Etiket: roman

  • Katil Kadınlar / Alia Trabucco Zerán “Yeni Çıkan Kitap”

    Katil Kadınlar / Alia Trabucco Zerán “Yeni Çıkan Kitap”

    Katil Kadınlar

    Aynı zamanda bir hukukçu da olan Şilili edebiyatçı Alia Trabucco Zerán, ses getiren ödüllü çalışması Katil Kadınlar‘da, dört farklı dönemde, işledikleri cinayetlerle toplumda infiale yol açan dört farklı kadının hikâyesini, gerek eylemlerini gerekse yargılama süreçlerini titizlikle irdeleyerek aktarıyor. Deli, kıskanç, âşık kadın stereotiplerine sıkıştırılmış bu hikâyelerle, kayda geçirilen hâkim anlatıyı yapısöküme uğratarak, eril tahakkümün işleyişini bir kez daha görmemizi ve toplumsal cinsiyet yasalarına eleştirel bir gözle bakmamızı sağlıyor.

    Zerán, dünya üzerindeki pek çok ülke ve ulus gibi, “sessizlik yemini” üzerine kurulmuş Şili’nin diktatörlük ve katliamlarla, sınıfsal şiddetle ve delilik boyutuna varmış kadın kırımıyla örülü tarihinin en kuytularında gezinerek her türden suskunluk sözleşmesini ihlal ediyor. Basının tam da kadın hareketinin önemli kazanımlar elde ettiği dönemlerde işlenen bu cinayetler üzerinden köpürttüğü ahlaki paniği, af şeklinde tecelli eden patriyarkal yargı mantığını ve verili rolleri sürekli yeniden tanzim çabalarını ustalıkla çözümlüyor. Kitabın adını her dile getirişinde “Katledilen kadınlar mı?” sorusunun işaret ettiği, zihinde zımnen meşrulaştırılan şiddetin ve kültürel sağırlığın kodlarını faş ediyor. Yargılanma süreçlerinden basının haberleştirme diline varıncaya tanık olduğumuz aşinalık ise can yakıyor.

    Öldüren erkek olduğunda, erkekliğinin sorgulanmadığına, suçun bireyselliğine, failin kimi nasıl neden öldürdüğünün, kullandığı silahın ya da içinde bulunduğu şartların dahi önemsizleştiğine dikkat çekiyor Zerán. Ancak katil bir kadın olduğunda, yargılanan her dönemde bütün bir kadınlık oluyor. Çünkü kadın dediğin katil değil delişmen bir sevgili, sonra itaatkâr bir eş, sonra da fedakâr bir anne, sadık bir hizmetçi ve korunmaya muhtaç bir varlık olmalıdır. Aksi yalnızca yasaları değil, bütün bir düzeni tehdit eder.

    İşte tam da bu nedenle, “kötü kadınları hatırlamak da feminizme düşen bir görevdir.”

    Kitap Adı: Katil Kadınlar
    Orijinal Adı: Las homicidas
    Yazar: Alia Trabucco Zerán
    Çeviren: Dilara Anıl Özgen
    Sayfa Sayısı:
    200
    Yayınevi: Sel Yayıncılık

  • Mutlu Olma Sanatı / Arthur Schopenhauer “Yeni Çıkan Kitap”

    Mutlu Olma Sanatı / Arthur Schopenhauer “Yeni Çıkan Kitap”

    Mutlu Olma Sanatı

    Schopenhauer’e göre insanın en büyük hatası, mutluluğu yarınlara ertelemek ya da başkalarından beklemektir. Lakin gelecek, umulmadık tesadüfler kadar türlü engebelerle doludur. Kendini başkalarıyla kıyaslamak ise mutsuzlukların en büyüğünü daima beraberinde getirir.

    Oysa mutluluğa giden yol, yaşamın barındırdığı tesadüfleri, hatta çoğu zaman da yaşamanın amaçsızlığını kabullenebilen ve beklentilerini sınırlayarak iç huzuru geliştirebilen bir ruh haline ihtiyaç duyar. Schopenhauer bu metinde yaşam bilgeliğini sistemli bir öğretinin dolambaçlı yollarından ziyade aforizmaların yalın gücüyle sunuyor: Acıdan kaçınmak yerine onunla baş etmenin yollarını, hazza tapınmanın değil sade bir yaşamın erdemini yüceltiyor.

    Schopenhauer Mutlu Olma Sanatı‘nda, modern çağın kişisel gelişim düsturu olan “iyi hisset” vaazlarının tersine, insan varoluşunun acı, sıkıntı ve doyumsuzlukla örülü yapısını kabule dayalı bir yaklaşım sergiliyor.

    Kitap  Adı: Mutlu Olma Sanatı
    Orijinal Adı: Die Kunst, glücklich zu sein
    Yazar: Arthur Schopenhauer
    Çeviren: Mehmet Barış Albayrak
    Sayfa Sayısı: 
    104
    Yayınevi: Sel Yayıncılık

  • Kulakmisafiri: Elli Karakter / Elias Canetti “Yeni Çıkan Kitap”

    Kulakmisafiri: Elli Karakter / Elias Canetti “Yeni Çıkan Kitap”

    Kulakmisafiri Elli Karakter

    Nobel ödüllü usta yazar Canetti’den okurları kahkahaya boğacak sıradışı bir eser: Kulakmisafiri

    Gerçeküstü imgelerle bezenmiş, tedirgin edecek derecede anlaşılır ve aşina tuhaflıklarla örülü, insan denen mahlûkun adeta şeceresini çıkaran kadınlı erkekli tam elli karakter! Satırlar ilerledikçe her bir tasvir, bakışan aynalar arasından kafasını her an uzatmaya hazır bir ucubeye, bir hilkat garibesine dair okurun eline uzatılmış bir rol pusulasına dönüşüyor.

    Malmülkçü, Gözyaşıbağımlısı, Atıptutan, Hileavcısı gibi gündelik hayatımızda sıkça karşımıza çıkan ve her an çıkabilecek karakter türlerinden bir resmigeçit yaratan Canetti, bunları kendine has bir üslupla tek tek kataloglayarak yaşamın engebeli yollarını hafif hasarlarla yürüyebilmemiz için bize kılavuzluk ediyor.

    Kitap  Adı: Kulakmisafiri: Elli Karakter
    Orijinal Adı: Der Ohrenzeuge: Fünfzig Charaktere
    Yazar: Elias Canetti
    Çeviren: Anıl Alacaoğlu
    Sayfa Sayısı:
    104
    Yayınevi: Sel Yayıncılık

  • “Zamanı Tanrı Yaşar” Raflardaki Yerini Aldı

    “Zamanı Tanrı Yaşar” Raflardaki Yerini Aldı

    Zamanı Tanrı Yaşar

    Modern Çağ Edebiyatının son temsilcilerinden Yazar Seyfettin Araç’ın “Kırmızı Yayınları” etiketiyle çıkan “Zamanı Tanrı Yaşar” adlı eseri raflardaki yerini aldı. Türk edebiyatında yine bir ilke imza atan yazar, altı roman kahramanını altı farklı anlatıcı olarak okuyucuya sunuyor. Yarattığı bu yeni tarz ile Çağdaş Türk Edebiyatına da yeni bir soluk getiriyor. Kapadokya’nın şiirsel atmosferinden Fransız Riviera’sına uzanan bir aşk yolculuğu okuyucuyu bekliyor. Gerçek karakterlerden, gerçek olaylardan esinlenen yazar, yine bir gerçek aşk hikayesi ile okuyucularını selamlıyor. 680 sayfalık modern bir klasik tadında eserini okuyucuya sunuyor. Eser, önümüzdeki aylarda Fransızca ve İngilizce çevirileriyle de okuyucularla buluşacak.

    “Kent Şiirleri”, “Sevgili Yalnızlık” ve “Unutulmuş Topraklar” gibi eserleriyle Türk edebiyatına derin izler bırakan Seyfettin Araç’ın yeni romanı “Zamanı Tanrı Yaşar” Kırmızı Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Kendine özgü üslubu ve derinlikli anlatımıyla edebiyatseverleri etkilemeye devam eden Araç, yeni romanı ile Çağdaş Türk Edebiyatına da yepyeni bir soluk getiriyor.

    Gerçek bir aşkın peşinden sürüklendiğimiz bu büyüleyici hikâyede sır perdelerini aralarken, okuyucuları Kapadokya’nın şiirsel atmosferinden Almanya’nın karmaşık sokaklarına kadar unutulmaz bir yolculuk bekliyor. Türk edebiyatında yine bir ilke imza atan yazar, altı roman kahramanını altı farklı anlatıcı olarak okuyucuya sunuyor. Yazarın ustalıklı kaleminden dökülen her kelime, okurun zihninde yeni ufuklar açıyor ve duygusal bir derinlik yaratıyor.

    Seyfettin Araç

    Kapadokya’dan Fransız Rivierası’na Uzanan Gerçek Bir Aşk Hikayesi

    Seyfettin Araç’ın gerçek bir yaşam öyküsünden yola çıkarak kaleme aldığı “Zamanı Tanrı Yaşar” adlı roman, düşsel bir aşkın ve kapkara sırların peşinde Kapadokya’dan Almanya’ya, Almanya’dan Fransız Riviera’sına uzanıyor. Birbirine bağlı hayatlar ve yarım kalan aşklar, tesadüflerle örülü karşılaşmalar, epik zamanlar ve hayatın kırılganlığı üzerine düşündürüyor. Severek, bir solukta okuyacağınız bu kitabın akıcı dili ve olayları ustalıkla okura sunma becerisi, Seyfettin Araç’ı Çağdaş Türk Romancılığında üst mertebeye yerleştiriyor.

  • Celladın Güzel Kızı / Angela Carter “Yeni Çıkanlar”

    Celladın Güzel Kızı / Angela Carter “Yeni Çıkanlar”

    Celladın Güzel Kızı

    İngiliz edebiyatının çığır açan, esinleyici kalemi ve en prestijli edebiyat ödüllerinden James Tait Black Memorial’a layık görülen Angela Carter’ın 30 yılı aşkın hikâye anlatıcılığının dört başı mamur bir yansıması: Celladın Güzel Kızı.

    Carter, kadın kahramanlarını kenar mahallelerde, balta girmemiş ormanlarda ya da şehrin işlek caddelerinde mitler, mistisizm, fanteziler ve bir tutam erotizmle çevreleyerek grotesk tablolar çiziyor. Engin okyanusları, kış güneşini, puslu dağları seyre dalıyor, gözünü kan bürümüş avcılar ve onların intikam yemini etmiş avlarıyla pusuya yatıyor.

    Aşkla, ölümle ve kanla mühürlenmiş hikâyeler bunlar… Okuru bir labirente düşmüşçesine zahiri gerçekliğine hapseden, kimseyi teskin etmek ya da mutlu sonlara inandırmakla derdi olmayan, yoğun ve çarpıcı satırlarıyla Angela Carter, doğaüstü olanla hakikatin arasında kudretli bir köprü inşa ediyor.

    Kitap Adı: Celladın Güzel Kızı
    Özgün Adı: Selection of Stories: Early Work, 1962-6 and Fireworks
    Yazar: Angela Carter
    Çeviren: Yeşim Seber
    Türü: Öykü
    Sayfa Sayısı: 168
    Yayınevi: *Sel Yayınları

  • Replikalar Çölü / Murat S. Dural “Yeni Çıkanlar”

    Replikalar Çölü / Murat S. Dural “Yeni Çıkanlar”

    Replikalar Çölü

    “Fırtınaya bak Maya, bak alt dudağı ben üst dudağı ben. Sakallarım salınıyor bulutlardan yere kadar. Görüyor musun?”
    Arkhe üçlemesi heyecan verici bir yapıtla devam ediyor!

    İmkansız bir görevin peşinde, zamana karşı keşif mücadelesi veren bir grup arkeolog, sonsuz zenginliğin içinde sahici bir geçmişten mahrum kalmış bir ülke ve ülkesine bir geçmiş bulmaya and içmiş Emir, bir de tabi çölün kadim varlıkları. Ayrıca ansızın Kraliçe Elizabeth’le el şıkışabilir, birden önemli bir futbol karşılaşmasının yapılacağı stada inşaat halindeyken düşebilisiniz. Murat S. Dural gerçek ile serabın, hakikat ile replikanın iç içe girdiği gizemli bir maceraya, gizemlerin coğrafyasına okuru davet ederken farklı kurgu teknikleriyle, kelime tercihleriyle, amansız fantastik ya da bilimkurgu karakterleriyle karşılaşabilirsiniz.

    Replikalar Çölü
    Yazar: Murat S. Dural
    Kapak Tasarımı: Serra Ataman
    Dizi Adı: Türkçe Edebiyat
    Türü: Roman
    Sayfa Sayısı: 108
    Yayınevi: Epona Kitap

  • Buruk Ayrılık / Osamu Dazai “Yeni Çıkanlar”

    Buruk Ayrılık / Osamu Dazai “Yeni Çıkanlar”

    Buruk Ayrılık

    Osamu Dazai’den kadim kültürlerin coğrafyasında mayalanan sancılı bir inşa ve aydınlanma dönemindeki toplumsal çalkantılara ve çileli halkların refah ve ilerleme arzusuyla gösterdiği özverilere dair sarsıcı bir ilk eser…

    Modern tıp eğitimi almak için Japonya’ya gelen Çinli Zu Cucin ve arkadaşı Takaşi Tanaka ile Fucino Hoca arasında gelişen derin dostluğu ve güçlü yoldaşlığı gerçek tanıklıklara dayanarak ilmek ilmek ören Buruk Ayrılık, 1900’lerin Uzakdoğu siyaseti, ekonomisi, edebiyatı ve kültürel yaşamına tutulan bir projektör görevi görüyor.

    I. Japon-Çin Savaşı ve Japon-Rus Savaşı’nın sert dönemecinde kültürlerarası etkileşimin ve nezaketin tezahürlerini barındıran bu hikâye, Dazai’nin yalın ve samimi üslubuyla bezeli dostane nasihatleriyle, Finlandiya’nın kalkınması için yol gösterici nitelik taşıyan Beyaz Zambaklar Ülkesinde’yi anımsatıyor.

    Buruk Ayrılık
    Özgün Adı: Sekibetsu (惜別)
    Yazar: Osamu Dazai
    Çeviren: Hüseyin Can Erkin
    Kapak Tasarımı: Aslı Sezer
    Türü: Roman
    Sayfa Sayısı: 120
    Özgün Dili: Japonca
    Yayınevi: Sel Yayıncılık

  • Herkesin Yazdığı Roman

    Herkesin Yazdığı Roman

    *10 küsur yıl öncesine ait bir yazıdır…

    Değer verdiğimiz her şeyin günü geldiğinde kalbimizi kırmasıyla başlar bu roman; yaşamımızın her karesini bazen keder, bazen mutluluk, bazen korku, bazense sevgiyle yazarız, her gün yeniden açtığımız bembeyaz sayfalara…

    Günü gelir, sayfalar kirlenir. Hiç durmadan yazdığımız romanın başına döneriz. Çünkü sayfalar bir gün bitecektir, çünkü sayfalar günü geldiğinde değere binecektir. Tek tek inceleriz tüm sayfaları gereksiz yere kirlendi mi diye. Fark ederiz… Aslında o kadar çok gereksiz sayfa var ki bu romanda, yaşadığımız mutluluğu, sevgiyi, aşkı yazacak kağıt kalmayacak!

    Gereksiz yere kullanılan onca kağıdı temizlemek isteriz ama ne silgi ne de sevgi temizler o kağıtları… Bu sefer başka bir yol ararız, en azından gereksiz yazı kalmasın diye sayfaları koparmaya çalışırız. Bu sefer de başarısız! Kağıtlar öyle güçlü tutmuş ki romanı, sanki yaşanılan her saniye daha çok yapıştırmış sayfaları.

    Düşünmeye başlarız… ”Elimde çok az kağıt kaldı, bu romanı okuyan herkes görecek gereksiz sayfaları; yanlışları, acıları, yapılan onca hatayı!” Ağlarız… Bağırırız… Geriye kalan sayfaları yırtarız, romanı bırakırız. Çünkü mutluluğu, aşkı, sevgiyi de yazsan kalan sayfalara, yaşamını kazanamazsın asla!

    Ne doğduğun günü, ne okul zamanlarını, ne düğününü ne de geride bıraktığın yılları. Bence insan, geçirdiği her saniyenin güçlendirmemesi için gereksiz sayfaları, zamanında koparmalı bir çok sayfayı… Sayfaları koparmak için fark etmelisin! Etrafında olup biteni, seni tüm kalbiyle sevenleri, sevgini hakedenleri, sana yanlış kalemi verenleri ve sayfalarını kirletenleri…

    Yunus Emre Işık

  • Yasemin Özek’in, Angeliki ile Mehmet Serisinin İkinci Romanı “Bu Böyle Yarım Kalmayacak” Raflarda

    Yasemin Özek’in, Angeliki ile Mehmet Serisinin İkinci Romanı “Bu Böyle Yarım Kalmayacak” Raflarda

    ESKİ ZAMANDAN BİR BEYOĞLU AŞKI…

    Yasemin Özek’in sınır tanımayan bir aşkı kaleme aldığı, Angeliki ile Mehmet serisinin ikinci romanı Bu Böyle Yarım Kalmayacak Epsilon’dan çıktı. 70’li yılların Beyoğlu’nda, bir meyhanecinin kızı olan Angeliki ile bir ciğercinin oğlu olan Mehmet’in arasındaki aşkı anlatan serinin ilk kitabı da Epsilon logolu yeni baskısıyla raflarda yerini aldı. Okurlar, bir yandan Angeliki ile Mehmet’in çarpıcı aşk hikâyesine şahitlik ederken diğer yandan bu sürükleyici aşka eşlik eden şarkıları kitapların sonundaki karekodlardan dinleyebiliyor.

    Kendisi de bir mübadil torunu olan Yasemin Özek’in, tarihsel gerçeklerden esinlenerek tutkulu bir aşk hikâyesini anlattığı iki kitaplık Angeliki ile Mehmet serisi Epsilon’dan çıktı. Epsilon, serinin yeni kitabı Bu Böyle Yarım Kalmayacak – Angeliki ile Mehmet 2 ile birlikte, ilk kitabını da yeniden basarak okurlarla buluşturdu.

    Angeliki ve Mehmet 1

    Angeliki ile Mehmet 1

    İstanbul’da, Beyoğlu’nda, Balık Pazarı’nda bir ciğercinin oğlu ile bir meyhanecinin kızı idi onlar. Karşılıklı dükkânlarda çalışıyorlardı, babaları da yıllardır aynı sokağın esnafı… İki gencin birbirlerini görüp âşık olması, güzel bir hikâyenin başlangıcı olabilir her şey mutlu mesut ilerleyebilirdi. Biri Türk biri Rum olmasaydı… Sene, 1970 olmasaydı…

    Zamanın ruhunun kıydığı sevdalardan birine dönüşmek üzereydi Angeliki ile Mehmet’in aşkı. Önce gizlemeyi denediler, sonra şarkılarla beslediler hasretlerini. Ama bir gün… O büyük yangının kıvılcımı düştü aralarına, hayallerinin dekoru paramparça olana dek de bırakmadı peşlerini. Bazı aşkları bitirmeye çalışır herkes, neden olduğunu bile bilmeden, sırf öyle olması gerektiğini öğrendikleri için… Bir tek âşıklar savunur bunun karşı konulamaz bir his olduğunu. Sonra bir ağızdan söylerler o şarkıyı: “Bu böyle yarım kalmayacak…”

    Bu Böyle Yarım Kalmayacak - Angeliki ve Mehmet 2

    Bu Böyle Yarım Kalmayacak – Angeliki ile Mehmet 2

    Aşk bir mücadele işi; araya giren yılların, yolların, ellerin ve kuralların taraf olduğu bir savaşta… “Silemezler gönlümden ne aşkını ne seni…” diye diye savaşıyor sevdalılar. Uzaklık da hasret de bir yangın, kimin ne kadar yandığını da kimse bilmiyor üstelik; diğeri bile… Bu bilinmezlik içinde “Bir ihtimal daha var…” diyesi geliyor ayrılanın da; hemen araya giriyorlar etraftan, “Tek sen misin ayrılan, üzüldüğün şeye bak…”

    Gitmenin de kalmanın da zor olduğu yerde en zoru buluşmak… Tut ki inat ettin tut ki kavuştun, bakalım bulduğun kişi bıraktığın kişi mi? Angeliki ile Mehmet’in sevdası sınırlara inat sürüyor… Sürüyor da kendilerinin ve aşklarının önüne geçecek büyüklükte engeller karşısında ne kadar ayakta kalabilecek? O son şarkıyı, birlikte mi yoksa ayrı ayrı mı söyleyecekler: “Seni ben unutmak istemedim ki, uzayan yollara neden inandın…”

    Yasemin Özek’in Angeliki ile Mehmet serisinin iki romanı birden, Epsilon logosuyla raflarda ve internet satış sitelerinde!

    YASEMİN ÖZEK HAKKINDA
    1980 yılında İstanbul’da doğdu. Özel Moda Lisesi’ni bitirdikten sonra Akademi İstanbul, Radyo/Televizyon ve Sinema Bölümü’nden mezun oldu. Beş yıl boyunca reklam ajanslarında metin yazarı olarak çalıştı. 2005 yılında televizyon kariyerine başladı ve çeşitli televizyon dizilerinin senaristliğini yaptı. 2011 yılında Van Depremi’nin ardından Erciş’te çekilen “Beklemek” adlı belgeselin yapım koordinatörlüğünü üstlendi. Belgesel, aynı yıl TRT Belgesel Ödülü’nü aldı.

    2014 yılında ilk romanı İki Gözüm Despina’yı yazmaya karar verdiğinde senaristliğe ara verdi. Yunanca öğrenimini hızlandırdı ve kitabının büyük kısmını Yunanistan’da tamamladı. İki Gözüm Despina Şubat 2017 yılında, ikinci romanı Angeliki ile Mehmet 2020 yılında yayımlandı. 2020 yılında yayımlanan ve iki dalda “Gourmand Awards 2021” ödülünü alan İmbikten Kadehe/ Distile İçkiler Rehberi kitabının editörlüğünü yaptı. Angeliki ile Mehmet’in devamı olan Bu Böyle Yarım Kalmayacak – Angeliki ile Mehmet 2, 2022 yılında yayımlandı.

     

  • Darke / Rick Gekoski “Yeni Çıkanlar”

    Darke / Rick Gekoski “Yeni Çıkanlar”

    Darke

    Artık diğer insanların varlığına, onları kovmak için bile olsa tahammül edemiyorum.”

    … Kapı duvar.

    Mecazen değil, apaçık duvarlaştırılmış bir kapı önümüzdeki. Bir kapı-duvar, kapkara. Karalığın ardında karanlık, karanlığın içinde de kendi sürgününde olan biri var: James Darke.

    Dünyayla tüm bağlarını koparmayı arzu eden bu huysuz münzevi, yalnızca kitapları ve “yaşlılık defteri” diye adlandırdığı günlüğüyle vakit geçiren, başka hemen her şeyden nefret eden eski bir edebiyat öğretmeni. Hislerinin sebebi aşikâr: İnsan, canı ne denli yanıyorsa o kadar nefretle dolar.

    Darke, kayıpların ardından yakılan, sessiz ve bir o kadar derin yaralar açan müstehzi bir ağıt; zihinlere cevaplaması güç bazı soru tohumlarını ekiyor, yanıtların sırrına ermek için ise bir ömür yaşamış olmak gerekiyor…

    Man Booker başta olmak üzere prestijli edebiyat ödülü jürilerinin etkili ismi, akademisyen ve yayıncı Rick Gekoski’den, aile portrelerindeki yapmacık tebessümlerin ardında gizlenmiş çürük bağları geç de olsa koparan nüktedan bir anti-kahramanın, kızı ve torununa karşı gerçek duygular kuşanmasının serencamı.

    Darke
    Özgün Adı: DarkeYazar: Rick GekoskiÇeviren: Begüm KovulmazGenel Yayın Yönetmeni: Bilge SancıEditör: Beki Nil LeviKapak Tasarımı: Aslı SezerSayfa Tasarımı: İklime YılmazDizi Adı: Dünya EdebiyatıTürü: RomanSayfa Sayısı: 285Özgün Dili: İngilizce
    Yayınevi: *Sel Yayıncılık