm ama şöyle bir gerçek vardı ki, Örümcek grubuna çok ayrı bir değer verdim hep, kendisi ile çok sohbetlerimiz oldu. Onun rock müziğe olan aşkını, yapabildiklerini ve yapmayı planladığı tüm güzellikleri biliyordum. Şimdi sizlere biraz bu güzelliklerden bahsedelim.

    Örümcek ile ilk defa 2014 yılında tanıştım ve ilk dinlediğim şarkıları Garajlar isimli çalışmalarıydı. Yanlış hatırlamıyorsam kendilerine ilk olarak 2016 yılında ulaştım ve bir röportaj yapmayı teklif ettim. Talat abi çok mutlu oldu ve hemen telefonum numaramı istedi ve beni aradı. Uzun uzun ettiğimiz sohbetler sonucu o dönemler çıkardığımız İskelet Webzine’da muazzam bir röportaj yaptık ve bir süre sonra kendisi bana bugün arşivimde çok özel bir yerde duran ‘’Benimle Olma’’ isimli imzalı cd lerini yolladı. O günden itibaren çok sıkı bir abi-kardeş bağımız oldu.

    Muğla’lı bir gruptu Örümcek ve 80’li yıllarda memlekette Devil, Whisky,Asım Can Gündüz gibi isimlerle Hard Rock/Heavy Metal’inin ilk örneklerine imza atan baba gruplardandı. İlk albümleri Canım Seninle Olmak İstiyor bu anlamda bu türün ilkleri arasındaydı ve 80’li yıllarda yayınlanmıştı. Oldukça mütevazi ve güzel bir yüreğe sahipti büyük usta, hep bana keşke 80’li yılların grupları bir araya gelsek ve bir arada çalsak diyordu. Onun bu isteğini biliyordum fakat elimden bir şey gelmiyordu, bu yıl Devil grubundan Sabahattin Taşdöğen abim eski dostlarını BaK In Rock Festivaline davet etti ama kendisi tedavi gördüğü için katılamadı. Vefat etmeden kısa bir süre önce yazıştığımızda hep konuştuğumuz fakat bir türlü gerçekleştiremediğimiz Sis ve Örümcek konseri için planlar yapmıştık, bunu daha evvelde defalarca konuşmuştuk fakat bunu bir türlü yapamamıştık, baba bu hastalığı yenecek ve birlikte sahnelere dönecektik.

    Yeni şarkılar yaptığından bahsediyordu bana ve bundan çok heyecanlı olduğunu dile getiriyordu büyük usta, fakat birgün aldığım bir haberle resmen kahroldum diyebilirim. Talat abim onu tanıdığım günden beri hep yanımdaydı ve o günden beri hiç kopmamıştık ve bir müzisyen olarak beni takdir ettiğini ve sürekli desteklediğini belirtiyordu hep, biz bunu sis olarak hep hissediyorduk , fakat istanbul izmir evden eve nakliyat Talat abim bir Eylül gecesi Sonsuzluğa doğru yolculuğa çıktı, şimdi düşünüyorum da, iyiki ustalara yazmışım, hayatım boyunca bu gayem ustalarıma yaşarken öyle yada böyle ulaşmak ve onlara üzerimdeki haklarından dolayı teşekkür etmekti. Bunu kısmen başardım da diyebilirim. Talat abim sonsuzluğa gitti ama Rock Tarihimize muhteşem eserler bıraktı ve onlar birçok nesile ulaşacak ve yeniden genç kuşaklara ilham vermeye devam edecek.

    Örümcek grubundan Ferit abim seni çok severdi diye yazmış bana, bende onu çok severdim, Müzik kariyerimde güzel şeyler oluyor ama inanın sürekli aklımda Talat Abim var ve onu şimdiden çok özlüyorum, onunda yokluğu yüreğimize HAR olarak düştü ve sonsuza kadar yanmaya devam edecek. Ama ustamızı hiç ama hiç unutmayacağız. Yaşarken keşke çok daha fazla değerini bilseydik ustamızın, maalesef baba grupların konserlerinin çoğu boş geçiyor ve bizler hak ettikleri değeri vermiyoruz ustalarımıza, umuyorum ki geride kalan büyüklerimize ve onların muhteşem eserlerine sahip çıkar, Rock’N Roll’un vefa dolu hassas ruhunua yani özümüze biran önce döneriz. Bu vesile ile uzun zamandır her yede aradıpğım fakat bulamadığım grubun kült albümü Canım Seninle Olmak İstiyor’un tekrar dinleyici ile buluşmasını ve nesillerden nesillere ulaşmasını canı gönülden arz ettiğimi de belirtmek isterim.

    Canım Talat Abim, huzur içinde uyu sen gerçek bir rocker, tavizsiz bir müzisyen, idol alınacak bir insan, asla unutulmayacak ve daima aramızda yaşayacak çok ama çok büyük bir değerimizsin. Birkez daha önünde saygıyla eğiliyorum. Orada Ercan Birol, Kamil Özaydın, Asım Can Gündüz gibi dostlarınla buluştuğuna eminim. Bizleri de bekleyin söz veriyorum bir gün hep birlikte bir yerlerde yeniden buluşup sonsuzluğa çalacağız ,orada müziğimiz ve  hayallerimiz hiçbir zaman bitmeyecek ve daima devam edecek…

     

  • Kasamam ”#birROCKhikayesi”

    Kasamam ”#birROCKhikayesi”

    Merhabalar, öncelikle KASAMAM ne zaman ve kimler tarafından nerde kuruldu, dostlarımıza biraz kendinizden bahseder misiniz?

