Etiket: iron maiden

  • Iron Maiden’ın “No Prayer For The Dying” Albüm Kapağı

    Iron Maiden’ın “No Prayer For The Dying” Albüm Kapağı

    Bu ay sizlerle Iron Maiden’in 8.ci Stüdyo albümü olan No Prayer For The Dying albüm kapağını inceleyeceğiz.

    1990 yılının sonbaharında piyasaya sürülen albüm, grupta bir çok Maiden hayranını sarsan bir değişikliğe sahnedir. Grubun solist gitaristi virtüöz Adrian Smith gruptan ayrılmış ve Janick Gers Smith’in yerini doldurmak için gruba transfer edilmiştir.

    Fakat albümün geneline hakim olan Horror teması enteresan bir şekilde Gers’in kendine has gitar sololarıyla bütünleşebilmiştir.

    iron maiden

    Albümün kapağı ise çarpıcı şekilde albümün geneline hakim olan Horror teması ile aynı havayı yakalamıştır. Kapak eseri yine Maiden ile bütünleşen sanatçı Derek Riggs tarafından resmedilmiştir.

    Kapak eseri, albüme hakim olan Horror temasında bir mezarlık temasına sahiptir. Grubun maskotu korkunç Eddie, bu kez gece yarısı bir mezardan ani şekilde hortlamakta, ve gece mezarlığı kolaçan eden devriye memurunun boğazına saldırmaktadır. Tahmin edileceği gibi bu eser sadece albümün geneli için değil, aynı zamanda albümün hit parçası olan “No Prayer For The Dying” parçası için resmedilmiştir.

    No Prayer For The Dying

    Eserde Eddie, bu kez grubun ilk albümüne gönderme yapacak şekilde klasik bir görünüme sahiptir. Mezarlık görevlisinin yağlı lambası ortamı aydınlatan yegane ışık kaynağıdır ve Eddie gözlerinin içinden şeytani elektrikler yaymaktadır. Albümün geneline hakim olan Horror teması ile bütünleşen eser adeta albümdeki parçaları görsel olarak canlandırmaktadır. Riggs, eser için klasik yağlıboya tekniği kullanmıştır.  Eserdeki tonlama, detay kalitesi yine göze çarpmaktadır.

    Makalemi sonlandırırken sizlere Metal ile kalın diyor, ve bu zor Covid-19 krizinin her sektörü vurduğu böylesi bir dönemde Sanatı, Sanatçıyı ve Müzisyenleri desteklemenizi tavsiye ederek, bir sonraki makaleme kadar keyifli bir yaz diliyorum.

  • Iron Maiden’in Flight of Icarus Single Albümü

    Iron Maiden’in Flight of Icarus Single Albümü

    Herkese bir süre aradan sonra tekrar merhabalar, bu ay sizlere Iron Maiden grubunun Flight of Icarus single eserinden bahseceğim. (Makaleyi parçayı dinleyerek okumanızı kuvvetle tavsiye ederim)

    Flight of Icarus single olarak grubun 4.cü Stüdyo albümü olan Piece of Mind albümünün yayınlanmasından hemen önce ayrı bir şekilde 1983 yılında piyasaya sürülmüştür. Grubun 8.ci Single çalışmasıdır. Single kendisine ait çarpıcı bir Sürrealist tarzda eserle süslenmiştir. Eseri yine daha önceki makalelerimizde tanıttığımız Derek Riggs resmetmiştir.

    iron maiden flight of icarus

    Eserde, yine Iron Maiden grubunun maskotu Eddie, bu sefer yarasavari kanatlarıyla gökyüzünde elinde bir alev silahı tutarak uçmaktadır.  Eserin arka planında Eddie’nin Alev silahıyla yakmış olduğu Icarus olarak adlandırılan Viking mitolojisine has bir Melek görülmekte ve yanarak gökyüzünden düşmektedir. Aşağıda ise cehennemvari bir görüntü içinde bir tepede yanmakta olan insanlar görülmektedir. Eddie, bize adeta bir zafer havasında bir ifade ile hiddet içerisinde bakmaktadır.

    Eddie, bu kez yarasa kanatlarıyla esere daha grotesk ve gotik bir hava katmıştır. Eddie’nin yarasa kanatları esasen Icarus’ların tüyden meydana gelen kanatlarına bir tezattır.

    Eserin tarzı, havası, kullanılan stil, belirgin biçimde Fantastik ve Sürrealist öğeler barındırmaktadır. Zaten Icarus olarak adlandırılan Viking melekleri, 18.ci ve 19.cu ve 20.yüzyılda Sembolist ressamlar, ve erken dönem Sürrealist ressamlar tarafından sıkça konu edilmiştir. Icarus melekleri Germen kültüründe özgürlüğü ve zaferi temsil etmektedir. Ömrü süresince başarılı olmuş savaşçıları öte dünyaya ilk geçişte Icarus melekleri karşılayacaktır. Bu bakımdan kapak çalışması Maiden’ın tipik tarzı olan tepkisel ve anti-tradisyonel içeriğini bütünlemektedir.

    Bu bakımdan Eddie’nın yarasa kanatları, Icarus’ların özgürlüğü temsil eden tüyden kanatlarına tezat olarak öç almayı temsil etmektedir.

    Kapak çalışması, fırça tarzı ve stil olarak grubun The Number of The Beast albümünün kapak eserinin bir devamı gibidir. Cehennemden öcünü alan Eddie, bu kez gözünü Icarus’lara dikmiştir. Eserde kullanılan renklerin bütünlüğü hayranlık uyandırıcıdır.

    Eddie’nin bunca değişik sahnelerde farklı biçimler ile yeralması, maskotun devamlılığını sağlamış, hayranlar gözünde tazeliğini sürekli canlı tutmuştur.

    Bir sonraki makalemde tekrar biraraya gelinceye dek Metal ile kalın!

    Her konuda ilgili ve erkeklerin üzerine düşen biri olarak siz değerli beylerle oldukça güzel zaman geçireceğimizi düşünerek buraya ilanımı bırakmaya karar verdim. Sizde beni yakından görmek ve hizmetlerimi keşfetmek için bana daha yakın adıyaman escort bayan olmadan önce kısaca beni tanımanızı istiyorum. Ben 28 yaşında işine bağlı ve oldukça güzel bir Kayseri escort bayan olarak erkeklerin dikkatini çeken biriyim. Dolayısıyla hem fiziksel hem de yeteneklerimle sizi kendinizden geçirmek için sadece ilan numaramdan beni arayarak benden randevu almanızı bekliyorum. Sizde benim gibi bir hatunu kaçırmadan hemen randevu almak için harekete geçin beyler. Birlikte zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağız. Bu güzel bahar günlerinde bol bol ter atmak istiyorsanız size çok yakın olduğumu unutmadan Kayseri bayan escortunuzu aramayı unutmayın. Bugüne kadar her mutluluğunuz hakkında düşüncelere dalıyorsanız gerçek mutluluğu ve zevki yaşamamışsınız demektir. Çünkü ben afyon escort bayan olarak siz değerli beyleri arzulayan ve her zaman yanınızda olan bir hatunum. Maneviyata çok önem verdiğim için erkekler konusunda empati kurabiliyorum. Buda size daha yakın olmamı ve sizin benim yanımda daha rahat hareket etmenizi sağlıyor. Oldukça özel biri olduğunuzu düşündüğüm için size sınırsız hizmetimle yatakta özgür olmayı ve en önemlisi bedenimden istediğiniz gibi yararlanmanızı vaat ediyorum. Sizde bu fırsatı kaçırmadan ve benim gibi hatunla birlikte olmanın doyasıya tadını çıkararak hemen randevu almayı ihmal etmeyin canlarım. Böylece sizde özel erkeklerden biri olarak benimle en güzel ve doruklarda bir zevki yaşayın. Genel olarak erkeklerin yaşamak istediği zevkleri, ilişkileri ve en önemlisi samimiyete önem verdiklerini bildiğim için size harika bir agri escort bayan teklifle bu ilanı bırakmaya karar verdiğimi söylemek istiyorum canlarım. Ben genel olarak erkeklere değer veren ve isteklerinizi yerine getirmek için elimden gelen bütün hünerlerimi göstermeye çalışan bir hatunum. Günüm genellikle yoğun geçse de pandemi döneminde de siz değerli beylere hizmet verdiğimin müjdesini vermek istiyorum. Zevklerinizi,arzularınızı ve isteklerinizi asla sınırlamadan harfiyen yerine getiren ve sizi arzulayan çıtır bir Kayseri escort bayan olarak benden randevu almanızı sabırsızlıkla beklediğimi söylemek istiyorum. Sizde benim gibi bir hatunla birliktelik yaşamanın güzelliğini keşfetmek için hemen altta yer alan ilan numaramdan beni arayarak randevu alabileceğinizi unutmayın canlarım. Her erkeğin en çok önem ve değer verdiği cinsel görükle escort hayatındaki mutsuzlukları unutturup yerine en güzel ve zevk dolu anılarla inşa etmek için burada bulunduğumu unutmayın. Ben ilişkide en çok anal birlikteliklerden hoşlandığınızı bildiğim için bu alanda iddialı ve uzman olduğumu söylemek istiyorum. Uzun süredir bu sektörde olsam da anal konusunda asla üzerime tanıma. Size en güzel dakikaları yaşatırken aynı zamanda zevkten dört köşe olmanızı sağlayacağıma emin olmanızı istiyorum hayatım. Sizde benim gibi Kayseri escort bayan partner arayışındaysan artık bulduğunuzu düşünerek beni aramanızı sabırsızlıkla bekliyorum.

  • Iron Maiden’in Stranger In A Strange Land Single Kapağı

    Iron Maiden’in Stranger In A Strange Land Single Kapağı

    Bu ay, sizinde tahmin edeceğiniz gibi gündemi yoğun şekilde işgal eden Suriye’deki gelişmeler sebebiyle Ekim ayı makalem biraz gecikmeli de olsa karşınızda.

    Sizlere bu köşeden daha önce Iron Maiden’in Somewhere In Time albümünün kapak detaylarından bahsetmiştik. Ancak o albümde yer alan parçalardan Stranger In A Strange Land’ın albümle aynı dönemde bir single olarak kendi ismiyle ayrıca yayınlandığından bahsetmemiştik.

    Somewhere In Time albümünün yayınlandığı 1986 sonbaharında, Stranger In A Strange Land single olarak doğru tabirle ufak bir albümcük olarak çıkmıştır. Bu single albümünde ayrıca “That Girl” isimli az bilinen bir başka Iron Maiden parçası da yer almaktadır çünkü bu parça Somewhere In Time albümüne konulmamıştır.

    Sizlere bu ay, bu single’ın kapağını süsleyen eserden bahsedeceğiz.

    Stranger In A Strange Land parçası, parçanın tam ortasındaki Adrian Smith’in hissiyatlı gitar solosu ile hafızalara kazınmıştır. Parça aynı zamanda ünlü bilim kurgu yazarı Robert A. Heinlein’in parçayla aynı isimli 1961 yılında kaleme aldığı romanından ilham almıştır. Single’ın kapak çalışması ise Somewhere In Time albümünün yine bu köşeden birlikte incelediğimiz kapak çalışması ile konsept olarak birbirinin devamı ve birbirini bütünleyen çalışmalardır.

    Tahmin edileceği gibi yine Derek Riggs’in resmettiği bu kapak eserine baktığımızda grubun meşhur maskotu Eddie, yine vücudunu çevreleyen Biomekanik parçalı süiti üzerinde bir palto giymekte ve fötr şapkasıyla bir barda etrafa çaktırmadan (!) bir poker masasının hemen yanında durmakta ve oyunu izlemektedir..  Barda arka planda uzaylılar masalarında oturarak içkilerini ve sigaralarını içmekte, ve Eddie’nin izlediği masadaki gibi poker oynamaktadırlar.

    Resmedilen çalışmada uzaylılarla dolu Bar’ın Star Wars filmlerindeki Kantin sahnelerinden ilham aldığı su  götürmez bir gerçektir.  Ayrıca öndeki masadan kayarak düşmekte olan iki adet poker kağıdından altta sarı olanın üzerinde Alien filmlerinin meşhur yaratığı Xenomorph göze çarpmaktadır.

    Single albümünde yer alan ön söz, bize bu kapak eserinde yer alan imgelerin birebir açıklamasını yapar niteliktedir:

    “The Android with no name walked in to the crowded spaceport bar, eight foot tall, with death in his cold android eyes, he strode across  the room. Small green aliens scuttled out of his path. Fearsome martian warriors would not meet his gaze and the air froze when he croaked in his dark gravelly voice; “A pint of bitter please mate”.

    İngilizcesi zayıf olan okuyucularım için Türkçe tercümesini de yazayım:

    “İsmi olmayan Android, kalabalık bir uzay-limanı Barından içeri girdi, 2 metre 44 cm boyu vardı, o soğuk android gözlerinde ölüm vardı, uzun adımlarla içeride yürüdü.  Kısa boylu yeşil uzaylılar onun yolundan çekildi. Korkutucu Marslı savaşçılar onunla göz göze gelmekten kaçınırken o havayı donduran mezar kadar karanlık sesiyle “Acılı bir bardak (Bira) lütfen dostum.”

    Sizin de keyif alarak okuyacağınızı tahmin ettiğim bu makaleyle beraber sizlere Heavy Metal dolu bir Ekim ayı diliyorum. Cadılar Bayramınız şimdiden kutlu olsun !

  • Somewhere In Time Albüm Kapağındaki Detaylar

    Somewhere In Time Albüm Kapağındaki Detaylar

    Herkese tekrar merhabalar, bu ay ne yazık ki yine bitmek bilmeyen seçim tartışmaları gündemi gölgesinde makalemizi yazmak durumunda kalıyoruz. Ancak çoğunuzun bu köşeyi tekdüzeleşen bu politik gündemde farklı bir nefes almak için de takip ettiğinizin farkındayım.  Bu ay köşemizde Iron Maiden’ın meşhur Somewhere In Time albümünün kapağını konu olarak ele alacağız. Iron Maiden’in meşhur kapak sanatçısı Derek Riggs’in bu aibüm kapağında hangi sembolleri gizlediğini ve ardındaki sanatsal ihamları ele alacağız.

    Somewhere In Time albüm kapağı eğer Seventh Son of a Seventh Son kapağını bir kenara koyarsak, Iron Maiden’in albümlerinde yoğunlukla kullandığı Bilimkurgu öğelerin bulunduğu kapak çalışmasıdır.

    Özellikle bu albümde Iron Maiden’in maskotu Eddie’yi çok farklı bire biçimde görürüz. Bunun nedeni o dönemde (Yıl 1986) arka arkaya kült bilimkurgu filmlerin yayınlandığı bir dönem olması yatar. Albümün yayınlandığı 1986 yılından önceki yıllarda Alien (1979) ve Aliens (1986) fimleri taze taze gösterime girmiş, ve bilimkurgu öğeler dönemin popüler kültüründe adeta bir patlama etkisi yaratmıştır. Bir önceki makalemizde Derek Riggs’in Alien (1979) filmindeki ana yaratık Xenomorph ‘dan etkilenerek nasıl The Number of The Beast albümüne Alien yaratığı sembolünü gizlediğini açıklamıştık. İşte aynı etkiyi Somewhere In Time albümü kapağında da görmekteyiz. Bu kapak çalışmasında Eddie’nin vücudu tıpkı Xenomorph yaratığı gibi Biomechanical unsurlar ihtiva etmektedir. Vücudunda hem bionik hem mekanik unsurlar ihtiva eden Eddie, bu her iki unsuru tıpkı Alien yaratığı gibi kendinde bütünleştirerek bir Biomechanical etkiyi kendinde bütünlemektedir.


    Şimdi kapak çalışmasında Derek Riggs’in başka hangi sembolleri çalışmasında gizlediğini inceleyelim. Kolaylık olması için paylaştığımız kapak resminde de numaralar var. Bu numaraları takip ediniz.
    1) Riggs’in imzası Eddie’nin göğsünde ki badge’da açıkça seçilebilmektedir.
    2) Eddie bize öyle bir caddede poz vermektedir ki, bu caddenin isim etiketi Acacia olarak okunabilmektedir. Bu da The Number of The Beast albümünün ünlü 22 Acacia Avenue parçasına bir göndermedir.
    3) Eddie’nin hemen yanında ki duvarda grubun 1980 albümünün posteri görülebilmektedir.
    4) Eddie’nin elinde tuttuğu silahın sol tarafında, Mısır medeniyetinin meşhur Horus Gözü bri gökdelenin tepesinde görülebilmektedir.  Bu antik mısır korunma sembolü grubun 1984 yılında yayınladığı Powerslave albümüne bir göndermedir.
    5) Eddie’nin sağ ayağının arkasında, bir pencereden yansıyan görüntüde Bradbury Towers Hotel International’in görüntüsü eklenmiştir. Buraya “Bu çok can sıkıcı bir resimdir” yazısı eklenmiştir.
    6) Eddie’nin kasık kısmındaki Bio-Hazard sembolü yine yukarda bahsettiğimiz Bilimkurgu temasını ihtiva eden Biomekanik unsurları vurgulayan ve çalışmaya bu kapsamda bilimkurgu havası veren bir semboldür.
    7) Eddie’nin sol ayağının yan tarafındaki sarı plastik çöp kutusu direğinde Iron Maiden’in Iron Maiden isimli albümünün kapağına bir gönderme yapılmıştır.
    8) Iron Maiden’in Live After Death albümünün meşhur kara kedisine bir göndermedir.
    9) Binadaki Webster yazısı, EMI sanat yönetmeni  Charles Webster’in ismine bir göndermedir.
    10) Aç mısınız? Eddie’nin iki bacağı arasında Pizza Hot mekan olarak görülebilmektedir. Buradaki Rus kiril alfabesi “Süt ekleyin” anlamına gelmektedir.  Derek Riggs’in çoğu içeceğe en çok eklemeyi sevdiği şey.

    Ülkemizde de Metal camiası son dönemde gayet başarılı çalışmalar üretmekte ve fırsat verilirse, Amerika ve Avrupa’daki metal camiası ile kafa kafaya yarışabilecek yetenekteler diyelim ve “Her şey çok güzel olacak” diyerek gelecek ay tekrar görüşmek üzere diyelim.

  • The Number of The Beast Albümündeki gizli Alien (Yaratık) Göndermesi

    The Number of The Beast Albümündeki gizli Alien (Yaratık) Göndermesi

    Tekrar merhaba sevgili Çerezzine okurları ! Ne yazık ki bu ay malum seçim ve seçim ertesi tartışmaları furyası nedeniyle oluşan yoğun gündem sebebiyle makalemi sizlerle buluşturmakta biraz geciktim. Bu ay sizlerin oldukça ilgisini çekecek bir konuya değinmek istedim. Konumuz Iron Maiden’in 1982 yılında yayınladığı meşhur The Number of The Beast albümünün kapak çalışması.

    Albümün kapağı, Iron Maiden’in meşhur maskotu Eddie The Head’ın tasarımcısı Derek Riggs tarafından yapılmıştır. Grubun isteği üzerine albüme ismini veren hit parça’nın konusunu oluşturan Prime Beast teması üzerine bir kapak çalışması yapması istenir Derek Riggs’den. Riggs bu isteği kırmaz ve çalışmasında baskın şekilde “Beast” temalı figürler yerleştirir.

    Kapak çalışmasına baktığımızda kendisi de bir nevi Beast olan “Eddie” dışında, merkezde elinde tuttuğu klasik Trident’iyle (3 Çatallı Mızrak) kıpkırmızı Prime Beast yer almaktadır. Arkada alevler içinde Kanatlı Fallen Angel’lar alevler içine düşmektedir.

    Bu kapağı bende bu simgelerle sınırlı zannederdim. Ancak arkadaşım olan ve Testament grubunun kapak çalışmalarını yapan Surrealist sanatçı Eliran Kantor sayesinde bu kapak çalışmasının bu sembollerle sınırlı olmadığını şaşkınlıkla anladım.

    The Number of The Beast kapak çalışmasının alt taraflarına dikkatlice bakıldığında, altta alevler içinde yanan Fallen Angel’ların olduğu kısmında alt taraflarında karanlıkta bir silüet dikkatinizi çekecek. Bu figür HR Giger’ın tasarımını yaptığı 1979 yılında ilk kez sinemalarda gösterime giren Alien (Yaratık) figürünün ta kendisi.  Derek Riggs bu kapak çalışmasında böyle bir göndermeyi büyük bir ihtimalle kapağın ana teması “Beast” olduğu için kullanmış olmalıdır. Çünkü Alien’in kendisi de o yıllarda sinemalarda çok ses getirmiş bir Beast idi ve bu nedenle devam filmleri de çekildi.

    Riggs bu kapak çalışması için daha sonradan yaptığı bir açıklamada “Bütünüyle tamamlayamadığım birkaç kez değiştirdiğim ve yarım kalmış bir çalışmam” olarak niteler. Belkide kafasında kurguladığı ve bu albüm çalışmasına koymak istediği başka sembollerde vardı Beast temalı olarak, bunu tam olarak bilemeyeceğiz. Çünkü aynı açıklamasının devamında “Çalışmayı tamamlamak için acele etmek zorundaydım çünkü yeterli zaman yoktu” diye ekler.

    Ancak bir şey kesin ki üretim sürecinde her ne olduysa güzel olmuş, ve sonucunda hepimizin yıllarca dinlerken hayranlıkla albüm kapağını müziğiyle beraber hatırladığı bir esere dönüşmüş.  Gelecek ay bu konunun devamı olarak Eddie The Head’in Derek Riggs tarafından geliştirilme sürecine değineceğim. Gelecek ay tekrar görüşene dek Metal ile kalın !

  • Iron Maiden’la Geçen Yıllar

    Iron Maiden’la Geçen Yıllar

    Merhaba Dostlar,

    Çerezzine’da Iron Maiden’ı yazmak istedim. Bunun aslında birçok nedeni var. İlki hiç şüphesiz ben bugüne kadar ne yaptıysam bu grup sayesinde yaptım ve  bu grubun çok büyük hayranı oldum. Yaptığım müziğe, Heavy Metal müziğini seçmeme, yaşam tarzıma, kötü bir günü yaşarken umut etmeye ve elbette bitmek bilmeyen  umutsuzluğum… hepsinde bir Maiden izi görebilirsiniz, örneğin ben  18’li yaşlarda yoğunca içki içerken de buna baş sebep Maiden’dı daha sonra bırakmama da sebep bu grup oldu. Bugün burada aslında Iron Maiden’ın hayatımdaki yerini sizlere anlatmaya çalışacağım. Evet herkesin bildiği üzere ben ve birçok kişinin hayatının adadığı Heavy Metal isimli bu türün en tavizsiz ve etkili gruplarının en başında gelir Iron Maiden, yer yer bu türle anılan ve yine çok büyük olan diğer gruplar, müzikal kariyerlerinde farklı tarzlara geçiş yapmıştır, fakat Iron Maiden hiçbir zaman Heavy Metal bayrağını bırakmamış aksine inanarak ve taviz vermeyerek her daim taşımıştır. Benim bu efsane ile tanışmam 90’lı yıllara dayanmakta, küçücük bir çocukken kapağından etkilendiğim Fear Of The Dark’ı seçmem daha sonra heyecanla Walkman’a takmam ile mest oluşum ve daha adını dahil bilmediğim eşsiz ve sert müzikleri beni benden almış, bulunduğum ortamdan çok daha farklı yere götürmüştü.  Be Quick Or Be Dead, Fear is The Key, Wasting Love ve elbette Fear of The Dark bu albümde en etkilendiklerim olmuştu. Daha o yıllarda henüz adını bilmediğim solistleri Bruce benim kahramanım olmuştu. O yıllarda Yabancı kasetler yerli albümlere göre daha pahalıydı. O yüzden bende para biriktirip bir başka albümlerini de almaya karar vermiştim. Aldığım diğer albümleri The X Factor’dü fakat ben nedense bu albümü hiç sevmemiştim, çünkü bariz  şekilde solist farklıydı bunu hissetmiştim. ( Yıllar sonrada bu albümü çok sevdim o ayrı) O zamanlar Şebek diye bir dergi vardı, onu almış ve grubun hikayesini kısaca okumuş ve hayran olduğum adamın Bruce olduğunu anlamıştım. Bir Best Of albümü olan Best Of The Beast’i almıştım, o zamanlar Lüleburgaz’da yaşıyordum. Yıl  1998’di.  Albümü sevmek bir yana tapmıştım.  Daha sonra aynı yıl grubun Türkiye’ye geleceğini duymuştum fakat maalesef gidememiştim ve konserin görüntülerini haberlerde görünce de sabaha kadar hüngür hüngür ağlamıştım. Daha sonra para biriktirip grubun üç albümünü daha almıştım. Sırasıyla onlar da bu albümlerdi. The Number Of The Beast, No Prayer For The Dying ve Powerslave her üçü de beni benden almıştı. Bütün gün bu albümleri açıp son ses evde  air guitar yapıp headbang yapıyordum.  Evet böylece grubun ciddi ciddi fanı olma yolunda ilerliyor ve kasetlerini toplamaya başlıyordum. Zamanla bütün albümlerini edindim grubun tabi orası ayrı,  2000 yılında tüm Maiden fanları için dönüm noktası diyebileceğimiz bir şey oldu. Benim hayran olduğum ses Bruce Dickinson ve yine grubun çok özel gitaristi Adrian Smith gruba geri döndü. İnanamıyordum, çıldırıyordum ya, işte hayallerdeki Maiden yeniden geri dönmüştü . Efsane kadro aynı yıl Brave New World isimli baş yapıtını yayınlamış ve beni benden almıştı her Maiden fanına yaptığı gibi.  Evet Iron Maiden benim için vazgeçilmez bir rüya, yaşamın ta kendisi, en büyük güç, en büyük sevdaydı artık. Belki de her şeyden kaçan, insanlardan çekinen, korkak bir çocuğun cesareti, hayata karşı tavrıydı. Onlara Baba dememin en baş sebeplerinden biri, çocukluğumun en zor dönemlerinden, bugün hala büyümeyen bana babalık yapmalarıdır, elbette bunda eşsiz müziklerinin payı çok yüksektir. Şunu net söylemem gerekir. Onlar olmasa ben bugün olmayabilirdim bu çok net…!

    EDDIE…

    Iron Maiden’ın simgesi, sahnedeki yaratığı, onlarla tanışmamı sağlayan Eddie‘den bahsetmeden olmazdı. Eddie benim Iron Maiden ile tanışmamı sağlayan en önemli faktördü, çünkü çocuktum ve kapakta hali ilgimi çekmişti. Bugün dahil her Maiden albümünün içindeki her eşsiz eser kadar, kapaklarına da büyük hayranlık duymuşumdur. Şimdilerde en büyük isteğim onun bir dövmesini yaptırmak. Bu çılgın karakterin bir de figürüne sahip olmak en büyük hayalim elbette…

    CANLI İZLEDİMMM EVETTT…

    Iron Maiden 1998 yılında Blaze Bayley ile Türkiye’ye geldiğinde maalesef gidememiş, o gece sabaha kadar gözyaşı dökmüştüm. En büyük hayalim beni büyüten ve bana gerek hayat, gerekse müzik konusunda çok şey katan babaları ve elbette EDDİE’yi canlı kanlı görebilmek, o eşsiz şarkılarına bağıra çağıra eşlik edebilmekti. Hayalimdeki kadroları ile 2011 yılında geldiklerinde yine gidememiş, yine karanlık bir odada son ses The Final Frontier albümlerini açıp resmen karalara bağlamıştım. Fakat hiç umudumu kesmemiştim. Bir gün efsaneye kavuşacaktım. Bu hayal 2013 yılında hem de efsane turneleri Maiden England ile ülkemize geldiklerinde gerçekleşti. Babaları ve Eddie’yi ağlayarak  ve hayal ettiğim şekilde izledim ama inanın doyamadım. Şimdi yine hayal ediyorum… Ve bir gün yine izleyeceğim…

    HANGİ ALBÜMLER FAVORİM?

    Bu soruya içtenlikle her albümü çok seviyorum desem  inanmayabilirsiniz ama inanın bu bir gerçek. en çok hangisi diye sorsanız hemen sıralıyorum sizi mi kıracağım;

    • Seventh Son Of A Seventh Son (1988)
    • Poweslave (1984)
    • The Number Of The Beast(1982)
    • Fear Of The Dark (1992)
    • Brave New World (2000)

    En sevdiğim şarkılarını sıralarsam, her albümlerinde taptıklarım var, diğerlerine oranla daha az sevdiklerim var ama en sevdiklerimden size bir liste yapayım yine;

    • Wasted Years
    • Afraid To Shoot Strangers
    • Children Of The Damned
    • Hallowed Be Thy Name
    • 2 Minutes To Midnight
    • Aces High
    • Poweslave
    • Mother Russia
    • Murders In The Rue Morgue
    • Remember Tomorrow
    • be quick or be dead
    • fear is the key
    • Dance Of Death
    • No More Lies
    • Blood Brothers
    • The Nomad
    • The Wicker Man
    • Moonchild
    • Sevent Son Of A Sevent Son
    • Only the Good Die Young
    • Still Life
    • To Tame A Land
    • Look For The Truth
    • The Edge Of Darkness
    • Sing Of The Cross
    • Starblind
    • The Coming Home
    • If Eternity Should Fail
    • Empire of the Clouds

    Evet aslında bu liste uzar gider, seçmekte zorlanıyorum, çünkü ben Iron Maiden’ın Die Hard hayranlarındanım ve benim için bu grup sadece bir Heavy Metal grubu değil, keşke anlatabilsem, keşke ifade edebilsem, işte o yüzden bu yazıyı okuyan Maiden severler beni çok iyi anlar. Maiden gerçekten anlatılmaz yaşanır..

    UP THE IRONS!