Irak’lı Thrash Metal grubu DArk Phantom yepyeni bir klip yayınladı.Bolca isyan ve tepkinin yer aldığı klip sert sounduyla öne çıkan bu şarkıyla ölümsüzleşmiş adeta, izlemek için,
Thrash Metal Tarihimizin en kült gruplarından olan ve bu topraklarda bu müziğin en tavizsiz isimlerinden Metalium kurulduğu 80’lerden bu yana fanlarını büyülemeyi başarmış, eşsiz müzikleri ve baş yapıt statüsündeki iki albümü Behind The Power ve Suffer ile gönüllerde yerini en özel bir şekilde almış, nesillerden nesile ulaşmış, tavizsiz çalışmalarıyla her döneme damga vurmuş bir grubumuzdur. 1985 yılında Mazhar Şiringöz, Kerim Ugan ve Mehmet Ali Dündar tarafından kurulan grup, yıllar içinde verdiği sayısız konserler ile de adından söz ettirmeyi başarmış ve çıkardıkları iki muhteşem demodan biri olan Servants Of Death (Diğeri de Bööaahh) memlekette yayınlanan ilk heavy metal demosu olmasının yanı sıra aynı zamanda Amerika’da radyo’da çalınan demo olma özelliğine sahiptir.
İlk albümlerinde Saf Thrash Metal’in muhteşem ruhunu bizlere yaşatan grup, Behind The Power’da yer alan Draggın To Mayhem, Towards The Crematorium, Church Of Dark Desires ve Start The Slaughter gibi klasiklerine yer verdi. Albüme adını veren Behind The Power’ı zaten söylememe bile gerek yok. Bir sonraki albümleri Suffer’da ise ilk albümlerine oranla daha sert yer yer Death Metal’e selam çakan ve grubun baş yapıtı olmasının yanında, Yerli Thrash Metal’inde en büyük albümleri arasında yerini almıştır. Albümde bulunan her şarkı çok kıymetli olsa da Suffer başta olmak üzere Pessimistik Warning, Deniel, The Last 15 Minutes ve The End gibi çalışmalar öne çıkmaktadır. Gruba göre bu albümleri Olgunluk Dönemlerinde ve istikrarlı bir kadro ile kaydedilen prodüksiyon olarak ta oldukça tatminkar bir albümdür.
Evet benim 90’lı yıllarda en çok dinlediğim ve kendimden geçtiğim bu albüm birçok metalci tarafından özel bir yere konulmaktadır. Metalium kurulduğu günden bu yana tarzından ödün vermeyen, tavizsiz, çiğ, agresif ve sözünü de sakınmayan bir grup olmuş ve yıllar önce kendileri ile İskelet Webzine için yaptığım röportajda “Genelde Rahatsız olduğumuz şeylerden bahsetmeyi seviyoruz, yani sözlerimizde hep bir kötümser ve şikayet edici bir tavır var” şeklinde açıklamıştı grubun sesi Mazhar Şiringöz.
Ve Tarihler 2015’i gösterdiği vakit Amerika’da The Lodge Stüdyosunda Emily Lazar tarafından yeniden Remaster yapılan ve Hammer Müzik’ten CD formatında yayınlanan efsane albümler Behind THe Power ve Suffer albümleri, yıllar sonra yenilenmiş haliyle ve CD olarak arşivlerimizde yerini alacaktı. Suffer albümünün çıkışının 20.Yılında hepimizi sevinçten havalara uçuran grup, o yıl bununla da kalmayıp, festivallerde ve önemli etkinliklerde de sahne alıp bizleri kendilerine bir kez daha hayran bıraktı.
Ve 2019’un sonlarında Tam da Masters Of Thrash gibi özel bir etkinlik öncesi önce stüdyoda kayıtlarda olduklarını bizimle paylaştılar ve hemen ardından da yeni albümden bir şarkı paylaştılar. Evet Fallen Yıllar sonra gelen yepyeni bir kayıttı. Heavy Metal severler çok beğendi ve her yerde paylaşılan bir çalışma oldu. Heyecanla beklenen albüm ise tam da bu günlerde ve 25 yıl sonra gelen bir fırtına misali geldi. Şimdi Yeni albümle ilgili izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Hazırsanız başlayalım.
25 YIL SONRA GELEN FIRTINA ‘’TENEBRİS’’
Dile kolay 25 yıl sonra hayatımızda çok önemli bir yeri olan Behind The Power ve Suffer albümlerinin yanına yeni bir Metalium baş yapıtı koyacağımızın heyecanını yaşıyordu. Fallen bu Fırtınanın ilk adımıydı ve albümü heyecanla bekliyorduk. Metalium kendine has bir sounda sahip tavizsiz bir grup olduğu için, yıllar sonra nasıl bir albümle karşılaşacağımızı bilmiyorduk ve Tenebris ilk olarak Digital platformlarda yayınlandığında hemen dinlemeye başladım.
Albümle aynı adı taşıyan muazzam intro Tenebris ile açılan albüm daha ilk dakikada soundun ne kadar güçlü olduğunun izlenimlerini bizlere veriyordu. İlk şarkı albümdeki favorilerimden olan Lucid Dreams daha ilk dinlediğimde aklımı başımdan aldı, 25 yıl evvek ki Metalium yine aynı his ve etkili müziğini bizlere sunuyordu, kayıtlar, mix ve master ise çok güçlüydü evet modern ve sarsıcı olmuş gerçekten, Lucid Dreams’i art arda iki kez dinledikten sonra yine çok ama çok beğendiğim Critical Solstice ile kendimden geçmeye devam ediyordum. Mazhar abinin inanılmaz vokaline hayranım, kendisi çok sevdiğim bir solist gerçekten, her çığlığında kendimden geçtim.
Testimony of Doom‘a geldiğimde yine çok etkili bir Metalium şarkısıyla karşıya kaldım ve benim için albümdeki en iyilerden biri de bu çalışma oldu. Riffleri inanılmaz güzel bir şarkı özellikle. Evet 25 yıl sonra büyük bir keyifle dinlediğim albümde bir sonraki şarkı Conflict Resolution’dı ve tavizsiz bir Thrash Metal örneği olup, albümün en sert şarkılarından biri olan bu şarkıda tam Headbanglik ve bende hem dinledim hem de bol bol headbang yaptım şarkı boyunca, devamında gelen Sacramental Disgust ve Masters Of Thrash konserinde canlı olarak ta dinlediğim The Frozen Souls gayet iyi şarkılar. Grubun bassçısı Yetkin albüm boyunca döktürüyor ama Frozen Souls’ta belirgin bir performansı var.
Ayrıca kendisi sahnede dehşet bir performansa sahip grubun gitaristi Barış Eroğlu‘a gelecek olursak ne yazsam, ne söylesem yetmeyecek, albüm boyunca bütün hünerlerini sergilemiş baba, aynı şeyi elbette efsane baterist Ayhan Ergönül içinde geçerli. Ve 25 yıl sonra gelen bu müthiş albüm Fallen ile devam ediyor şarkıyı daha evvel beğendiğimi belirtmiştim. Ama şunu da özellikle belirtmek isterim ki bu her yeri klas çalışmalarla dolu albümdeki her şarkıyı ayrı sevdim ve hepsinin bana kattığı ayrı bir güzellik oldu. Kapanıştaki sürpriz ise grubun kült şarkılarından olan ve yıllar sonra kaydettikleri 6th Day Of Hell, evet bu sürpriz hepimizi çok ama çok mutlu etti gerçekten.
Albümde 9 şarkı var ve ben bazılarını art arda dinledim ve dinledikçe kendimden geçtim. 25 yıl sonra gelen albümü dinlerken son şarkıya nasıl geldiğimi anlamadan koskoca bir baş yapıta şahit olmanın mutluluğunu yaşadım. Bu baş yapıtta imzası bulunan Metalium başta olmak üzere, tüm herkesin eline, emeğine ve ruhuna sağlık. Yıllar sonra böyle bir baş yapıtla bizleri kendimizden geçirdiğiniz için size minnettarız. Şimdi heyecanla 25 yıl sonra gelen bu frtınanın arşivlerimizde CD ve Kaset olarak yer almasını bekliyoruz ve tabi ki konserleri, Metalium her yerde çalmalı ve herkese asla ölmeyecek Thrash Metal Rüzgarını sonuna kadar yaşatmalı, bir kez daha Thrash Till Death diyor ve tüm grubu selamlıyor, önlerinde saygıyla eğiliyorum.
Efsane Thrash Metal Gruplarımızdan Metalium 25 yıl aradan sonra büyük bir heyecanla beklenen albümleri “Tenebris” i Yayınladı. Her biri birbrinden kıymetli olan şarkılardan oluşan albüm yakında CD ve Kaset formatında da Yayınlanacak. 25 yıl sonra bir efsanenin dönüşünü Hazır Mısınız?
Thrash Metal’in sevilebn gruplarından EDGEFLAME Yeni albümleri “Bludgeon The Incarnated”i Yayınladı. 7 şarkıdan oluşan albüm yine sevenlerini mest edecek bizden söylemesi..
MEGADETH’in deli dahi efsane lideri Dave Mustaine, boğaz kanseri teşhisi konduktan bir yıldan az bir süre sonra “geri” olduğunu söyledi. 58 yaşındaki efsane FIVE FINGER DEATH PUNCH ile birlikte Avrupa Turnesinde yeniden Megadeth fanlarıyla buluşacak.. Seviyoruz seni büyük üstad..
Adanalı Thrash Metal grubu ATAPASKAN Uzun süredir üzerinde çalıştıkları ”DYING”isimli ilk albümlerini yayınladı. Yer Yer Death Metal ile sentez bir çizgide oluşan rif ve besteleriyle sert müzikseverlere iyi gelecek olan albümü dinlemek için, bu linke tıklayın
Açıklandığı günden beri büyük bir heyecanla beklediğim Masters Of Thrash Etkinliği 90’lı yıllara damga vurmuş ve yerli Thrash Metal’in dört büyük grubunu Tarih’te ilk defa bir araya getiren çok ama çok önemli ve özel bir etkinlikti. 21 Aralık’ta (yani en uzun gecede) Beşiktaş If performans’ta gerçekleşen bu etkinlikte elbette büyük bir heyecanla yerimizi aldık. Bu kapsamda çalan ve benim için her biri çok kıymetli grubumuzu izlemek benim için çok kıymetliydi. Daha evvel de defalarca söylediğim üzere, Bu tarz etkinliklerde yurdun her yerinden tanıdığım ve beraber headbang yaptığım, aynı zamanda özlem giderdiğim dostlarımla buluştuğum için kendimi çok mutu hissederim. Bir de bir araya gelmemizi sağlayan 4 büyük grubun bir araya gelmesi ve eşsiz eserlerini bizlere icra etmesi söz konusu olunca da tadından yenmiyor ve o gece hiç ama hiç bitmesin istiyorsunuz.Dürüst olmak gerekirse bu etkinliğin çok daha fazla kalabalık olması gerekirdi. Çünkü bir Tarih vardı söz konusu ve bu tarihi oluşturan 4 büyük grup ve üstelik tarihte ilk kez bir arada çalıyorlardı, bu açıdan biraz üzüldüğümü söylesemde oradan bulunan kitle ciddi anlamda çok kaliteli ve bu grupların şarkılarını delicesine bilen, seven ve dibine kadar oldschool olarak tanımlayabileceğim bir kitleydi. Ve bende orada olan ve bu gecenin tadını fazlasıyla çıkaran birisi olarak sizlere efsane gruplardan ve aklımızı alan performanslarından bahsetmeye çalışacağım , Hazır mısınız? Haydi o zaman başlayalım.
PENTAGRAM
Masters Of Thrash ilk olarak ülkemizin en sevilen Heavy Metal grubu Pentagram ile başladı. Grubun kariyerinin ilk başları Speed ve Thrash Metal ağırlıklıydı. Ve Performans’ta tam olarak bu minvalde başladı. İlk olarak ilk albümden çalınan ve Hakan Utangaç Vokalli Powerstage, Rotten Dogs, Dimensions Of Death ile giriş yaptı grup, en sevdiğim albümlerinden biri olan bu çalışmadan bu üç şarkıyı canlı canlı dinlemek çok değerli olsa da teknik sorunlardan dolayı Hakan Utangaç’ın vokali yer yer duyulmadı buna rağmen elbette çok keyif aldık elbette,bu çalışmanın ardından Slayer Cover’ı Black Magic ve hemen ardından Bu Alemi Gören Sensin ile Utangaç mikrofunu Ogün Sanlısoy’a devrederek grup ikinci albümleri Trail Blazer’dan Secret Missile ve Vita Es Morte’yı icra etti. Ogün Sanlısoy’un hemen ardından ise benimde ilk defa izleme fırsatı bulduğum ama vokalini The Climb’tan beri çok beğendiim Gökalp Ergen yani grubun şuanki ana vokali mikrofonu aldı ve son albümlerinin en sert şarkısı Beyond Insanity ve Wastelend ile resmen ortalığı yıktı, ne yalan söyleyeyim kendisi dehşet bir solist ve sahneye gelir gelmez hepimizi avucunun içine aldı. Gökalp’in ardından ise grubun efsane sesi Murat İlkan’a geldi sıra, Her zamanki güleryüzü ve eşsiz sesi ile yine kalplerimizdeki yerinin ne kadar olduğunu bizlere fazlasıyla hissettirdi ve bizlere 1000 In The Eastland ve Lions In A Cace söyledi. Bu iki performans sonrası Ogün Sanlısoy ve Gökalp Ergen ide sahneye çağırdı ve üç vokal birlikte Şeytan Bunun Neresinde ? ile grubun performansını sonlandırmış oldu. Teknik aksaklılar dışında ilk iki albümün ağırlığında bir setlist ve her dönemlerinden iz bırakan klasiklerini çalan grubu izlemek güzeldi. Kendilerinin benim için en önemli yanı 1997 yılında ilk izlediğim heavy metal grubu olması ve bu konserde yıllar sonra onları ilk defa izlediğim konser olması.Özellikle Murat İlkan’ı tekrar izlemek beni gerçekten çok etkiledi diyebilirim. Çünkü kendisi onu ilk izlediğim günden beri çok beğendiğim ve çok değer verdiğim çok büyük seslerden biridir benim için ve eşsiz sesi beni her zaman çok etkilemiştir.
METAFOR
Bu Etkinliğe dair beni en çok heyecanlandıran grup kimdi diye sorsalar hemen ilk olarak Metafor’un adını veririm. Çünkü onların namını eşsiz çalış stillerini yıllarca baba metal kafalardan yıllarca duydum.Grup üyelerini de şahsen tanımıma rağmen, moda konserine katılamadığım için kendilerini ilk kez izleyeceğim için çok heyecanlıydım. Kemal Kut (Gitar-Vokal), Örgün Uğurlu (Gitar), Babür Örtegen (Bass Gitar) ve Barış Can Çelik’ten oluşan grup daha ilk şarkı Planet Of Death’te resmen ortalığı birbirine kattı . Dehşet bir sounda sahip grup konser boyunca resmen aklımızı başımızdan aldı diyebilirim. Kısa bir süre önce Youtube üzerinden Isınma kayıdı olarak yayınladıkları ve dinlediğim ilk günden beri hastası olduğum Impact Under Pressure ‘ı dinlerken kendimden geçtim diyebilirim. Grubun eşsiz gitar partisyonları, kıç tekmeleyici rifleri ve sahnedeki yıkıcı performansına hayran kaldık. Yine kendi besteleri olan Why ve sonrasında Asafated ve Uçk Grind Efsanerinden tanıdığımız Tanju Can ile icra edilen Hole In The Wall şarkıları Nothing Has Changed ve Humanity We Lack Aynı zamanda Extreme Metal’inde babaları olan ekip tarafından icra edilince ruhumuz sarsıldı diyebilirim. Sıradaki şarkı Relentless ismini taşıyor ve grubun gerçekten çok etkili şarkılarından biri diyebilirim bu çalışma için ve elbette bu konseri anlatırken grubun çılgın davulcusu Barış Can Çelik’ten bahsetmeden geçemeyiz. Kendisi dehşet bir yetenek resmen davulunu döverken deyim yerindeyse ortalığın a….na koydu , ışıklar içindeki solo performansı inanılmazdı. Babalara zaten ne desem az, kelimeler yetmeyecek , tek söyleyeceğim çok büyük saygı ve sevgi beslediğim ve böyle ustaları şahsen de tanımaktan onur duyduğum gerçeğidir. Metafor Gothe core gerçekten hem de öyle böyle değil. Son şarkı Kreator’un kült şarkısı Betrayer oldu ve babalar dehşet bir icrayla sahneden ayrıldı. Alandaki herkes gruptan çok etkilendi ve hepimiz hasret kaldığımız gümbür gümbür thrash soundunu efsane gruptan dinleyip,hep bir ağızdan Metafor Gothe core sloganını attığımız için çok ama çok mutluyuz. Metafor gerçekten canlı izlenmesi gereken gruplardan biri buna artık ben kefilim ve o gece oraya geç gelip grubu izlemeyi kaçıranlar olduğunu duydum ve gerçekten onlara şunu söyleyebilirim ki, çok şey kaçırdınız dostum, eğer bu satırları okuyorsanız lütfen bir daha Metafor bir konser veriyorsa, gidin ve izleyin derim. Son olarak ise Metafor lütfen bu eşsiz şarkılarınızı bir albüm olarak ta bekliyoruz, bizleri eşsiz müziğinizden mahrum etmeyin olur mu?
KRONİK
Pentagram ve Metafor sonrası sıra yine memeketin en köklü thrash metal gruplarından biri olan Kronikteydi. Hastası olduğumuz Endless War’dan kaç şarkı çalacaklarını merak ettiğimiz grup, kendilerine ayrılan süre boyunca sevenlerini her albümlerinden en sevilen şarkılarından oluşan bir setlist ile oldukça memnun etti. Canın Cehenneme, Fena, İstanbul’da Aşk Memlekette Rock’N Roll ve daha bir çoğu fanlarının da eşlik ettiği ve kendinden geçtiği şarkılar oldu. Canın Cehenneme ile başlayan konser daha ilk dakikadan alanı yaktı diyebilirim. Ardından art arda İşin Başı ,Fena, Kavga gibi her biri çok değerli Kronik şarkıları büyük beğeni topladı. Benim için özel anlarsa Endless War albümünden Soldier, The Powers That Be, Lie ve Death’s Scythe çalınırken oldu diyebilirim. Grubun efsane üyelerinden Hakan Şavklı’da sahneye gelince bu konser asla unutulmazlar arasında yerini aldı . Grubun enerjisi de oldukça yüksekti.Kendine özgü yorumuyla Burak yine vokalini fazlasıyla konuşturdu. Özer baba her zamanki gibi sahnede döktürdü .Torab baba davulunu kabile davullarını andıran vurmalarıyla bir kez daha kendine hayran bıraktı. Ekim’e geldiğimizde eşsiz çalışıyla hepimizi adeta bütyüledi. Grup dehşet bir sound ile performansını tamamladı ve o gece orada bulunan herkesi bir kez daha kendine hayran bıraktı.Her yönden gayet etkili bir performansa imza atarak geceyi noktaladı. Lie ‘a doyamadık ve elbette o gece beşiktaşı yıkan tüm efsane kronik şarkılarına, Kronik gerçekten bu topraklardan çıkmış en büyük grupların en başında geliyor. O gece de Masters Of Thrash’e damgasını vurdular diyebilirim.
