Seviyor, sevmiyor…

Seviyor musun dedi beni gözlerine bakarak genç kadının? Seviyordu elbette ama nasıl söylesindi bunu genç kadın, kalbi yaralı, kolu kanadı kırık genç kadın… sevgilisinin gözlerinin içine baktı ve bunu bana değil, papatyaya sormalısın dedi, o sana söyleyecektir cevabı…
Adam papatyayı eline aldı, uzun uzun ona baktı ve ey sevgili çiçek, ey cananımın canı çiçek, ey canım papatya cevap ver bana seviyor mu? Sevmiyor mu kadınım beni?
Papatya ne yapsın? Duydu, anladı her şeyi ama nasıl cevap versin? Ağzı var dili yok, ufacık bir çiçek o… masum beyaz yapraklarının ortasında güneş gibi yüzüyle, sarı sarı sıcaklığıyla boynu bükük bir papatya… Yüzünü adama doğru çevirdi papatya, boynunu ona doğru uzattı, al benim canımı, al kopar beni toprağımdan, ayır beni yuvamdan, köklerimden… ayır ama tek tek masum beyazlarıma sor… seviyor sevmiyor… bak bakalım falına… ne çıkacak? Demek istercesine… Adam nasıl olduysa oldu anladı papatyayı…
“Ah minik papatyacık, ah sevgili çiçekcik, demek bir aşka şahitlik etmek uğruna kendi boynunu sunuyorsun bana”dedi adam, papatyayı nazikçe koparırken…
Ayırdı onu evinden, toprağından, kökünden… sormalıydı sorusunu… acaba seviyor muydu uğruna neleri ama neleri göze aldığı genç kadın onu? Seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor… sormaya başladı tek tek minik papatyanın, minik masum yapraklarına… seviyor, sevmiyor… sona yaklaşıyordu… kalbi güm güm çarpmaya başla adamın… cevabı bulmaya yaklaşırken… seviyor… sevmiyor…. Ve evet son yaprak.. SEVİYOR!!! Demek demek genç kadın da seviyordu onu,o yüreği kanayan, yaralı genç kadın… demek boşuna değildi çekilenler…
Adam, sevgilisinin gözlerinin içine baktı ve alnına bir buse kondurdu ben de seni seviyorum derken… Yaprakları olmayan, güneş yüzlü papatya tek şahidiydi bu aşkın…

Fotoğraf © Müge Gökkurt

 

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir