
Küçük ama boyundan büyük olmak zorunda kalır bazıları… Bazı kızlar büyük büyük kadın olurlar, sek sek oynayacakları yerde sokakta…Ya da çay servisi yapmak yerine oyuncak fincanlarıyla… Gerçekten aş pişirirken bulurken kendilerini… Kucaklarında küçük anaları oldukları kardeşleri… Eteğinde diğerleri… Gerçek mi değil mi? Oyun mu rüya mı? Bilemedikleri bir durumun içinde bulurlar kendilerini… Belki de hepsinin bir kabus olduğunu sanırlar ya da anlarlar tüm olanı biteni de öyle olmasını isterler… Hepsi birer kabus… Bir gün bir el uzanacak onlara ve hadi kalk diyecek… Hadi… Okula geç kalacaksın, ne uykusu bu… Sahi ya onların hayali de vardır büyük büyük olmadan önce… Diğerleri gibi koşmak, oynamak, okumak… Gözleri acıyana kadar belki ders çalışmak ama bundan hiç şikayetçi olmamak… Sonra büyük adam olmak ama gerçekten büyük… Mesela doktor olmak hani geçen günler kardeşini götürdükleri o kocaman hastanede… Ya da mesela öğretmen olmak evlerinin köşesindeki okulda… Büyük hayalleridir bunlar küçük kadınların… Diğerlerinin belki de böyle büyük hayal mi olur diye burun kıvırdığı.. Küçük kadınların…
Fotoğraf © Gül Yıldız

Bir yanıt yazın