METALIUM
Ve hastası olduğum yıllar boyunca izlemek için can attığım Metalium gecenin finaline yakışır mükemmel bir performansa imza attı. Onlarda Kronik gibi grubun her döneminden en sevilen hitlerini art arda sıraladılar. İntro girdiği anda büyük bir heyecanla yılardır keşke izlesem dediğim efsane grup sahnede yerini aldı ve 6th Day Of Hell ve tüylerimizi diken diken eden Draggın’ To Mayhem ile bomba gibi pergormasın startını verdi babalar. Az evvelde bahsettiğim gibi setlistlerinde neler yoktu ki, Church Of Dark Desires,Behind The Power, Start The Slaughter, Circle Of Despair, thE End ve daha bir çoğu, yaklaşık 25 yıl aradan sonra yayınlayacakları yeni albümlerinden Fallen ve Frozen Souls fanlardan tam not alırken, elbette en büyük ilgiyi grubun en sevilen Baş Yapıtları Suffer gördü ve hatta grup bu şarkılarını seyirciyle söyledi. Grup gerçekten sert ve tavizsiz soundu ile geceye damgasını vurdu diyebilirim. Mazhar baba eşsiz sesi ile ruhumuza işleyip bizleri mest ederken, Barış baba gitarını resmen konuşturdu. Grubun Bass Gitaristi Yetkin ise her anlamda dehşet bir performans sergiledi. Gerek enstrümana hakimiyeti gerekse sahnedeki hareketli ve etkili performansı, hatta fanların yanına inmesi ve mimiklerini konuşturarak adeta şarkıları yaşaması, zaten her biri kült olan klasiklerle ruhumuzu ele geçiren grubun performansında iyice perçinleyen güçlerden biri oldu. Metalium’un hastasıyız , umarım babaları ve bu etkinlikte yer alan tüm baba grupları çok daha fazla etkinlik ve festivalde tekrar izleme şansı buluruz.
Ve Masters Of Thrash için,
Başta Çağlan Tekil olmak üzere, bu gecenin esas kahramanları olup bizlere asla unutamayacağımız eşsiz bir performans sergileyip, bizleri kendilerine bir kez daha hayran bırakan Pentagram, Metafor, Kronik Ve Metalium’a , orada bulunan ve bu gecenin önemini ve değerini bilen ve sahip çıkan efsane kitleye ve elbette her anlamda bu muhteşem gecede emeği geçen herkese bir kez daha sonsuz teşekkür ederiz.
Fotoğraflar için Cem Gaygusuz (Rock Ajandası)’a ve Metalium Fotoğrafı için sevgili Cem Kurtuluş‘a sonsuz Teşekkürler.
Merhaba, röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. GASP’ın kuruluş hikayesinden bahsedebilir misiniz bizlere? Ne zaman, nasıl kuruldu?
Merhaba, Bize bu röportaj şansını verdiğiniz için bizde size teşekkür ederiz. GASP ‘ın kuruluş hikayesi kısaca şöyle. Daha önce WAR COMPANY adı altında sonra da REPENTLESS adı ile devam ederek yaklaşık 4 sene SLAYER tribute grubu olarak faaliyet gösterdik ve çeşitli konserler verdik. Sonra 3 kişi kalarak bunca zamandır tribute ve daha önceleri de cover gurubu olarak faliyet gösterdikten sonra artık yeter biraz da kendi bestelerimizi yapalım hatta özellikle de Türkçe olarak yolumuza devam edelim dedik. Daha önceleri yapmış olduğumuz ritimleri sözleri derleyip olur mu acaba diye denedik ve baktık oluyor 2018 Mayıs ayında ismimizi GASP koyarak yollara düştük. Kısaca hikayemiz bu
Peki, grup üyelerini de tanıyabilir miyiz kısaca?
Serdar ÇAĞLAR: Bass & Vokal
Erol ÇAYIRLI:Gitar
Aytu ARISOY: Davul
Tekliniz Çabala sert ve etkileyici sözleriyle de oldukça dikkat çekiyor. Şarkı sözlerinizi yazarken, bestelerinizi yaparken nelerden etkileniyor, nelerden besleniyorsunuz?
Sıradan olacak belki ama şarkı sözlerini yazarken toplumsal sorunlardan daha doğrusu toplumsal travma ve adaletsizlikten bahsediyoruz. Örnek vermek gerekirse mesela ÇABALA şarkısının sözlerini ben yazdım (Erol ÇAYIRLI) ve tamamen benim yaşadığım sıkıntılı bir dönemim de yazmıştım. PİM ÇEK şarkımızın da sözlerini Serdar ÇAĞLAR yazdı ve askerdeyken yaşadıklarını yazdı. Aşağı yukarı bu 2 şarkı üzerinden örnek verirsek toplumun genelde ki travması diyebiliriz. Nelerden etkilenip nelerden beslendiğimiz de az çok ortaya çıkmış oluyor. Şarkı sözlerimizi de genel de bol kinayeli ve mecazi anlamda yazıyoruz.
Biraz da klipten bahsedersek, klip de en az sözler kadar dikkat çekici, çarpıcı. Klip için kimle çalıştınız? Şu ana kadar kliple ve şarkıyla ilgili nasıl geri dönüşler aldınız, beklediğiniz gibi mi?
Klip için profesyonel bir kameraman arkadaşımızla çalıştık. Klipte oynayan abimiz de bizim Levent abimiz. Şarkı sözleri ile ilgili ağırlıklı olarak depresif olduğu yönünde görüşler oldu. Bahsettiğim gibi %100 yaşadığım ve hayatı sorguladığım bir dönem de yazdığım için şarkı daha gerçekçi oldu sanırım. Kliple ilgili olarak da Klibin Son sahnesinden dolayı sözlerden daha depresif ve yıkıcı olduğu yönünde eleştiriler aldık. (izlemeyen varsa sonunu söylemeyelimJ) hatta klip sonun da yok artık diyen çok kişi oldu. Klip ve şarkı ile ilgili olarak geri dönüşler beklediğimizden daha iyi oldu. Piyasa da tanınan birkaç ünlü isimden de olumlu mesajlar aldık. Klibimiz yaklaşık 2 aydır yayında ve ilk hafta da hatırı sayılır bir izlenme oranı da yakaladı diyebiliriz. Şuan 5000 izlenmeye yaklaştı. Kısaca ilk teklimiz ile istediğimiz sonucu aldık. Zaten ilk gözbebeğimiz bu şarkı.
Peki, yeni bir tekli ya da albüm çalışması var mı önümüzdeki günler için? Yeni yılda yeni sürprizler bizleri bekliyor mu?
Hedefimiz Ocak ayında mini bir albüm çıkarmak ve bir klip daha çekmek. Aslında GASP olarak albüm çıkarmayı şimdilik düşünmüyoruz , fakat zaman ne gösterir bilemeyiz. Davulcumuz Aytu’ nun dediği gibi aslında biz biraz performans grubuyuz ve öyle kalmak istiyoruz.
Türkiye’deki metal piyasası özellikle de sizin de içinde olduğunuz thrash metal hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Sizce gerçekten metal müzik ülkemizde hak ettiği yerde mi?
Biz yaşımız gereği de aslında Thrash metalın yükselmeye başladığı 80 li yılların ortalarından ve duraklama dönemi olan 90 lı yılların ortalarına kadar kısacası en iyi ve en üretken olduğu dönemlerde dinleme ve thrash metali yaşama şansımız oldu. Thrash metal bizce insan ruhunun derinliklerine kadar inip içiniz de ki gizli kalmış duyguları ve ağırlıklı olarak isyan etmek , baş kaldırmak , boyun eğmemek gibi duyguları açığa çıkaran bir tür müzik olarak görüyoruz. Bundan dolayı thrash metal’i bu kadar çok seviyoruz. Şarkılarımız da da bunu yansıtıyoruz zaten.
Metal müzik Türkiye de hak ettiği yere hiçbir zaman gelmediğini düşünüyoruz. Şöyle dersek daha iyi olur METALLICA ilk 1993 te Türkiye ye geldi. SLAYER ’ı 1998 de ilk defa izleme şansımız oldu. MEGADETH yanılmıyorsam 2000 li yılların başında geldi Türkiye’ye. Thrash metal’in en iyi dönemlerinde bir çok albüm Türkiye de piyasaya çıkmadı. Ne zamanki METALLICA ilk konserini verdi o zaman bir çok albümler piyasaya çıkmaya başladı. Onlarda çok rötarlı bir şekilde oldu. Mesela SLAYER’ın 1986 Reıgın in blood albümü Türkiye de 1988 South of Heaven albümünden sonra çıktı. Büyük şehirlerde imkanı olanlar korsan kaset alarak albümleri dinledi , grupları keşfetti ve etrafıyla paylaştı. Fakat daha doğuya doğru hiçbir zaman yayılmadı. Bundan dolayı da Türkiye de istenilen yere gelmedi metal müzik. Bu bizim düşüncemiz tabii.
Peki, bazı grupların uzun bir aradan sonra müzik piyasasına dönüşleri oldu bu sene içerisinde, Dr Skull örneğinde olduğu gibi, bu konuda neler söylersiniz bize? Siz neler düşünüyorsunuz geri dönüşler hakkında?
Aslında hem sevindirici hem üzücü. Sevindirici olması Dr. Skull gibi Türkiye’nin eski ve iyi grupları tekrar sahnede görmek çok güzel. Eski konserlerine de gitmişliğimiz var. Bu çok güzel, keşke hiç kopmayıp hep devam etselerdi daha iyi olurdu. Üzücü yanı ise bu tarz grupların yerlerinin doldurulamaması.
İçinde bulunduğunuz müzik piyasasında ne gibi zorluklarla karşılaştınız bugüne kadar, özellikle de sert sözlere sahip şarkıyla dinleyici karşısına çıkmış bir grup olarak?
Aslında tek zorluk konser mekanı veya canlı performans olan barların az olması. Geçen aylarda da bildiğiniz gibi Dorock taksim kapandı. Az mekan olması bizi biraz zorluyor.
Peki, dünyadan ya da Türkiye’den takip ettiğiniz, sevdiğiniz gruplar ya da müzisyenler var mı?
Olmaz mı tabiî ki var. En çok etkilendiğimiz tabi ki SLAYER. Şarkılarımız da hatta sahnemiz de bile bunu hissedebilirsiniz. Thrash metal’i sevdiren ve hatta enstruman çalmamıza vesile olan da SLAYER’dır. Bunun yanı sıra GASP olarak EXODUS , OVERKILL , SEPULTURA , MACHINE HEAD , LAMB OF GOD , DARK ANGEL gibi oldschool grupları da seviyoruz takip ediyoruz. Türkiye’den de takip edip sevdiğimiz gruplar var tabiî ki.Öncelikli olarak PENTAGRAM dır.
Bunun yanı sıra RAZOR , MURDER KING ve DİKEN de takip ettiğimiz gruplar arasında.
Sizi sahnede izlemek isteyen dinleyicileriniz için bahsedebileceğiz sahne, konser ya da festival programları var mı bizlerle paylaşabileceğiniz?
Dorock taksim , Caravan bar da sahne almıştık zaten. En son olarak da Geçen hafta Kadıköy Budda bar’da sahne aldık. Milyon TV ‘de de canlı performans ve röportaj çekimlerimiz oldu. Yakında yayınlanacak. Budda bar ‘da konserimiz çok iyi geçti. Bundan dolayı gene aynı mekanda 22 Aralık 2019 Pazar günü tekrar sahnede olacağız. 28 Aralık 2019 da da Kadıköy woodstock bar da sahnemiz var. Aralık ayında bir tane daha olabilir ama belli değil. Şuan en yakın bu 2 konserimiz var.
Sizi dinlemek, size ulaşmak isteyenler hangi platformlar aracılığıyla ulaşabilirler? Kısaca bahsedebilir misiniz?
En aktif olarak instagram sayfamızdan ve youtube kanalımızdan bizi takip edip ulaşabilirler.
@gaspbandofficial instagram ve youtube
Son olarak Çerezzine okurları ve de dinleyicileriniz için neler söylemek istersiniz?
Bizi ve sizi yalnız bırakmasınlar. Metal müziğe gönül verip dinliyorlarsa hem takipte hem de destek de olsunlar. Bol bol konserlere gidip metal müziği özellikle Thrash metali yalnız bırakmasınlar.
25 yıllık bir aradan sonra Metalium’un ilk geri dönüş albümleri “Tenebris” Şubat 2020’de yayınlayacak. Albüm plak, CD ve kaset gibi fiziksel formatlarda basılacağı gibi bütün dijital platformlarda da dinlenebilecek. Thrash Metal’in en büyüklerinden olan grup bu albümden ilk lyric videosu olan ”Fallen’ı yayınladı tüm metalseverlere duyurulur.
Efsane grup Hazy Hill Efsane şarkılarının ve anılarını fanlarıyla paylaştığı Hazy Talks serisine 12. bölümü ile devam ediyor. “Mr. Sadface” yayında !!!