Sattas geri dönüşünü cıvıl cıvıl yeni single’ı “Eğlen” ile taçlandırıyor! Parça Akustikhane etiketi taşıyor.
Yaz güneşine ve sıcak havalarına buzlu bir limonata gibi gelen Eğlen, Sattas’ın önceki single’larının aksine mesaj kaygısı ve hüzünden oldukça uzak bir karakter taşıyor. Tüm sorunlara, sıkıntılara ve engellere rağmen dinleyicisine Eğlen diye sesleniyor.
Swing esintileri ile başlayan ve hızla özüne dönen davullarını Cenk Güngör‘ün, geleneksel Sattas dokusunu taşıyan baslarını Öykü Gülata‘nın, narin dokunuşlu klavyelerini Gonca F. Varol‘un, bazen şımarık bazen de sert gitarlarını Batu Kurnaz‘ın, nefeslilerde alto saksafonu Mehmet Ali Özay‘ın, trompeti Barış Doğukan Yazıcı‘nın, tenor ve bariton saksafonları Emir Erünsal‘ın çaldığı, perküsyonlarda da Kutay Soysal‘ın eşlik ettiği parçanın kayıt sürecini Eren Turgut yönetirken, mix ve mastering’i de Mert Karayazı tamamladı.
Akustikhane etiketiyle yayımlanan Eğlen, sizi neşe ve keyif dolu günlere davet ediyor!
Sattas, kısa bir aranın ardından yepyeni teklisi “Çıplak Kral“ı müzikseverlerin beğenisine sundu.
İlk notadan itibaren başkaldırı ruhunu yansıtan parça, derin bir umutsuzluktan kol kola vererek özgürleşmenin hikâyesini anlatıyor. Yanlışları korkusuzca gösteren, onları düzeltmenin yolunu tüm toplumda arayan “Çıplak Kral”, umudunu birliktelikten alan güçlü bir çağrı niteliğinde.
Parçada:
Bas gitarda Öykü Gülata,
Davulda Cenk Güngör,
Elektrik gitarlarda Batu Kurnaz,
Klavyede Gonca Feride Varol yer alıyor.
Nefesli kadrosunda ise:
Alto saksafonda Mehmet Ali Özay,
Tenor ve bariton saksafonda Emir Erünsal,
Trompette Barış Doğukan Yazıcı eşlik ediyor.
Sözleri ve vokali grubun öncüsü Orçun Sünear‘a ait olan şarkı, Akustikhane stüdyolarında Eren Turgut yönetiminde kaydedilirken; mix ve mastering Cihan Mert Karayazı tarafından tamamlandı.
Akustikhane Records etiketiyle yayımlanan teklinin kapağında, “kralın çıplaklığı” imgesiyle genç nesiller karşısında gücünü yitiren iktidarı betimleyen Zafer Tunç Resuloğlu imzalı bir illüstrasyon yer alıyor.
Geçenlerde bulunduğum ildeki yani Tekirdağ Merkez’deki müzik albümlerinin satıldığı tek yer olan D&R mağazasına gidip neler var neler yok bakmak istedim. Tek standa düşmüş olan müzik bölümünde toplamda 20-30 arası farklı albüm mevcuttu. Tekirdağ Merkez’de müzik albümü almak isteseniz seçeneğiniz öyle çok yani!!! Seçmekte çok fena kararsız kalırsınız.
Müzik albümlerinin yanı sıra film almak isteyenler içinde film bakmak, almak, neler çıkmış, neler çok satan görmek için film severler çok zor bir karar içinde olacaklar. Çünkü film için gidip bakılacak bir dükkan, mağaza ya da öyle bir yer mevcut değil. D&R mağazasında zaten film yok, bir de orijinal filmden çok korsan filmin satıldığı bir dükkan vardı o da uzun bir zaman önce kapandı ve bu ilde film almak için tek seçenek internet ortamından sipariş vermek oluyor. Tekirdağ ilinde kültür denilince tek akla gelen ise sahilde bulunan heykeller, çok sanat sever bir yer burası.
Evet doğrudur, internet ortamında her şeye ulaşmanın çok kolay olduğu bir dönemde fiziksel olarak albüm, film gibi şeyleri almak gereksiz görülebilir. Nasıl ki kitap, gazete gibi yayınların elle dokunup okumadaki zevki ayrı ise müzik ve film kaplarına dokunup, hissederek alıp arşive katmak, kitabı elinize alıp okumak da aynı.
Bulunduğum ilde üzülerek söylemek isterim ki kültür ve sanat maalesef ki yerlerde. Denebilir ki konserler oluyor, tiyatro oyunlarına ev sahipliği yapıyorlar vs. parayı verdikten sonra popüler kişiler ve oyunları getirmek kolay, önemli olan farklı müzik, oyun türlerini de insanlarla buluşturmak. Tabii ki bu durum buradaki mekanlar için de geçerli.
Ben ne anlatacaktım, konu nerelere geldi neyse kaldığımız yerden edelim.
Mağazada müzik albümlerini incelerken gözüme çarpan bir albüme bakmak istedim. Düşünce olarak güzel bir çalışma. Kendi kendime önce bunu bir Youtube’den dinleyeyim, beğenirsem albümü alırım diye düşünürken, dinledikten sonraki hayal kırıklığımı anlatamam. Yani o albüme o kadar para vermediğim için şanslıydım. Kapak ve içeriğe bakıp, aldanıp albüm almak iPhone sipariş edip kutunun içinden hıyar çıkınca hissedilen durum ile aynı hissiyata eş değer.
Sonrasında bazı albümleri ve parçaları dinledim. Yeniden seslendirilen eski parçalar ve albümlerin hemen hemen hepsi ayrı bir hayal kırıklığı oldu. Parçanın orijinini dinliyorsun, yeniden yorumlananda daha farklı ve güzel bir etki beklerken bir bakıyorsun ki yeni yapılandırılan parça felaket. Diyorsun kulaklıkta ya da kulağında bir sıkıntı var. Ama durum öyle değil maalesef ki, ağır olabilir belki ama leş albümler ve parçalar ortaya çıkıyor. Evet ortada bir emek var ama ruhsuz bir emek sadece ticari bir emek var, ruh yok.
Sanki albüm çıkartmak için çıkartıyorlar albümleri, parçalar seslendirenlerle uyumsuz, müzik bakımından ilk çıktığı anki duygudan eser yok. Kısacası koca bir albüm hiçlik içinde kalıyor.
Hiç mi güzel işler olmuyor toplama albümlerde ve parça yenilemelerinde? Evet oluyor lakin gelin görün ki bu sayı çok az.
Film sektörü de belli film türleri dışında nasıl dipteyse, müzik sektöründe de bu tarz albümler dibe vuruyor.
İnternet ortamı sayesinde nasıl herkes ( bir parça ile nasıl olunuyor bilmiyorum ) sanatçı oluyorsa bu da ülkenin kültür seviyesini ortaya seriyor ve ortada bir emek var evet ama bu emek gelecek için değil günü kurtarmak için oluyor.
Değerini bilmediğimiz sanatçılarımıza, gruplarımıza nasıl burun kıvırıp umursamıyorsak, dinleyenlere hiçbir şey kazandırmayan kişileri göklere çıkarıyoruz maalesef ki.
Sanat ve sanatçının yanında olalım sözünü gerçek sanat ve gerçek sanatçının yanında olalım olarak değiştirmek gerek gibi. Memlekette herkes sanatçı ama sorsan ne nota bilir ne de enstrüman çalabilir.
Eski bir parçayı yeniden yorumla aaa ne oldu sanatçı oldun, gelsin şan, şöhret, para. O kadar basit olmamalı bunlar. Yeniden yorumladığın parçaya daha fazla değer, yorum katıyorsan eyvallah ama tam aksi oluyorsa gürültü kirliliğinden başka bir şey değil. Hal böyle olunca da o parçayı seslendirene, yazarına vs. haksızlık yapılmış oluyor.
Sizlere yeniden yorumlamanın nasıl yapılması gerektiğine dair farklı müzik türlerinden örnekler dinletmek istiyorum. Daha önce dinleyenler olmuştur mutlaka ama ilk dinleyenler için ise neleri kaçırdıklarını dinleyecekler ve neler düşünecekler. Karar sizin. İyi dinlemeler.
Kaliteli Müzik İle Kalın…
Luxus – Yuvasız Kuş
Jülide Özçelik – Gönül Dağı
Ünlü – Estarabim
Kıraç – Yolcu
Sattas – Yalan Dünya
Damla Kayıhan – Dönence
Pitch Black Process – Halil İbrahim Sofrası
Sitemizde yayınlanan Pitch Black Process röportajına buradan ulaşabilirsiniz.
Dejavu – Duydum Ki Unutmuşsun
Sitemizde yayınlanan Dejavu röportajına buradan ulaşabilirsiniz.