Grubun yeni dönemini başlatan “Model” yayında! Post-punk ve coldwave etkileriyle tanınan grup, bu kez daha elektronik ve ritmik bir sound’la karşımızda.
Makyaj, Model ile son dönem şarkılarında kurmaya başladığı yeni müzikal yönü tam anlamıyla yerine oturtuyor. Nisan ayında yayımlanan En Acı Kayıplar ile sinyalleri verilen, daha elektronik ve ritmik bir sound; bu şarkıda çok daha net, güçlü ve kararlı bir forma kavuşuyor. Elektronik altyapılar, kirli vokaller ve sert geçişlerle tanımlanan bu yeni dil, Model ile birlikte kendi dengesini buluyor.
Grup, önümüzdeki aylarda yeni şarkılar ile dinleyicilerle buluşmaya devam edecek. Model, BBI Music Co. etiketiyle yayında!
Pop müziğe şehirli ve yaratıcı bir soluk getiren VAYT, yeni şarkısı “Müzeyyen Gibi”, sanatçının bu yıl içerisinde yayınlanacak ilk albümü “İKİNCİ”nin ikinci single’ı olarak tüm dijital platformlarda yerini aldı.
Neşeli synthesizer katmanları, 90’lar Türkçe Pop’tan ilham alan armonileri ve sözleriyle, “Müzeyyen Gibi’, şehir şehir gezip kadehleri havaya kaldıran, içini dökerken içinden geldiği gibi yaşayan VAYT’ın yolculuğunu anlatıyor.
“Seni her şehirde / Öpmek istiyorum tek tek / Adana, Ankara, Yalova, İzmir, Edirne…”
Şarkının çıkış noktası, Müzeyyen Senar’ın “Haydar Haydar“ı söylerken rakı bardağını fırlattığı o ikonik sahne. Bu anın taşıdığı başına buyruk neşe, şarkı boyunca tekrar eden “dik ve fırlat at” ve “bu kaçıncı shot” sözleriyle, dinleyiciyi içindeki “Müzeyyen” ile buluşturan ve harekete geçiren bir özgürlük çağrısına dönüşüyor.
“Bi sağa sola savur / Müzeyyen gibi / Kadehini / Dik ve fırlat at (At, at, at, at, at) / Bu kaçıncı shot (shot, shot, shot, shot, shot)”
Söz, müzik ve prodüksiyon VAYT imzası taşıyor. Şarkının mix ve mastering süreci ise BakerAaron (Harun İyicil) tarafından gerçekleştirildi. Lyric video’nun yönetmenliğini ise sanatçının uzun süredir birlikte çalıştığı kreatif partneri Ada Gönden (adafalitiko) üstlendi.
“Müzeyyen Gibi”, sadece dans ettirmek için değil; aynı zamanda içinizdeki “Müzeyyen”i serbest bırakmak için geliyor.
Alternatif Türk müziğinin iddialı besteci & söz yazarlarından olan Melisa Karakurt, yılın başında başlattığı bağımsız canlı performans serisi Cluster Sessions ile ilk sezonunu tamamladı. YouTube üzerinden yayımlanan seri, Karakurt’un kendi besteleriyle birlikte sevdiği şarkılara yer verdiği içten yorumlarıyla dikkat çekti. Zaman zaman konuk müzisyenlerin de eşlik ettiği seride, farklı sesler ve yorumlar aynı çatı altında buluştu.
Her bölüm, “odada canlı müzik” hissi veren yalın sahne diliyle kurgulandı. Mekân seçimi, ışık düzeni ve ses kalitesine gösterilen özen, serinin teknik başarısını da ön plana çıkarıyor.
Sezon boyunca Karakurt’un kendi bestesi olan “Veda” ile başlayan kayıtlar, farklı müzikal ruh halleriyle izleyiciyle buluştu. Sanatçının, kendisiyle özdeşleşen “Bir Fırtına Tuttu Bizi” türküsünü ekibiyle birlikte yeni bir solukla hayata geçirdi. Seride dikkat çeken bir diğer eser ise Pinhani’nin sevilen ismi Sinan Kaynakçı‘nın “Bir Damla Gözlerimde” şarkısı – bu parça albümün en etkileyici ve öne çıkması beklenen yapıtı olarak göze çarpıyor.
Birkan Nasuhoğlu da “Herkes Melek” adlı şarkısıyla projeye katkı sunarken, Kamufle ile kendi yazdıkları “Kim Çaldı Söylesin” düeti seriye renk kattı.
Yaklaşık üç ay süren ilk sezonun ardından, Cluster Sessions, alternatif sahneye samimi ve özenli bir katkı sunarak izleyiciden olumlu geri dönüşler aldı.
Seride yer alan canlı performansların yakında dijital müzik platformlarında da 18 Temmuz’da dinleyiciyle buluşacak. Böylece Cluster Sessions kayıtları, YouTube’un yanı sıra Spotify ve benzeri mecralarda da erişilebilir olacak.
Alternatif caz, R&B ve elektronik türlerinin özgün sentezini müziğinde buluşturan Bîdar, yeni single çalışması “Hazine“yi Grow Records etiketiyle müzikseverlerle buluşturdu.
“Hazine”nin söz, müzik ve ko-prodüksiyonunu Bîdar’ın üstlendiği parçada, prodüksiyon Özgün Tuncer tarafından gerçekleştirildi. Davulları Ediz Hafızoğlu, synth bas’ı Umut Oymak, elektrik gitarı Durul Canberk İres çaldı. Bîdar ise klavye, synthesizer ve geri vokalleri seslendirdi. Miks ve mastering Özgün Tuncer, artwork ise Elif Tekneci tarafından hazırlandı.
İstanbul Bilgi Üniversitesi müzik bölümü ve İTÜ MIAM Sonic Sanatlar yüksek lisans mezunu olan Bîdar, müzik kariyerine ilkokulda piyano çalarak başlamış, lise yıllarında ise şarkı söylemeyi hayatına katmıştır. 2017’de İstanbul Caz Festivali’nde sahneye çıkmaya hak kazanan sanatçı, o dönemden bu yana özgün bestelerini dinleyiciyle buluşturmaya devam etmektedir.
Şu sıralar Berlin’de yeni albüm çalışmalarını sürdüren Bîdar, yakın gelecekte Avrupa’da gerçekleştireceği canlı performanslarının hazırlıklarına odaklanmaktadır.
Kendine has dili ve kırılgan şarkı sözleriyle alternatif pop sahnesinde adından söz ettiren İdil Ateş, Al Beni Yanına adlı yeni teklisiyle dinleyicisinin kapısını çalıyor. Sözleri İdil Ateş’e ait olan parçanın prodüksiyonu Berkin Laleli’ye, back vokal düzenlemeleri ise Bilge Teker’e ait.
Gece yarısında başlayan ve sonu belirsiz bir yolculuğu anlatan şarkı; saf teslimiyeti, kaygıları ve umudu aynı anda taşıyor. Al Beni Yanına, bir karşılaşmanın insan ruhunda bıraktığı izleri takip ediyor. Sevginin tanımını yeniden düşündüren bu parça, anlatılmayanların ve dile dökülemeyen duyguların taşıyıcısı oluyor. İdil Ateş’in uzun süre kalbinde taşıdığı bu hikâye, detaylara boğulmadan, saf bir his dünyasından besleniyor.
Müzisyen Can Uzunallı, bağımsız olarak yayımladığı yeni akustik serisi Tiburon Sessions ile dinleyiciyi müziğin en sade ve filtresiz hâliyle buluşturuyor. Denizli’de faaliyet gösteren Yavuzçehre Tekstil’in markası olan Tiburon çatısı altında hayata geçen proje, ticari bir amaç gütmeden, sadece müziğin kendisine alan açma fikriyle doğdu.
Kayıtlar doğrudan Tiburon’un Denizli’deki fabrikasında yapıldı. Fabrikanın doğal atmosferi, şarkıların ham ve işlenmemiş dokusunu destekleyen bir ortam yarattı. Tüm kayıtlar kanal kayıt yöntemiyle, yalnızca in-ear monitör kullanılarak gerçekleştirildi. Görüntüler DRT (Denizli Radyo Televizyon) ekibi tarafından çekildi ve seslerle senkronize edildi. Projeye özgü bu yalın kayıt yöntemi, post-prodüksiyon aşamasını neredeyse ortadan kaldırarak sadece temel miks ile şarkıların son hâlini bulmasını sağladı. Bu yaklaşım, dinleyiciye her şeyi çalındığı anda, günahıyla sevabıyla duyurma iddiası taşıyor.
Serinin ilk şarkısı olarak Can Uzunallı, Bambaşka Düşler (F32) adlı parçayı yayımladı. Toplamda altı şarkıdan oluşacak bu özel seri, önümüzdeki haftalarda dinleyiciyle buluşmaya devam edecek.
Tiburon Sessions’a giden yolun ilk adımları, Uzunallı’nın Sonsuz Döngü albümünün tanıtım gecesinde atıldı. O geceye gelenlere, yayımlanmış şarkıların akustik versiyonlarını sunmak, bir sürpriz olarak planlanmıştı. Sonrasında İstanbul ve İzmir’de verilen akustik konserlerle bu adımlar daha da olgunlaştı ve en sonunda, Denizli’de yapılan samimi bir kayıt süreciyle proje tamamlandı.
Can Uzunallı, müzikteki yaklaşımını şöyle ifade ediyor: “Kimi şarkılarda farklı bir yaklaşım arayan biri olarak, versiyonlar denemeye devam edeceğim. Ama her şarkının akustik versiyonu olmalı gibi bir düşüncem hiç olmadı.”
Her şeyin ticari başarıya endekslendiği bir çağda, Tiburon Sessions yalnızca müziğe inanan insanların emeğiyle ve iyi niyetiyle şekillendi. Müziğin kalbine doğru, samimi bir yolculuk olarak dinleyiciyle buluştu.
Serinin ilk şarkısı Bambaşka Düşler (F32)’nin Tiburon Sessions versiyonunu tüm dijital platformlarda dinleyebilir, klibini YouTube’da izleyebilir, seride yayınlanan ve yayınlanacak diğer beş şarkı için takip edebilirsiniz.
Can Uzunallı – Bambaşka Düşler (F32) Dijital Medya Platformları Spotify Apple Music
Alternatif rock grubu Hayaletler, indie müziğin genç ve üretken vokalistlerinden Güneş Özgeç ile iş birliği yaparak yeni şarkıları “Aynadan”ı Ossi Müzik etiketiyle yayımladı.
Hayaletler, müzik kariyerlerini Los Angeles, Moskova ve İstanbul üçgeninde sürdüren üç deneyimli müzisyenden oluşuyor. Grubun vokal ve gitarında, Bakü yeraltı sahnesinden tanınan ve şu anda Los Angeles’ta solo kariyerine devam eden Altun Zeynalov yer alıyor. Grupta ayrıca, Moskova’da solo kayıtlar yapan ve 90’ların önemli punk gruplarından Rashit’in gitaristi olarak bilinen Tolga Özbey (lead gitar ve geri vokaller), ve İstanbul’un 90’lar yeraltı müziğinden Moribund Youth ve Turmoil gruplarıyla tanınan Kerim Necati Gönencer (bas gitar ve geri vokaller) bulunuyor.
Şarkının kayıt süreci, tıpkı grubun üyeleri gibi üç farklı şehirde gerçekleştirildi: Los Angeles, Moskova ve İstanbul. Prodüktörlüğünü, Meşin Ceketler ve Mazaai projelerinden tanıdığımız Murat Genç üstlendi. Kayıt ve mix işlemleri XMPL Studio’da yine Murat Genç tarafından yapılırken, mastering aşaması Kublai Kapsalis tarafından tamamlandı.
Söz ve müziği Altun Zeynalov, Tolga Özbey ve Kerim Gönencer tarafından yazılan “Aynadan”, Hayaletler’in sert ve deneyimli rock sound’unu, Güneş Özgeç’in bağımsız müzik sahnesine özgü naif ama güçlü vokaliyle buluşturuyor.
Bu iş birliği, 90’lardan bu yana alternatif müzik sahnesinde aktif olan müzisyenlerin üretimini, yeni neslin dikkat çeken indie seslerinden Güneş Özgeç ile birleştiren özel bir proje olarak öne çıkıyor. “Aynadan”, kuşaklar arası bir müzikal köprü kurarak tüm dijital platformlarda dinleyicilerle buluştu.
Alternatif rock grubu Sinağrit Baba, uzun süredir üzerinde çalıştıkları “Onun Sabah Alarmı” ismindeki albümlerinden yaklaşık bir buçuk sene sonra yeni bir tekli ile sahalara döndü.
Şarkı, Berkay ismindeki bir karakter üzerinden, hayatımızda neyi niçin beklediğimizi bilmeden beklediğimiz, kendimizi ispatlamakta ve gerçekleştirmekte güçlük çektiğimiz süreçlere atıfta bulunuyor. Kendi hayatlarımıza, hayatımızdaki “berkay”lıklara tatlı bir ikaz niteliği taşıyor. Sinağrit Baba, herkesin kendi gençliğine “çok sevmek, güzel sevmek, bunlar farklı şeylerdir” diyebileceği bir yol arıyor.
Albüm sonrası, yeni şarkı yayınlamak için bir süre bekleyen ekip, “Yapma Berkay”ın verdiği rüzgarla, daha sık şarkı yayınlama hevesinde.
Sinağrit Baba – Yapma Berkay Dijital Medya Platformları Spotify Apple Music
Elinizdeki kitap, kadın hakları mücadelesinin izini, Mary Wollstonecraft’ın 1792 tarihli Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi adlı eserinden başlayarak, 1928’de Britanya’da kadınlara oy hakkı tanınmasına dek sürüyor. Bireysel direniş biçimlerini ve kolektif hareketleri analiz eden çalışma, eşitlik ve adalet arayışı içinde çok sayıda engelle karşılaşan kadınların mücadelelerini bir araya getiriyor.
Caroline Norton, Florence Nightingale, Barbara Leigh Smith, Bessie Rayner Parkes, Millicent Fawcett, Emily Davies, Emmeline Pankhurst ve kızları Christabel ile Sylvia Pankhurst gibi öncü isimler, oy hakkı mücadelesinde çeşitli yöntemlerle seslerini duyurmuş; yazıları, eylemleri ve kamusal alandaki varlıklarıyla tarihsel bir dönüşümün önünü açmışlardır. Kitap, bu süreci mektuplar, gazete haberleri, kişisel anlatılar ve dönemin propaganda metinleri aracılığıyla takip ediyor. Kadınların, babalarının ya da eşlerinin “mülkü” olmaktan çıkarak temel yurttaşlık haklarına sahip bireyler hâline gelme süreci, çok yönlü bir anlatımla ortaya konuyor.
Bu ilham verici ve zorlu süreci belgelendiren Kadın Hakları Tarihi, kadınların tarih boyunca verdikleri eşitlik mücadelesini anlamak isteyen herkes için değerli bir kaynak.
Kitap Adı: Kadın Hakları Tarihi Orijinal Adı: March, Women, March Yazar: Lucinda Hawksley Çeviren: Funda Sezer
Sayfa Sayısı: 288 Yayınevi: Say Yayınları
İlk teklileri “Yan” ile Türkçe rock sahnesine “merhaba” diyen REST, ikinci şarkısı “Hacıyatmaz” ile yolculuğuna bir kez daha sağlam bir adımla devam ediyor. 2000’lerin Türkçe rock ruhunu bugünün sound’uyla yeniden kurgulayan grup, bu kez pes etmeyenlerin, yükü sessizce sırtlayanların ve yedi kez düşse de sekiz kez ayağa kalkanların hikâyesine ses veriyor.
“Hacıyatmaz”, yalnızca bir metafor değil; direnmenin, devrilmeden yeniden doğrulmanın ve yoluna devam etmenin müzikal karşılığı. REST’in kendi deyimiyle:
“Hacıyatmaz, sarsılsa da devrilmeyenlerin şarkısı.”
Grubun 2025 yılı boyunca yayımlayacağı teklilerin sonunda bir albüme dönüşecek olan bu yolculuğun ikinci durağı olan “Hacıyatmaz”, REST’in uzun soluklu planında yalnızca bir yayın değil; bağımsız üretim kararlılığıyla örülü, inşa edilen bir ses kimliği.
Grup, ilk çıkış şarkısı “Yan” ile dinleyicisine içten ve güçlü bir ilk selam vermişti. “Yan”, yalnızca REST’in değil; duygularını bastıran herkesin sessiz bir başkaldırısına dönüşmüştü. Şimdi ise “Hacıyatmaz” ile o yangının küllerinden ayağa kalkanlara sesleniyorlar. Şarkı, Apple Music editör listelerine girmeyi başararak REST’in yükselen yolculuğuna dijital platformlarda da güçlü bir destek kazandırdı.
REST’in kadrosu, sahnede olduğu kadar sahne dışında da bu üretim sürecine ruhunu koyan dört müzisyenden oluşuyor:
• Ahmet Döner – Vokal
• Utku Emirdağ – Davul
• Murat Sağlık – Bas gitar
• Ekrem Elmas – Gitar
“Dinlemek istedikleri müziği bulamayınca onu üretmeye karar veren” bu ekip, son 1,5 yıldır hem stüdyoda hem sahnede tüm enerjilerini REST projesine adadı. Her nota, her söz, her düzenleme; bir arayışın, bir direnişin ve yeniden ayağa kalkmanın izdüşümü.
“Hacıyatmaz”, On Air Music Co. etiketiyle şimdi tüm dijital platformlarda yayında.