Büyümek…

Büyümek isteriz çocukken hep… Büyümek, büyük adam olmak… Sanki matah bir şey olduğunu sanırız o zamanlar büyük olmanın… Bilmeyiz ki büyüdükçe dertlerin de aslında büyüdüğünü… Belki o da değildir asıl sıkıntımız… Belki aşılır dertler de ama büyüdükçe kalbimiz küçülür biz hiç farkında olmadan… Acımasız oluruz mesela… Çocukken arkadaşımızın gözünden akan yaşlar bizi içten içe yakarken, o ağlayınca biz de ağlarken büyük adam olunca “Kendi düşen ağlamaz” deriz mesela… Ağlayanı biz de ağlatmaktan bile çekinmeyiz hatta… Nasırlaşır duygularımız git gide büyüdükçe… Çıkarlarımız her şeyden önce gelmeye başlar bir çoğumuz için… Mutluluk mu? O çok ama çok uzak Kaf Dağı’nın ardında bir diyardır artık bizlere… Oysa çocukken yokluk içinde mutluyuzdur delicesine büyükken varlık içinde yokluk yaşamamızın aksine…

Fotoğraf © Kaan Güler

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir