Etiket: saykedelik

  • Baba Zula’nın ”Haller Yollar” Adlı Canlı Performans Kaydı Yayında!

    Baba Zula’nın ”Haller Yollar” Adlı Canlı Performans Kaydı Yayında!

    Baba Zula

    BaBa ZuLa’nın Gain Sahne için kaydettiği “Haller Yollar” parçasının canlı performans kaydı BBI Music Co. etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında!

    BaBa ZuLa, ilk olarak Gain Sahne için kaydettiği “Urfa Beşeri Hoyratı Hikayesi” adlı parçasının canlı performans kaydının ardından ikinci parçası olan ”Haller Yollar” ile tüm dijital platformlarda yerini aldı.

    Türk halk müziği öğeleriyle bezeli, elektronik müziğin olanaklarından faydalanan saykedelik müzik grubu BaBa ZuLa’nın Gain Sahne için kaydettiği ikinci parçası ”Haller Yollar”  BBI Music Co. etiketiyle 16 Aralık tarihinde tüm dijital platformlarda dinleyiciyle buluştu.

    Baba Zula

    Sözü ve müziği Murat Ertel ile birlikte Esma Ertel‘e ait olan parçanın elektronikler kısmında Levent Akmanı görüyoruz. Darbukada ise yeniden Ümit Adakale‘nin ritmlerini dinliyoruz.

    BaBa ZuLa canlı performans kaydı ”Haller Yollar” BBI Music Co. etiketiyle yayında!

    BaBa ZuLa – Haller Yollar (Künye)
    Söz & Müzik: Esma Ertel, Murat Ertel
    Vokal, Elektro Saz: Murat Ertel
    Vokal: Esma Ertel
    Ziller, Makineler, Elektronikler: Levent Akman
    Asma Davul: Ümit Adakale
    Label: BBI Music Co.

    Baba Zula – Haller Yollar Dijital Medya Platformları
    Spotify
    Apple Music
    Fizy
    YouTube Music
    Deezer

    Baba Zula Sosyal Medya Hesapları
    Instagram
    Twitter
    Facebook

  • Baba Zula’nın ”Urfa Beşiri Hoyratı Hikayesi” Canlı Performans Kaydı Yayında

    Baba Zula’nın ”Urfa Beşiri Hoyratı Hikayesi” Canlı Performans Kaydı Yayında

    BaBa ZuLa

    BaBa ZuLa’nın Gain Sahne için kaydettiği “Urfa Beşiri Hoyratı Hikayesi” parçasının canlı performans kaydı BBI Music Co. etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında!

    Türk halk müziği öğeleriyle bezeli, elektronik müziğin olanaklarından faydalanan saykedelik müzik grubu BaBa ZuLa, iki farklı canlı performans kaydını yayınlamaya hazırlanıyor. BaBa ZuLa, ilk olarak Gain Sahne için kaydettiği “Urfa Beşeri Hoyratı Hikayesi” adlı parçasının canlı performans kaydını BBI Music Co. etiketiyle 2 Aralık tarihinde tüm dijital platformlarda yayınladı.

    Sözü Hamza Şenses ve Murat Ertel‘e ait olan parçanın müziğinde ikilinin haricinde Levent Akman ismini de görüyoruz. Parçanın düzenlemesi Murat Ertel, Levent Akman imzası taşırken, darbukada ise Ümit Adakale’nin ritmlerini dinliyoruz.

    BaBa ZuLa

    Tüm dijital platformlarda BBI Music Co. etiketiyle yayınlanan Urfa Beşeri Hoyratı Hikayesi canlı performans kaydının lyric videosu ise YouTube’da yayında.

    BaBa ZuLa ayrıca 16 Aralık tarihinde “Haller Yollar” adlı ikinci canlı performans kaydını da dinleyiciyle buluşturacağının müjdesini de veriyor.

    BaBa ZuLa – Urfa Beşiri Hoyratı Hikayesi (Künye)
    Söz: Hamza Şenses, Murat Ertel
    Müzik: Hamza Şenses, Murat Ertel, Levent Akman
    Düzenleme: Murat Ertel, Levent Akman
    Vokal, Erbane: Murat Ertel
    Makine, Elektronikler: Levent Akman
    Darbuka, Elektronikler: Ümit Adakale
    Label: BBI Music Co.

    BaBa ZuLa – Urfa Beşiri Hoyratı Hikayesi Dijital Medya Hesapları
    Spotify
    Apple Music
    Fizy
    YouTube Music
    Deezer
    Muud

    BaBa ZuLa Sosyal Medya Hesapları
    Instagram
    Twitter
    Facebook
    Web

  • İşporta

    İşporta

    Yıllar önce vakti zamanında bakırköy ebu ziya caddesinde işporta işine girdik..o yıllar ebuziya bambaşkaydı….1993 94 yılları…serdal ve adını unuttuğum bi arkadaşı bakırköy de tutmuş oldukları evin salonunda kadın çorabından çim adam imal edip işportada satıyolardı…ben ingiltereden dönmüş ve işleri kesat birydim.neyse….çok şirindi yaptıkları çim adamlar..hani iyi aileler vardır amerikanvari..onların yankee çoçukları gibi… iyi eğitimli felan..şaçlar yani çimler dimdik..yanaklarını sıkmalık..çimadam denmez aslında çim çoçuk ..ama onları iyi paraya satıyorlardı…deli gibi kalabalık olurdu haftasonları ebuziya….yalova gibi yerden gelmiş bizimkilerin cebi iyi para görmüştü..uzun saçları olmasına rağmen diğer satıcılarla kanka olmuş ve iyi ilişkiler kurmuşlardı.onları korumuş kollamıştı ordakiler…. tutunmuşlardı ebuziya ya…ben de onların yanına sığındım..eşortman altı satmaya çalışıyordum ..bi yerden abim sayesinde düşürdüğüm seri sonu kalite ve faça malları süper klas insanların kapışacağını düşünürken..gerçek bambaşkaydı. ..yanlış malı yanlış insanlara satma konusunda hünerliyimdir… nerde alakasız tipler varsa onlar alıyordu ….emekli teyzeler ve inşaatta çalışan abiler..hamile kadınlar felan..neyse…olsundu..para lazımdı..amacımız vardı ..bir stüdyomuz olsun ve müzik yapalım vs vs….ben gündüz alimunyum doğrama ve gece işporta işinde takılıp para yapmaya çalışıyordum..hırslı ve acemiydim..şunu bilin ki isportacılar normal insan değildir..hepsinin başka bir amacı vardır..zaten başka amacı olmayan insanların hayatı gayet güzel ve sürprizsiz geçer..dümdüz…bizim ise başımıza hep bişeyler gelirdi.bu başka amaçlar yüzünden…berbat anılar.. boktan maceralar..hergün mutlaka bişey olurdu..bu insanlar kim di peki..?mesela.çakma kot satan mardinli motor hastası kardeşler,(amerikan dergilerindeki gibi giyinirlerdi)modern görünümlü küt sarı saçlı ama harbi mahalle kabadayısı bitirim şevki..tipine laf atanı oyardı…,sessiz ve sakin konuşmayan ve takı satan kız kardeşler…terbiyeli ve dindar..,kastamonulu gömlekçi kardeşler..ne iyi insanlardık..birbirimizi kollardık.. ebuziya işportacıları….ve pirince isim yazan abi…ismini unuttum affetsin…o yıllarda pirinçe yazı yazma işi yeni çıkmıştı.pirinci tanesini macun gibi bi şeyin içine bastırıp kaymasın diye ve üstüne rapido ile yazıp sıvı dolu camdan fildişi kolye içine koyarak yapar ve şahane para kazanırdı…veee abi cumaya gittiğinde tezgaha bakan gariban nihat..köyden gelmiş..okuma yazması kıttı… .hatta bi gün bi müşteri gelmiş ve adını yazmasını söylemişti ..macunun içine pirinci koydu nihat ve kalemi aldı.. .i…nihat adama çaresizce bakıp kalmıştı elinde kalem….bilmediği yerden soru gelmiş talebe gibi donmuş garibim..peki..neydi adamın adı… zekeriya.sorun şu…nihat z harfini hatılayamıyordu..sonra..cesaretini toplayıp…adama” abi afedersin z nasıl yazılıyordu” diyor..adam da o zamanlar tv de kamera şakaları yeni moda olduğundan nihat a soruyor….kamera nerde?…nihat çaresiz…kameranın olmadığı konusunda adamı yemin billah ediyor… zor bela ikna edince ,adam nihat a acıyıp yardımcı oluyor..soruyor… n harfini biliyormusun ???..”biliyorum abi adım nihat ”diyor bizimki..onu yan yatır …al sana z diyor adam…nihat tabi yaaaa diyor dizine vurup… zorro nun z si gibi mi?:)))))tabi ordakiler ve müşteri gülme krizine giriyor ..hem de dizlere vura vura ..neydi be o günler milyonlarca hikaye var böyle..:))..hangi mağazada yaşarsın ki bunları..mümkün mü?…işportacılık bir nevi tiyatroculuktur..tezgah da bir nevi sahne..şarkı söylersin bağırırsın..şovunu ne kadar iyi yaparsan o kadar satarsın.her sabah sıfırdan başlarsın..sokaktasındır…ve devletle her an karşılaşırsın..her dakika….ensendedir parasızlık …hayat..zabıtalar….o yıllarda ebu ziya da inanmazsınız bir zabıta vardı ve adı irfan dı (ben değilim valla):))iyi biriydi ..çok emir almadığında işportacılara kıllık yapmazdı..ama ..sonra.. bir gün başkan değişti ..yeni başkan çok devletçiydi..ünal erzen den önceki neydi ismi..o.. biz satıcıları parazit olarak görüyordu..ve belki de öyleydik..sermayesiz kaybedenler…üç kuruş peşinde hayalperest ve garibanlar..bu zamanında sermayeyi bulmuşların memleketinde parazittik..tıpkı onların parayı bulmadan oldukları gibi…ve birgün onlarca polis ve zabıta geldi..onları görünce bu işin bittiğini anlamıştım..mallarım poşette ve zaten açık değildi..etrafı kolluyordum..sonra saldırdılar..diğer büyük abi işportacıları polisle çatışırken gördüm…oraya gidemedim..korktum..ve büyük bi savaş oldu orda.kaybedecek çok şeyi olanın savaşı da büyük olur.ama sonuçta işportacılar herzaman olduğu gibi yine yenildi..yenilgiyi kabul ettiler ve çevre kafelere oturup cigara yaktılar çaresizce.. mallar kamyonlara yüklenirken hüzün bastı…ortalığı ….sessizleşti hiçbişey olmamış gibi daha sonra..insanlar ve hayat akmaya devam etti kaldığı yerden..ve yeni bir dönem başladı işportacılar ebuziya dan göçerken.