    2015 yılında Kasamam müzik grubu Hayri Ataman ve Nurcan Arat tarafından kurulmuştur. Gruba yeni katılan müzisyenlerin de katkılarıyla kendi söz ve besteleri ağırlıklı olmak üzere Rock müzik tarzında cover parçalar da yorumlamaktadır.
    Kasamam müzik grubu uzun zamandır provalarını ve çalışmalarını ( her hafta iki gün toplam 6 saat olmak üzere) ;İstanbul un sayılı (konser sound una sahip ) stüdyosundan biri olan Objektif Rock grubunun kurucusu Vecdi Yücelan’a ait Hangar da gerçekleştirmektedir.
    Grubun tarzı: Pop Rock, Blues, Hard Rock, Alternatif Rock
    Grubun Felsefesi: Grubun her bir üyesi özel yaşamında profesyonel mesleklerini sürdürürken, aynı zamanda müzikten büyük keyif alan, ve müziği hayatlarının önemli bir motivasyonu olarak gören müzisyenlerden oluşmaktadır. Grup üyelerinin 18 ile 55 yaş aralığında geniş bir yelpazeden oluşması nedeniyle bu geniş yaş aralığındaki kitlelerinin nabzını hissedebilme ayrıcalığına sahiptir. Farklı bölgeler ve mesleklerden ve sosyal ortamlardan bir araya gelmiş olan müzisyenlerin birbirine müzik ve insani değerler anlamında yaptıkları katkıları, grubun söz, beste ve yaptıkları müzik türüne ve yorumlarına yansımaktadır.
    Besteler: Grubun halen 40’ın üzerinde bir sayıya ulaşan kendi besteleri genel olarak bazen melankoli, bazen umut ve neşe veren, bazen alaycı, ama temel olarak insani duyguların dile getirilişi, ayrılık, hüzün, aşk, sevgi ve hayata bağlılık ve öfkenin “Rock soundu” altında dile getirilişine aracılık etmektedir.
    Grubun misyonu sözlerdeki duyguları dinleyicisine tam ve içtenlikle ve ruhuna dokunacak şekilde yansıtabilmektir. Besteci Hayri Ataman mevcut bestelerinde sözleri esas almakta, sözdeki duygu ve ruhu dinleyiciye aktarabilmek için oluşturduğu melodileri öncelikle sözlerin kendisinde oluşturduğu hislerine dayandırmayı hedeflemektedir.
    Grup Üyeleri:
    1. Hayri Ataman
    2. Nurcan Arat
    3. Serdar Derici
    4. Batu Öntürk
    5. Suat Toptaş
    6. Mehmet Şevki Ünlü
    7. Ceren İçen
    8. Çağrı Düzce

    1-Hayri Ataman

    (Besteci, aranjör, söz yazarı ,ritm gitaristi (elektro gitar, akustik gitar) ve solist)
    1968 yılında İstanbul ‘da doğdu. 1991 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini
    bitirdi. Philip Morris, Reebok, BP gibi global şirketlerde uzun seneler satış pazarlama
    yöneticiliği yaptı. Motosiklet ve spor arabalar diğer ilgi konuları arasındadır. Hayri
    Ataman bekar ve 10 yaşında bir kız çocuğu babasıdır.
    İlkokulla birlikte İstanbul’da zamanının popüler müzik eğitim merkezi olan Turgut
    Zeki Irmak Müzik Eğitim Merkezinde mandolin çalarak müzikle tanıştı. Lise yıllarında
    gitar çalmaya başladı. Profesyonel meslek hayatı devam ederken kurduğu farklı
    müzik gruplarında amatör ruhla müzik hayatını sürdürdü. Duygularını ve hayata
    bakışını yansıttığını düşündüğü Kiss, Iron Maiden,Bon Jovi ,Scorpions gibi Rock
    gruplarını takip etmeye başladı. Üniversite döneminden sonra ağırlıklı olarak
    Türkçe Rock müziklerine ilgi duymaya başladı. Cem Karaca , Barış Manço, Feridun
    Düzağaç, Haluk Levent, Teoman, Pentagram, Şebnem Ferah beğendiği ve
    etkilendiği sanatçı ve gruplar arasında sayılabilir.
    Bazılarının söz yazarlığını da yaptığı Hayri Ataman’ın çok sayıda ( 40’ın üzerinde)
    Türkçe Blues, Pop Rock, Rock’on Roll ve Hard Rock, Alternatif Rock tarzında
    bestesi bulunmaktadır. Kasamam adlı Rock grubunun kurucularından olup, grubun
    solistliğini ve ritm gitaristiliğini yapmaktadır.

    2-Nurcan Arat

    (Söz yazarı, aranjör)
    1969 yılında Ankara’da doğdu. 1992 yılında Ankara Üniversitesi Tıp fakültesinden
    mezun oldu. İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesinde Kardiyoloji Profesörü olarak
    öğretim üyeliği görevi yapmakta olup, Florence Nightingale Hastaneleri bünyesinde
    hizmet vermektedir. Yapay kalp pompaları ve kalp nakilleri konusunda araştırma ve
    projelerde görev yapmaktadır. Kardiyoloji alanında çok sayıda ulusal ve uluslararası
    bilimsel araştırma, makale ve kitap bölümü yazarlığı bulunmaktadır. Müzik dışında,
    yelken ve doğa sporları hobileri arasında yer alan Nurcan Arat iki kız annesidir.
    Üniversite yıllarında Türk sanat müziği korosuyla başlayan müzik ilgisi ve eğitimi
    daha sonra piyano dersleri alarak devam etmiştir. Her tür yerli ve yabancı müzikten
    hoşlanmasına rağmen Rock müzik ve blues türleri favorisi olmuştur. Amatör olarak
    kısa film yönetmenliği eğitimleri almış olup, İstanbul Film Akademi bünyesinde
    yönetmenliğini yaptığı kısa filmler çekmiştir. Amatör düzeyde yaratıcı yazarlık
    eğitimleri almış olan Nurcan Arat, kısa öykü ve roman çalışmaları devam etmektedir.
    Nurcan Arat, Kasamam müzik grubunun kuruluşunda yer alıp, yazdığı bir çok şarkı
    sözü Hayri Ataman tarafından bestelenmiştir ve kendisi ve Hayri Ataman tarafından
    aranje edilerek, Kasamam grubunca yorumlanmaktadır.

    3-Serdar Derici

    (Solo gitar)
    1984 yılında İzmir-Tire doğumludur. Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Turizm ve
    Otel işletmeciliği bölümü mezunu. Halen özel bir şirkette dış ticaret uzmanı olarak
    çalışmaktadır. Müziğe lise zamanlarında metal dinleyerek basladı, ilk gitarını lise 2 de
    aldı daha çok Metallica Slayer ve 70ler 80ler rock müzik dinlerdi ve gitar bilgisi onlarla
    şekillendi. Safranbolu ya üniversiteye gittiğinde üniversitenin grubunda çaldı ve
    konserler verdi. Ayrıca bazı mekanlarda sahneye çıktı ve üniversiteyi bitirip
    İstanbul’a geldikten sonra müzikten belli bir süre uzak kaldı. Daha sonra Kasamam
    grubuna katılarak müziğe kaldığı yerden devam etmektedir ve grup bestelerinin gitar
    sololarını düzenlemektedir.

    4-Batu Öntürk

    (Bas gitar, “back vokal”)
    1994 İstanbul doğumludur. Müzik aşkı çocukluk yaşlarında başlamıştır. 2016 yılında
    Kavram M.Y.O’nun Bilgisayar Programcılığı bölümününden mezun olmuştur.Farklı
    şirketlerde görev yaptıktan sonra halen Coco-Cola AŞ. de SAP danışmanı olarak
    çalışmaktadır. Rock müzik dinlemekten hoşlanmaktadır ve lise yıllarından beri bas
    gitar yanında akustik gitar çalmakta olup, kendi besteleri de mevcuttur.Farklı
    gruplarda sahne performansı gösterme şansı bulan Batu müziği kendisi için
    vazgeçilmez bulmaktadır.

    5-Suat Toptaş

    (Perküsyon)
    1968 yılında Erzincan’da doğdu. Yıldız Üniversitesi Makine Mühendisliğinden 1990
    yılında mezun oldu. Perküsyon merakı küçük yaşlarda başladı. Gençlik yaşlarında
    bir aile perküsyon grubu ve bölge orkestra grubunda darbuka çalmaya başladı. Uzun
    yıllar çzel şirketlerde makine mühendisi olarak görev yapmıştır. Son 5 yıldır ısıtma,
    soğutma ve yalıtım üzerinde çalışan bir mühendislik firmasının sahibi olarak
    çalışmaktadır. Son 2 yıldır özel Ritimits perküsyon atölyesinde ritm eğitimlerine
    devam etmektedir. Evli ve bir çocuk babasıdır.

    6-Mehmet Şevki Ünlü

    (Bateri)
    1963 yılında İskenderun’da doğdu. Müziğe ve bateriye ilgisi küçük yaşlarda başladı.
    34 yıllık subaylık hizmetinde Türkiye’nin hemen her yerinde ve yurt dışı görevlerde
    bulunduktan sonra 2016 yılında K.K.K.’dan emekli oldu. Askeri meslek hayatı
    boyunca 150 ye yakın ödül, başarı ve takdir kazanmış olup, 15 şerit rozet, 3 kurs
    brövesi sahibidir. 2014 yılında Ankara/Ümitköy’de Hayal Sahnesi Dans ve Müzik
    okulunda eğitim almaya başladı.Farklı Rock gruplarında baterist olarak görev yapıp
    sahne performanslarına katıldı. Evli ve bir çocuk babasıdır.

    7-Ceren İçen

    (Back Vokal – Piyano)
    1996 yılında İstanbul da doğdu.Müziğe küçük yaşlardan itibaren ilgi duyan Ceren
    okul hayatı boyunca çeşitli korolorda çalışmıştır.Birçok koro ve müzik projesinde
    korist ve solist olarak yer almıştır.Bülent Ecevit Üniversitesi Devlet Konservatuarı
    Sahne Sanatları Opera ve Şan Anasanat mezunudur. Vokal dışında piyano
    çalmaktadır. Şu anda Cavit Murtezaoğlu Ses Atölyesinde ses eğitmeni olarak görev
    yapmaktadır. Rock müzik,halk müziği,opera ,sanat müziği ilgi alanındadır.

    8-Çağrı Düzce

    (Keman-Violonsel)
    1995 yılında İstanbul da doğdu.İTÜ Devlet Konservatuarı müzikoloji son sınıf
    Öğrencisidir.Genelde sanat müziği ,halk müziği ile batı soundunu kendine has keman
    yorumu ile coverlayarak denemeler yapmaktadır.Küçük yaşlarda tencere tava ile ritim
    tutarak müzik hayatına atılan Çağrı annesinin keman alması ile 8 yaşından itibaren
    yaylı çalgılarda profesyonelleşmiştir.Bongocu Arap Mehmet in yeğeni olan Çağrı
    profesyonel eğitimler aldıktan sonra eğitimine İTÜ Devlet konservatuarında devam
    etmektedir. Rock müzik dinlemekten de hoşlanmaktadır.

    Müziğiniz çok seviliyor ve çok aktif bir grup kasamam, yoğunca canlı performanslarınız oluyor ve rock severleri etkiliyorsunuz, nasıl geçiyor konserler?

    Özellikle müziğimizin çok sevilmesi aslında amatör ruhla profesyonel çalışmalar gerçekleştirmemizden kaynaklanıyor diyebilirim.57/23 yaş aralığında grup arkadaşlarımızın olması da her kuşaktan müzikseverlere iletişim sağlamamızda büyük bir etken.Özellikle sahnede ilkönce kendimiz eğleniyoruz doğal olarak da sahne performanslarında çok etkili oluyor. Her iş de olduğu gibi sahne performansında da iletişim gücü  motivasyonu yüksek ekipler tarafından etkili kullanılabiliyor. Değişik mesleklerden oluşmamızda enerjinin yüksek olmasında bence cok büyük bir etken. Özellikle benim senelerce satış pazarlama alanındaki hem saha hem yönetim tecrübelerimin de bu başarıda ve canlı performanslardaki izleyici ile olan iletişimde büyük faydası olmaktadır.Sahnede kendimi çok mutlu hissediyorum. Bütün dertleri tasaları sıkıntıları bir kenara bırakıp sadece müziğimle başbaşa kalıyorum. 50 yaşındayım ve bu zamana kadar ki en mutlu anlarım sahnede geçiyor diyebilirim. Doğal olarak da bu enerji konserlerimizin çok eğlenceli ve etkileyici geçmesine neden oluyor. Çok rahat 4 saat sahnede kalabiliyoruz. Bana bıraksalar 1 kişi de kalsa bunun iki katı daha performans gerçekleştirebilirim. Çoğu zaman zorla sahneden indiriyorlar. Hem vokal yapıyorum hem gitar çalıyorum aynı zamanda grubumu yönlendiriyorum ve izleyicilerle güçlü ve yoğun iletişimde bulunuyorum. Bıkmadan usanmadan yapabileceğim yegane sey bu ,çok geç başladım fazla vaktim kalmadı diyerek bu sorunuzu da yanıtlamış olurum herhalde

    Ülkede Rock müziğin neredeyse yok edilmeye çalışıldığı bir dönemde gerçek manada ruhuyla ve duruşuyla rock yapan bir grupsunuz, aldığınız tepkiler nasıl ve ne yönde?

    En güzeli de bu tepkiler aslında taraflı tarafsız her kesimden çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Hem kendi bestelerimiz hem de kasamam tarzı coverlarımız çok beğeniliyor. Genelde old school denilen akım bizim grubumuz için de geçerli gençliğimde dinlediğim tarz rock parçaların bütün müzik dağarcığımda oluşturduğu temel aslinda bu beğeninin ana temeli. Ben 1980 /85 lerin rock müziği sounduyla büyüdüm . Bu da doğal olarak hem bestelerime hem de cover düzenlemelerime yansıyor. Rock müziğin özellikle Türkiyede ki durumu aslinda belli .Biz keyif almak için müzik yapıyoruz ve bunu hiç bir zaman ticari amaç olarak kullanmayacağız. Ben buna kesinlikle izin vermeyeceğim.

    Yerli Rock ve Metal piyasamızı nasıl buluyorsunuz ve takip ettiğiniz isimler kimler?

    Yerli rock ve metal piyasası aslında her zamanki gibi aslında. Dinleyici sayısı az öz ve kaliteli .Bu yüzden Rock müzik özel hissedebilen koca yürekli sevgi dolu insanların özgürlüklerini ifade edebilme şekli.Bu cevap aslında yeterlidir diye düşünüyorum.Her zamanki gibi destek yok ve rock müzik adı altında yapılan ticari amaçlı gain ve distortıon kullanılan garip müzikler var. Ben çoğunlukla Türkçe Rock müzik dinleyicisi oldum Ama Rock müziği Scorpıons ,Kiss,Bon Jovi İron Maiden Led zepplin,AC/DC Deep Purple ile sevdim.Su anda takip ettiğim ve yoğunlaştığım bir grup yok Kaliteli olduğunu düşündüğüm her grubu dinliyorum.Tabiki Devil,Objektif,Haluk Levent ,Cem Karaca,Şebnem Ferah ,Sabih Cangil,vb. beni etkileyen gruplar.

    Genellikle bestelerinizi çalıyorsunuz bildiğim kadarıyla, peki önümüzdeki günlerde bu muhteşem eserleri bir albümde dinleme fırsatı bulabilecek miyiz, bu yönde çalışmalarınız var mı?

    İlk albüm çalışmamızın kayıtları bitti ve  maxi single olarak ekim 2019 da digital platformlardaki yerini alacak Nym Yapım tarafından albüm kaydımız yapıldı ve buyuk bir ihtimalle dağıtımı dmc tarafından yapılacak.Kasamam #bir ROCKhikayesi Hoşgelmiştin ismi ile yayınlanacak .Hoşgelmiştin-Sözüm Var- Kaybetmem-Affetmiştim parçalarımız sözler Nurcan Arat Beste ve düzenlemeler Bana ait olan ilk çalışmamız bizi çok heyecanlandırıyor. Ekim sonu da inşallah albümün lansmanı gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Süprizlerle

    Geçtiğimiz günlerde BAK IN ROCK FEST’te sahne aldınız, sizin için nasıl geçti sahne ve genel olarak festivali nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Kasamam için bulunabileceği en buyuk en muhteşem sahne oldu diyebilirim. Çok kısa sürede bu buyuk grupların yanında olabilmek onlarla aynı sahnede aynı tesisatı kullanarak Rock Müzik yapmak anlatılamaz sadece yaşanabilir. Bunu da bence sen benim kadar net hissettin ;sahnede olan biri olarak J.Onları dinleyerek Rock müzik tutkunu olan biri olarak tek tek ayırmadan söylemek istiyorum butun Backın Rock da yer alan abilerimiz kardeşlerimiz ve arkadaşlarımız ile bir rüya yasadık diyebilirim.Keşke değeri anlaşılabilsede bu içi çok büyük katılımı bir o kadar da küçük festival hak ettiği yere bizlerin gayretleri ve sabırla çalışmalarımıza devam ederek gelebilecek.

    Kasamam ilginç bir isme sahip, bir hikayesi var mı, bizlerle paylaşır mısınız?

    Bütün etkinlik ve konserlerde ki tanıtım paylaşımlarımızda çok fazla kullanmaya başladık Kasmayın gelin biz sahnede hiç kasmıyoruz. Kasamam ismi Nurcan Aratın Büyük kızı Edasu nun bize hediyesi oldu aslında . İlk kurulum zamanlarımızda ilk sözler Nurcan tarafından yazılıp benim tarafımdan bestelendikten sonra prova çalışmalarımız anında Nurcanın iki kızını da bu hobby olarak başlayan çalışmalarda aktif olarak yer almalarını sağlamak amaçlı yaptığı her  çağrı ve davette aldığımız geri dönüş kasamayız şimdi oldu .İş te o gün bugün bizde kasmıyoruz .Ama  geldiğimiz bu noktada Edasu bizden isim hakkı talep etmeye başladı .

    Bir Rock Hikayesi başlığıyla konserlerinizi yapıyor ve o oldschool ruhu bizlere hissettiriyorsunuz, bu bir nevi şiarınız oldu gibi, elbette onunda hikayesini sizlerden öğrenmek isteriz?

    birROCKhikayesinin benim için önemi büyük .Parçalarımız ortaya çıkıp çok kısa sürede  40 adedi bulduktan sonra  yayınlama ve tanıtma aşamalarına geldiğimizde çok farklı bir sahne showu fikri ile Nurcan ve ben kendimizi bir hikayenin baş rollerinde bulduk ve ben bu showun adını birRockhikayesi olarak ifade ettim O gün bu gündür aslında biz bu hikayenin içindeyiz başlangıcı çok ama çok eskilere dayanan belki de bilmediğimiz .Kasamam o günden sonra Kasamam birrockhikayesi olarak devam etmeye başladı müzik hayatına. Albümfilm showumuzda çok yakında müzik severlerle buluşacak küçük bir ipucu verdim ama devamı bir rock hikayesinde olacak.

    Şarkılarınızda nelerden besleniyorsunuz ve bahsediyorsunuz?

    Bu soru aslında direk Nurcan ın cevaplayacağı bir soru.Çünkü ben onun yazdığı sözlerden beslendim ve bestelerimi yaptım. Sadece sözleri okudum hissettim ve onları notalarla buLuşturup bir melodi ile bir rock hikayesinin sayfalarına yazdım.Besteler nasıl mı oldu işte o benim gençliğimden beri dinlediğim gerçek Rock müzik sounduyla ruhumda birikmiş fırtınaların yeryüzüne çıkıp esmesi gibi diyebilirim.Nurcan sen de nereden beslendiğini ve bahsettiğini anlatsana bizlere. Şarkı sözleriminin esin kaynağı birçok yaşanmışlık diyebiliriz.Bir kısmı elbette kişisel hayat hikayeme ve deneyimlerime dayansa da ,benim mesleğim gereği pek çok başka hayatlara dokunmuşluklardan kaynaklanan,pek çok hayat hikayesi ve deneyime acılara ,kayıplara ve bu kayıpların pek çok yönden sonuçlarına fiziksel ve ruhsal etkilerine şahit olmak bu insanların duygularını paylaşmak ve gözlemlemek imkanım oldu.Bunların bana hissettirdikleri ,kendi deneyimlerimle birleştiğinde bu duyguları aktarma isteğim,burda Hayri’nin besteleri ile can buldu diyebilirim.Şarkılarımızın sözleri içerik olarak pek çok duyguyu yansıtıyor zannediyorum.Bazen acı var,aşk var,bazen isyan,bazen tatlı bir hüzün bazen tükenmişlik ama mutlaka sonunda birde umut içeren şarkımız bulunur konserlerimizde Herşeye rağmen,Bırakma der gönül sesimiz derinden .Ve hatta hiç bitmeyecek sandığımız tüm hüznün ve de neşenin hepimiz için gelip geçici olduğunu vurgular ,sorun ne olursa olsun bu rock hikayesinin sonunda yinede ‘sakın bırakmayın’yaşamı bırakmayın,mücadeleyi bırakmayın,sevmeyi bırakmayın,sevdiklerinizi bırakmayın mesajı verilir,umutlar tükenmesin denir dinleyenlere ..Hayri bu sözleri duyguları yürekten hissedebilen bir besteci ve buna da kendi tarzında ritme melodilere aktarıyor.Tüm o şarkıları söylerken de (konserleri izleyenler bilir) adeta yaşadığını görürsünüz konserlerinde…

    Dünyadan ve ülkemizden en sevdiğiniz rock ve metal grupları kimler ve elbette birde ilham kaynaklarınız?

    Aslında yukarıda bir sorunuzda bu grupları cevaplamıştım .Belki omların yanına Üç Hürel .Bariş Manço ve özellikle İlhan İremi eklemek isterim.

    Bizi kırmayıp sorularımızı yanıtladığınız için size minnettarız, son olarak sevenlerinize neler söylemek istersiniz?

    Son sözüm aslında ilk sözüm kasamam birROCKhikayesini mutlaka takip edin en azından bir kere gelin konserlerimizer bir parçamızı dinleyin kasamamcoverları hissedin vazgeçemeyeceksiniz. Çünkü bu Nurcan ile benim diğer grup arkadaşlarımında yardımıyla workshop olarak yola çıkıp bir hikaye tadında anlattığımız sadece rock felsefisini anlattığımız bir hayat hikayesi.Biz sahnede çok keyif alıyoruz Sizler eğlenirseniz biz daha çok eğleniyoruz Ozaman ilişki doruk noktaya çıkıyor ve bitmesini istemiyorsunuz…

    Bize kendimizi anlatma fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim.

    Mr.Jass Lee ve KASAMAM (Bak In Rock Fest III )

     

  • Tatu fly?  yeni albümü “Nomad”ı Yayınladı.

    Tatu fly? yeni albümü “Nomad”ı Yayınladı.

    Ülkemizin en değerli Progresif rock oluşumlarından Tatu fly? Beş yıllık uzun bir bekleyişin sonunda yeni albümü Nomad’ı Big Fat Mama Records etiketiyle tüm digital platformlarda yayınladı.

    6 klas şarkıdan oluşan albümü buradan dinleyebilirsiniz,

  • Yeni çıkan Metal Albümler

    Yeni çıkan Metal Albümler

     Entombed – Bowels Of Earth

    İsveç Death Metal’inin en önemli isimlerinden EntombedBowels Of Earth’ i 30 ağustos’ta yayınladı. Ve içi yine taş gibi şarkılardan oluşmakta

    Tarja Nightwish – In The Raw

    Gothic Metal’in Kraliçesi Tarja Nightwish sonrası kariyerine solo albümleriyle tam gaz devam ediyor. Kraliçe’nin son albümü ”In The Raw ” 30 Ağustos’ta yayınlandı.

    Tool – Fear Inoculum

    Uzun yıllardır heyecanla beklenen Tool’un son albümü Fear Inoculum 30 Ağustos’ta sevenleriyle buluştu.

    Sacred Reich – Awakening

    Phoenix Arizona’lı Thrash Metal grubu Sacred Reich son albümleri ile hayranlarını kendinden geçiren isimlerden, 23 ağustos’ta yayınlanan Awakening’i mutlaka dinleyin.

    Isole – Dystopia

    İsveçli Doom Metal grubu 23 Ağustos’ta heyecanla beklenen albümleri Dystopia’ı yayınladı ve albüm fanlar tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı.

    Toadeater – Codex

    Alman Post Black Metal grubu Toadeater 31 Ağustos’ta yayınladığı son albümü ”Codex”ile dikkatleri üzerine çeken isimlerden

    Killswitch Engage – Atonement

    Amerikan Metalcore grubu Killswitch Engage 16 Ağustos’ta yayınladığı son albümü ile yeniden gündemde.

    HammerFall – Dominion

    Power Metal’in sevilen isimlerinden HammerFall’ın 11. stüdyo albümü Dominion, 16 Ağustos 2019’da piyasaya çıktı, türün sevenleri kaçırmasın.

  • Bubirson: “Rock müziğin gücüne inanıyoruz”

    Bubirson: “Rock müziğin gücüne inanıyoruz”

    1- Merhaba Bubirson, bizlere biraz gruptan ve kuruluş hikayenizden bahseder misiniz?

    Merhabalar grubumuz ilk olarak 2013 Şubat ayında kurulmuş olup Fırat Pakyüz ve Onur Cenk ile  sokak müziğiyle ortaya çıktı, daha sonraları aramıza Yusuf Begovich katıldı. 2014’te 3’lü olarak rock grubuna dönüştürmeye karar verdik. Birçok davulcu değişikliğine uğradık, en son olarak aramıza Kayıhan Cem arkadaşımız katıldı, keman ve klavyeye ise Ruhat Engin baba geçti.

    2- Geçtiğimiz ay “Gecem” isimli ilk çalısmanızı yayınladınız. Bizlere bu şarkının hikayesinden ve çıkış noktasından bahseder misiniz?

    Gecem şarkısının hikayesi sözleri ve müziği grubumuzun gitaristi Onur Cenk’e aittir. Gecem’i yazdığı sırada kız arkadaşından ayrıldı kız arkadaşıyla barışmak adına yazmıştı. Gecem şarkısının bir kısmı aslında akrostiş bir şiir çalışmasıdır. Gecem’den önce bi içimlik sözler adlı şarkımızın her şeyi tamamlandı, yayınlanacakken çalıştığımız stüdyoda projesi kayboldu. Daha sonrasında ise gruba bu şarkıyı sunup çıkarmaya karar verdik ve geçtiğimiz aylarda ilk singlemiz olarak yayınladık

    3- Gecem’e gelen yorum ve eleştiriler ne yönde?

    Gelen yorumlar ve eleştiriler çok güzeldi, hiç kötü eleştiri almadık beğenildi fakat istediğimiz çıkışı yakalayamadık,  dinleyen ve desteğini esirgemeyen herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.

    4- Siz rock müziğin içinde kendine yer edinen ve sevenleri olan bir grupsunuz, peki kendinizi bu müziğin içinde nerede görüyor ve tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz?

    Sevenlerimize gerçekten teşekkür ederiz bizleri hiç yalnız bırakmadılar. Tarzımıza alternatif rock diyenler oluyor ancak biz t-rock olarak tanımlıyoruz (Türkçe rock) rock müzik sertlikten geçer ve canlı sahnelerimize denk gelirseniz zaten ne kadar sertlikte müzik yaptığımızı görürsünüz, bir metal grubu değiliz ancak yeri geldiğinde sevgili Neşat Ertaş gibi ustalarımızın şarkılarını sert bir biçimde cover yaptığımız oluyor. Kendimizi şöyle görüyoruz önümüz açık ve biz müziğe inananlardanız, müziğe gerçekten bütün kalbimiz ve ruhumuzla gönül verdik ve rock müziğin gücüne inanıyoruz.

    5- Aslında ilk olarak sokak müziği yapan bir ekiptiniz, rock grubu olmanızda meşale nereden yandı ve elbette kimlerden etkilendiniz?

    Ortak bir karardı. Sokak müziğini ve müzisyenlerini hala da destekliyoruz. Grubumuzun gitaristi zaten rock/metal dinliyordu, bassçımız Yusuf Begovich de uzak değildi ve Grup Devil / Elmas Şato olarak tanıdığımız sevgili abimiz Sebahattin Taşdöğen’den etkilendik ilk olarak. Biz de yaparız dedik ve yaptık  yapmaya da devam ediyoruz.

    6- Gecem sonrası yeni bir EP ya da albüm var mı bizleri bekleyen?

    Gecem sonrası üstünde çalıştığımız sözü ve müziği sevgili solistimiz Fırat Pakyüz’e ait olan Ocak Akşamları adlı şarkımızın ve grubun ilk üçlüsüne ait olan bi içimlik sözler adlı şarkımız üzerinde çalışmalarımız devam ediyor, yakında dinleyenlerimize ulaşacaktır.

    Türkiye’de bu kültür bir dönem çok sağlamdı. Şu an ise yerlerde geziyor. Bunun sebebi de prodüktörlerin, müzik firmalarının, menajerlerin ceplerine fazla para koyma isteğidir. En sağlam rock gruplarını alıp slow parçalar yaptırdılar, alternatif parçalar yaptırdılar sırf ceplerine fazladan para girsinler diye adını bile duymadığımız yer altında olan bir sürü sağlam rock metal grubu var ve bu insanlar bir yerlerden destek bekliyor. Bu grupları görmezden gelmek ise en büyük kaybımız. Şunları da eklemek isterim rock ve heavy metal kültürü her zaman yaşayacaktır, ayakta duracaktır bizler buna inanıyoruz.

    8- Şarkılarınızı yazarken nelerden ilham alıyorsunuz ve nelerden bahsediyorsunuz?

    Biz şarkılarımızı yazarken kendi hayatlarımızdan ve sistemin berbatlığından ilham alıyoruz. Mesela bi içimlik sözlerde şöyle bir kısım var (bıktım artık şu insanlardan kendini bilmez su dünyadan) bu tamamen sisteme edilen bir sitemdir. Bazı şarkılarımızda ise aşktan ilhamımızı alıyoruz ve hayatlarımızdaki olan/olmayan insanlardan bahsediyoruz.

    9- Yakın zamanda birçok efsane grup ve müzisyenin yer aldıgı Bak’ın Rock Fest’te sahne alacaksınız. Neler hissediyorsunuz ve festivali nasıl değerlendiyorsunuz?

    Şu kelimelerle başlamak bence en doğrusu olur: Bakırköy’de rock dersi vereceğiz. Gerçek bir rock festivalidir bak in rock, efsane olacaktır. Tanıdığımız gruplar var, aralarından üstadlarla sahne almak çok  gurur verici bir şey bizler için çok mutluyuz ve inanıyoruz ki güzel bir festival olacak.

    10- Çerezzine olarak size çok teşekkür eder, başarılarınızın devamını dileriz. Son olarak bu satırları okuyan dostlara neler söylemek istersiniz?

    Öncellikle bubirson band olarak biz teşekkür ederiz “sevdiğimiz ve inandığımız her şeyin sonu geldiği içindir bubirson olmamız ” Ve Çerezzine okurlarına şunları söylemek isteriz her zaman gerçek müziğin peşinden koşun, o ruhu asla kaybetmeyin. Rock müzik hala ayakta birbirinizin her zaman elinden tutun çünkü biz büyük bir aileyiz. Ve aileler her zaman birbirlerine destek olurlar. Gerçek müzikle kalın. Bizleri takip etmek isterseniz bubirson band yazarak takip edip konserlerimize gelebilirsiniz. Unutmayın gruplar konserlerle grup olurlar.

     

    https://www.youtube.com/watch?v=DlWQX_YU4sg

     

     

     

  • Serdar Çokuslu ”Heavy Metal’in Büyük Ustası” / Yaşayan Efsaneler Bölüm 5

    Serdar Çokuslu ”Heavy Metal’in Büyük Ustası” / Yaşayan Efsaneler Bölüm 5

    Merhaba Arkadaşlar,

    Sizlere şahsen tanıma şerefine eriştiğim ve beni derinden etkileyen ustalarımı elimden geldiğince anlatmaya devam ediyorum. Sıradaki isim yine hem benim için hemde ülkemiz Rock Tarihi açısından çok büyük bir usta olan Whisky grubunun kurucu isimlerinden sevgili Serdar Çokuslu. Kendisi bu zaman diliminde müzikte 40.sanat yılını kutluyor ve yakında sürpriz bir konserle sevenleriyle buluşacak ama ben size bu büyük ustayı birazdan benimde gözümden anlatmak istedim.

    80 yıllar yani darbe sonrası ülkede esen Rock’un sert rüzgarları, işte bu sert rüzgarların başlangıcı olarak kabul ettiğimiz Heavy Metal’in ülkemizdeki ilk grubu Whisky’den bahsedeceğiz. Binbir zorluğun yaşandığı o yıllarda ustalar 1986 yılında ilk albümleri Babaanne’yi yayınlar ve albüm rock tarihimizde çok özel bir yere sahip olur. Arda arda yayınladığı albümlerle ülkenin sert müziğinin geleceğini bu topraklarda belirleyen efsane grup, 93 yılında efsanevi gitaristleri Kamil Özaydın’ı beyin kanaması sonucu kaybeder ve sevgili Serdar Çokuslu binbir zorluklarla mücadele edip var ettikleri grupları Whisky’e ve Kamil Özaydın’a sahip çıkar ve grubu devam ettirip, nesillerden nesillere taşır ve ülkenin rockseverlerinin gönlünde çok özel bir yere sahip olur. Ateş Suyu, Güneşin Tahtı, Dünyanın Kapısı, Biz ve Best Off hepsi ölümsüzlüğüyle bizleri yakan Kamil Abinin mirasıdır ve bizlere bu miras sevgili ustadımız Serdar Çokuslu tarafından ulaştırılmıştır.

    Ben Whisky ile 90’lı yılların ortasında tanışmış, o gün bugündür grubun büyük fanlarından biri olmuştum. Türkçeyi Heavy Metal’e adapte eden iyi gruptur Whisky ve yıllar sonra bir İstanbul gezimde Serdar Çokuslu’yu ilk gördüğümde inanamadım ve bir süre yanına gidemedim, sonra tüm cesaretimi toplayıp yanına gidip, merhaba ben sizin hayranınızım dediğimde çok sımsıcak karşılamıştı beni ve yıl 2006’ydı. O günden sonra her istanbul’a gittiğimde ustaya uğrar, tatlı sohbetimizi yaparız. Onu görmeden asla yaşadığım şehre birkez olsun dönememişimdir.

    Whisky gibi bir grubumuz olduğu için çok şanslı hissederim, çünkü bu grup dünyanın başka bir ülkesinde olsaydı, şuna adım gibi eminim, onlarda bir Iron Maiden, Def Leffard yada Judas Priest gibi olurdu. Serdar abimin eşsiz yumuşacık sesi, güler yüzü ve Rock ‘n Roll’a aşkı beni her zaman çok etkilemiştir. Eşsiz bir müzisyen olmasının yanında çokta büyük bir yüreği vardır. Ne zaman onunla konuşsam mutlaka birşeyler öğrenirim ki, bu sadece Rock yada Heavy Metal adına değil, bazen okumam gereken bir kitap , bazense hayatla ilgili bir durumda, evet böyle değerli bir ustad ve devrimci bir müzisyendir. Eğer birşeye kızdıysa hiç lafı evirmez yada çevirmez, neyse odur ve direkt o anda ne hissediyorsa onu söyler, sert gibi gözüken mizacının altında o yumuşacık kalbi ve hassasiyeti vardır her zaman Oldschool ruhun ta kendisidir, hayatımda tanıdığım en oldschool ruhtur Serdar baba.

    Ona Judas Priest, Iron Maiden veya Deep Purple’dan bahsettiğinizde büyük heyecan duyar ve sizinle bu gruplara olan hayranlığını muazzam bir sohbet eşliğinde anlatır, işte bizde kendisine ve Whisky’e aynı şekilde hayranızdır oysa ve bir müzisyen olarak beni gerek duruşu, gerek eşsiz müziğiyle çok etkilemiştir büyük usta, yıllar sonra Devil ile birlikte sahne aldığımız Dorock XL Gitarin Asi Çocukları Gecesinde bizleri şevklendirip en büyük desteği ustamız vermiştir bize, hatta sahneden indikten sonra hep beraber babaların en sevdiği şarkıları olan ‘Yak Bizi’yi hep beraber kuliste söylemiştik bu anları hiç ama hiç unutamayız.

    Serdar abi gerçek  bir Rocker, çok sağlam metalci ve devrimci bir ruhtur, özgürce şarkılarını söyler. Haliç Bok Kokuyor diye dile getirir usta bazense Giremezsen İçine Anlamazsın Nedir Rock diye net olarak tavrını koyar. İşte bu büyük ustaya hayranlığımız öylesine sonsuz ve öylesine büyüktür ki bunu anlatmaya kelimeler yetmiyor maalesef. Geçtiğimiz yıl Bak’In Rock Fest’te yine grubum Sis’e gerek sahne öncesi gerek sahne sonrası büyük destek vermiş ve biz öğrencilerini onurlandırmıştır.

    Kısa bir süre önce yaşadığı bir rahatsızlık sebebiyle ameliyat geçirmiş ve eskisinden çok daha sağlıklı ve çok daha Rock’N Roll bir tavırla yoluna devam etmektedir ustamız. Bazen düşünüyorum da Binnaz, Cumartesi, Cadı, Yak Bizi, İlkbahar ve Vazgeç gibi onca eseri canım abimin o eşsiz sesiyle iyi ki dinlemişiz ve halada büyük bir keyifle dinlemeye devam ediyoruz. İşte bizim en büyük şansımızda Serdar Çokuslu gibi bir ustamız ve onun yıllarını verdiği eşsiz grubu Whisky’nin var olması.

    Sevgili Serdar abim, işte burada yazmaya çalıştığım herşey için ve çok daha fazlası için sana minnettarım. Senin emeğin ve hakkın asla kuru bir teşekkürle ödenmez bunu biliyorum. Ama şunu özellikle belirtmekte istiyorum, seninle aynı çağlarda nefes almak, eşsiz şarkılarınla Rock’N Roll büyüsüne kapılmak ve bu büyünün etkisiyle müziğe yönelmek ve bugün seninle aynı sahnelerde buluşmak benim için büyük bir onurdur.

    Nice 40 yılların olsun büyük usta, benim gibi kim bilir daha kimleri etkiledin, kaç kişi senin sayende eline gitarını aldı veya kaç kişi bugün rock şarkıcısı oldu. Bunun sayısının oldukça fazla olduğundan şüphem yok. İyi ki varsın Serdar abim, seni çok seviyorum büyük usta, unutma her birimizin senden öğreneceği çok şey var daha.

    Evet dostlar, yazı serimizin bu bölümünde Ülkemizin Rock Tarihinde yeri çok ayrı olan Heavy Metal’in babalarından Serdar Çokuslu’dan bahsettim. Bu yazıdan sonra her nerede olursanız olun fark etmez, sizden tek ricam bir Whisky şarkısı açın ve Kamil Özaydın abimize’de hepimiz adına selamlarımızı iletin olur mu, bir sonraki bölümümüzde görüşünceye kadar kendinize çok iyi bakın dostlar, Sevgiyle kalın….

    WHİSKY

    Babaanne

    Ateş Suyu

    Güneşin Tahtı

    Dünyanın Kapısı

    Biz

    Best Off

    https://www.youtube.com/watch?v=cdIqPpmAOK4

  • DEVIL‘ın Efsane Sesi ‘’SABAHATTİN TAŞDÖĞEN / Yaşayan Efsaneler Bölüm 1

    DEVIL‘ın Efsane Sesi ‘’SABAHATTİN TAŞDÖĞEN / Yaşayan Efsaneler Bölüm 1

    Merhaba Çerezciler,

    Bundan böyle sizlere  ‘’Yaşayan Efsaneler’’ isimli  bölümümüz de, yıllarını müziğe adamış usta müzisyenlerden bahsedeceğim sizlere. Hayat dediğimiz şey maalesef çok kısa ve bizler bu kısa zaman içinde birçok önemli ismi yitirdik ve ne acıdır ki, bir çoğumuz bu değerli isimleri yitirdikten sonra keşfediyoruz, işte o yüzden artık bu isimleri tanımakta gecikmeyelim ve onlara yaşarken hak ettikleri değeri verelim diye böyle bir bölüm üzerinden sizlere yaşayan usta müzisyenlerimizden bahsedeceğim. İlk bölümümüzün konuğu ise Ülkemizin Hard Rock/Heavy Metal’inin en önemli ustalarından Sabahattin Taşdöğen, kendisini aynı zamanda yakından da tanıyan biri olarak büyük bir heyecanla  bahsetmeye çalışacağım, haydi o zaman başlayalım.

    DEVIL’ın Efsane Sesi ‘’SABAHATTİN TAŞDÖĞEN / Yaşayan Efsaneler Bölüm 1

    Rock Tarihimizin en yegane ve en özel gruplarından biri de net olarak Devil’dır. 1987 yılında yayınladıkları ve kendi isimlerini taşıyan ilk ve tek albümleri ile ülkemizin ilk Heavy Metal albümlerinden birine imza atmışlardı. Grubun her bir üyesi birbirinden kıymetli insanlardır, elbette bu köşede kendilerine de yer vereceğiz. Fakat ilk olarak  grubun kuruluşundan beri ilk günkü enerji ile sahneye çıkan ve sesi ile dünyadaki meslektaşlarından hiçbir farklı olmayan büyük usta Sabahattin Taşdöğen ile başlıyoruz yolculuğumuza, ilk olarak benden yaşça büyük olan bir ağabeyimin sayesinde 90’lı yıllarda dinlemiştim Devil’ı ve daha o zamanlardan büyük hayranlık beslemiştim.

    Yıllar sonra ise bu hayranlığım giderek artmıştı. Devil’ın en önemli özelliklerinden biri usta sanatçının eşsiz sesi ve yorumudur bana göre, şarkıları resmen yaşıyor söylerken sabo baba ve ben ne zaman bir Devil şarkısı dinlesem ya gözlerim doluyor ya da şarkılardaki his neyse onu derinden hissediyorum. Örneğin “Güzelim” ve “Neden Duruyorsun” ya da bu toprakların en özel baladlarından olan “Çiçeklerin Nefesi” Sabo babanın muhteşem yorumuyla resmen ruhunuzu alıp götürür.

    “Kabus” ve “Beyaz Güvercin” gibi Heavy Metal baş yapıtları ise ayrı bir ruha sevk eder sizi. Evet Sabahattin Taşdöğen gönlünden geçeni söyler hep ve size bunu fazlasıyla hissedersiniz.  Sabahattin abinin eşsiz müzisyenliğinin yanında eşsiz bir yüreği de vardır. Devil’ı kurduğu günden beri her zaman genç gruplara sahip çıkmış ve her dönemin genç gruplarını desteklemiş onlara yürüdükleri yolda bir baba gibi davranmıştır. İlk günden beri sadece sahne üzerinde değil, sahne öncesi de tüm hazırlıklarda bizzat çalışmıştır. Örneğin geçtiğimiz yıl beraber sahne aldığımız Bak’ın Rock Festivali öncesi sahnede bütün pankartların asılmasına yardımcı olmuş, orada oluşan veya oluşabilecek tüm aksaklıklarla kendisi ilgilenmiştir.

    Bak’In Rock Festivalinden,

    Gerçek bir müzik emekçisidir, yıllarını vermiştir büyük bir aşkla icra ettiği rock müziğine ve bu müzik tarzının her kesime ulaşması için çok büyük fedakarlıklar yapmıştır yıllarca, birçok müzisyen ve grubun sahneye çıkışlarında büyük rolü olmuştur ve bin bir çabayla yıllarca çok önemli konserler ve etkinlikler düzenlemiştir. Yeri geldiği zaman Akustik gitarını eline alıp sahne almış, yeri geldiğinde efsane grubu Devil ile harikalar yaratmıştır. Gerçekten deyim yerindeyse melek gibi bir insandır ve o kadar mütevazi bir yüreğe sahiptir ki, onun eşsiz müzisyenliğinin yanında, mütevazi kişiliği de hepimizi derinden etkilemektedir. İlk olarak 2015 yılının Aralık ayında “Gitarın Asi Çocukları”’ gecesinde babalar ile beraber aynı sahneyi paylaşmıştık, o gün hayatımın en heyecanlı günüydü ve hiç unutmam, performansımız sonrası bize o kadar güzel sözler söylemişti ki, işte o günden sonrada hep beraber oldu yollarımız, Sabo abi neredeyse ben ve grubum SİS’te oradaydı.

    En son Bak’In Rock Festivalinde aynı sahneyi paylaşmıştık. Aradan geçen yıllarda bizler ne zaman İstanbul’a gitsek, mutlaka sabahlayıp, ustamızı ziyarete gidip öyle dönüyorduk. Elbette o da bizi görünce mutlu oluyordu ama bir yandan da üzülüyordu ve bir baba olarak bize kızıyordu “İstanbul’un Ortasında Sokakta mı Kalınır, size kaç kez söyleyeceğim gelin dükkanda kalın” diye

    Sabahattin Taşdöğen ve SİS (Bak’In Rock Fest 2018)

    Evet işte böyle yüce bir yüreğe sahip sabo abi, grubu Devil ile birçok konser yaptı, festival yaptı, fakat istediği rock kitlelerini yer yer göremedi buralarda ve buna gerçekten çok üzüldü, o üzüldükçe bizde üzüldük, bazense oldukça kalabalık konserler verdi ve çok mutlu oldu. Sabahattin Taşdöğen gibi bir ustaya sahip olduğumuz için çok şanslıyız aslında, kendisi belki de dünyanın başka bir ülkesinde doğmuş olsaydı, muhtemelen ona çok benzetilen Ronnie James Dio, Lemmy Kilmister, Ozzy Ozbourne ya da Alice Cooper gibi olurdu. Çünkü Sabahattin Taşdöğen tıpkı diğer ustalar gibi bu yetenek, ruh ve duruşa fazlasıyla sahip, örneğin Dio Heaven And Hell’i yarattı, Sabo abimde Beyaz Güvercin’i , her iki örnekte çok önemli Heavy Metal örnekleri, biri tüm dünyaca bilinen, bir diğeri ise bu topraklarda yapılmış en etkili heavy metal örneklerinden biri,

    Evet arkadaşlar işte Sabahattin Taşdöğen böyle özel bir insan, çok büyük bir müzisyen, kendisi hala ilk günkü aşkla müziğini yapıyor, hala üretiyor ve hala yapmak istediği birçok şey var, eğer birgün bir yerlerde Devil çalıyorsa, o gün her işiniz ya da planınız varsa erteleyin ve orada alın soluğu, Sabahattin Babanın enerjisine ve o her biri klasik nitelikteki efsane Heavy Metal örneklerini de canlı canlı dinleyerek ve eşlik ederek Tarihe tanıklık edin. Ben kendisini her izlediğimde bu duyguyu fazlasıyla yaşıyorum ve diyorum ki, iyi ki tanımışım Sabo baba , iyi ki varsın. Şimdi burada ne yazsam kelimeler anlamını yitirecek yetmeyecek, ifade edemeyeceğime eminim, ama tek bir şey söylemem gerekirse ve o da herşeyin özeti olacaksa kısaca  şu olur elbette ‘’Seni çok seviyorum Sabahatin Abim’’

    Sabahattin Abimin eşsiz sesinden DEVIL Şarkıları,

    Sakın Kanma, Beyaz Güvercin, Kabus,  Karanlıkla Ülkesi, Kınalı Kuzu, Şaban, Güzelim, Neden Duruyorsun, Çiçeklerin nefesi ve Yalnızım

    https://www.youtube.com/watch?v=N03NoKoAZ_w

    Bir sonraki Yaşayan Efsaneler isimli bölümümüzde, bir başka efsane isimle yeniden görüşmek üzere, şimdilik Rockçakalın dostlar.\m/\m/