
Ben ineceğim, isterseniz yer değiştirelim, arka taraf boş ilerleyelim, kadının biri dün gece kıraathanede arkadaşlarıyla batak oynayan adamın üstüne sinmiş sigara kokusundan rahatsız oluyor, Boğaziçi üniversitesinde okuyan çocuk camı açıp John Berger’in görme biçimleri adlı kitabı “bi bok anlamadım” diyerek dışarı attı. “Ne ablacım kombine mi aldınız, iki durak sonra arkadaşı binecekmiş diye boş yere çanta koymak nedir” adam kadının çantasını yere attı.
Gerilimi hisseden bazı yolcular aşağı indi. “Hem iş, hem okul çok zor, artık yapamıyorum. Kantin işini bırakacağım. Artık hem iş hem eğlence olsun istiyorum. Mesela basketbol maçlarında Maskot olsam” dedi Sabancı Lisesinin kantin işletmecisi adam yanında oturan çaycısına. Hemen tepesinde dikildiğim Galatasaray endüstri mühendisliği okuyan çocuk elleriyle burnunu ve ağzını kapattı. Hapşırdı. Tam karşısında oturan hatun kişi çantasından selpak mendil çıkartıp çocuğa uzattı. Başını öne hafifçe eğip teşekkür etti çocuk. Burnunu temizlemek için selpakı açıp yüzüne yaklaştırdığında selpakın içinde ki yazıyı görünce çocuğun yüzü sapsarı kesildi. ÖLÜCEKSİN. Selpakı kapatıp yeniden açtı. Başka selpakı olan var mı diye sordu. Emeklilik başvurusunda bulunmaya giden amca, cebinden selpak çıkartıp çocuğa verdi. Çocuk korkuyla selpakı açtı. OTOBÜSTEN İNME! Yaşlı adam, genç insana eliyle sakin kalması için hareket yaptı. Ön taraftan bir selpak geldi. Çocuk telaşla selpakı açmak isterken, düşürdü. Başka bir selpak hemen geldi. Çocuk bu defa acele etmeden selpakı açtı. AZ ÖNCE DÜŞÜRDÜĞÜN SELPAKTA BOMBA VAR!
Galatasaray üniversitesine giden eli yüzü sümüklü çocuk aceleyle kalkıp otobüsten inecekti ki bir selpak daha geldi. DIŞARIDA KİMSE YOK! Kantin sahibi adam ufak pakette karabiber uzattı çocuğa, “burnuna çek her şey düzelecek” dedi. Çocuk, kantincinin dediğini yaptı ve hemen hapşırdı. Kız selpak uzattı hemen. Çocuk heyecanla açtı ve bir şey yazmadığını görünce rahatladı. Hemen otobüsten indi. İşe giden biri bu akşam eve girer girmez eşofmanlarımı giyineceğim ve hemen yatacağım, mal gibi oyalanıyorum sonra uykusuz kalıyorum hemen uyuyacağım diye yemin etti.
Emeklilik evraklarını tamamlamak için otobüse binmiş kel adam “şoför bey, benim vertigom var, Allah’ın adını veriyorum az yavaş sür.” Şoför diğer yolcular için sorun yoksa tabi ki dedi. Camii hoparlöründen ses gelince teyze, karşısında oturan bankada vezneci olarak çalışan kadına kulaklığını çıkarmasını söyledi. “ kızım ezan okunuyor günah olur. Nur gibi yüzün var, ezan bitsin dinlersin olur mu yavrum” banka çalışanı kadın şaşkınlıkla kulaklığını çıkardı. “aferin kızıma valla şimdi yanımda kendi örgümden Liflerden var ama arkadaşın gelini ev görmesine çağırdı ona götüreceğim, sana yarın getireyim olur mu hangi renk istersin” tam esnada camii hocası “ezanın sözlerini unuttum, iki üç dakika ya camii de olun” diye anons geçti. Otobüsten inip camiye gidenler oldu.
İsa Balcı
