Etiket: hard rock

  • Modern Primat, Beşinci Teklisi “Rüya”yı Yayınladı

    Modern Primat, Beşinci Teklisi “Rüya”yı Yayınladı

    Modern Primat - Rüya

    Modern Primat, beşinci teklisi Rüya’yı yayınladı. ”Rüya” parçasına tüm dijital platformlardan ve Youtube üzerinden ulaşabilirsiniz.

    Rüya; umut peşinde sürekli koşan ve aynı zamanda durmadan yenilen, yalnız bir kahramanın hikayesini bize anlatıyor. Kahramanımız yaşadığı yalnızlığı, başarısızlıkları artık bir kamçı olarak değil, kaçış noktası olarak betimliyor bu parçada. Bu yüzden Hakan Günday’ın ”Kinyas ve Kayra” kitabında yazdığı gibi zihninin kapanmasını, hissizleşmeyi istiyor. Bakalım Modern Primat bir gün umut ve sevinç dolu şarkı yapabilecek mi?

    Modern Primat

    Hislerin yanı sıra, bu sefer sound olarak oldukça sert şekilde karşımıza çıktı Modern Primat grubu. Stoner Rock ve Hard Rock karışımı olan ”Rüya” parçası, çoğumuzun özlediği asi ruha selam çakmakta.

    Modern Primat – Rüya Dijital Medya Platformları
    Spotify

    Modern Primat Sosyal Medya Hesapları
    Instagram

  • Oralet’ten Yeni Single “Nedeni Var” Yayında!

    Oralet’ten Yeni Single “Nedeni Var” Yayında!

    Oralet - Nedeni Var

    2016 yılından beri sürekli müzik yapan İzmirli genç grup Oralet‘in yeni single çalışması “Nedeni Var” Bragi Productions etiketiyle tüm dijital platformlarda!

    Nedeni Var, hızlı tempolu bir blues rock ve hard rock füzyon şarkısı. Klasikblues-rock havasını hissettiren şarkı, akılda kalıcı riffleri ve stereo split gitarlarıyla çölde araba sürüyormuş hissini dinleyenlere yaşatıyor.

    Vokal: Ali Ekin Kılınç
    Ritim Gitar: Batu Orhun Bilgiç
    Lead Gitar: Burak Koç
    Davul: Koray Arda Yence
    Bas Gitar: Batuhan Kuleci
    Mix / Mastering: Ali Özsoy
    Back Vokal: Ali Özsoy

    Oralet Dijital Medya Hesapları
    Apple Music
    Spotify
    Fizy
    YouTube Music
    Deezer
    Muud
    Tidal

  • AC/DC’den Yeni Albüm: “Power Up”

    AC/DC’den Yeni Albüm: “Power Up”

    Avustralyalı hard rock efsanesi AC/DC 6 yıl aranın ardından yayınladıkları yeni albümleriyle piyasaya geri döndü. 1973 yılında kurulan grup, son yayınladıkları “Power Up” adlı albümleriyle kariyerlerindeki 17. stüdyo albümü çıkarmış oldu.

    Hard rock müziğin efsane gurbu AC/DC, yeni albümlerini piyasaya sürdü. 1973 yılında kurulan Avustralyalı grup, 6 yıllık aradan sonra yeni albümü “Power Up”ı çıkardı.

    Rolling Stones, ‘Power Up’ı AC/DC’nin son 30 yılda çıkardığı en iyi albüm olarak nitelendirdi. NME, albümün “AC/DC’nin rock müziğe yazdığı bir aşk mektubu” olduğunu ifade etti. ‘Power Up’i grubun 17. stüdyo albümü oldu.

  • Grammy Ödüllü Halestorm’un Solisti ”LZZY HALE” ile Moğol Folk Rock Grubu THE HU’dan Sürpriz Düet!

    Grammy Ödüllü Halestorm’un Solisti ”LZZY HALE” ile Moğol Folk Rock Grubu THE HU’dan Sürpriz Düet!

    Son dönemin kendinden oldukça söz ettiren ve başarılı bir çıkış yakalayan Moğol Folk Rock grubu THE HU ile, Grammy Ödüllü Amerikan Hard Rock grubu Halestorm’un solisti ve ikinci gitaristi LZZY HALE, THE HU grubunun 13 Eylül 2019’da yayınlanan ilk albümü THE GEREG’den ”Song of Women” parçasında buluştular sürpriz bir kliple. Klip ile düetin oldukça başarılı ve takdire şayan, enfes olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Ayrıca Halestorm’un kuruluş tarihi 1998’den beri grupta olan LZZY HALE’in, THE HU ile olan düetini oldukça enfes yapan renkli sesi şarkıyı daha da anlamlı kılmayı başarmış doğrusu… Hem güzelliğiyle, hem yetenekli müzisyenliğiyle, renkli ve muazzam sesiyle Rock severlerin gönlünde taht kurmuş olan 10 Ekim 1983 ABD doğumlu LZZY HALE’in THE HU ile yayınlamış oldukları klibi sözü fazla uzatmadan sizlerin beğenisine sunuyorum büyük bir heyecanla…

  • Heavy Metal ve Hard Rock Tarzlarında Müzik Yapan “Hazy Hill” Grubu İle İlgili Bilmek İstedikleriniz

    Heavy Metal ve Hard Rock Tarzlarında Müzik Yapan “Hazy Hill” Grubu İle İlgili Bilmek İstedikleriniz

    Türkiye’de birçok ilki gerçekleştirdi. Yurtdışında tanıtımı yapılan ilk Türk rock/metal demosu (MurkyBedlam, 1990)… Yurtdışında konser veren ilk Türk metal grubu (Avusturya, 1991)… Kayıtları üst üste iki yıl en iyi demo seçilen ilk Türk rock/metal grubu (MurkyBedlam ve Fan of YourFancy).

    Türkiye’de Ankara, İstanbul, İzmir, Adana ve Eskişehir’de, yurtdışında Avusturya ve Almanya’da konserler verdi.

    25 ülkede Metal Hammer, Kerrang!, MTV Headbangers’ Ball Magazine, Rock Hard ve Bild başta olmak üzere birçok dergi, fanzine ve gazetede yer aldı.

    Yaklaşık 20 ülkede çeşitli radyo istasyonlarında parçalarına yer verildi.

    HAZY HILL, Eylül 1988’de Ankara’da kuruldu. Grup, kuruluşundan üç ay sonra ilk konserini verdi. Haziran 1989’da 5 parçadan oluşan bir demo hazırlayan grup, kayıt kalitesinin tatminkar olmaması yüzünden bu demoyu piyasaya sürmedi. Aynı yıl ilk büyük konserini veren HAZY HILL 1200 kişinin önünde sahne aldı.

    1990 yılının Ocak ayında 16 kanallı bir stüdyoda kayıta giren HAZY HILL ilk demoları olan “MurkyBedlam”ı hazırladı. Bu demo, yayınlanmasının hemen ardından birçok ülkenin radyo istasyonları, gazete ve dergileri ile TRT’de tanıtıldı ve dinletildi. Böylece HAZY HILL yurtdışında adını duyuran ilk Türk Heavy Metal grubu oldu. HAZY HILL ile ilgili yapılan olumlu eleştiriler grubun sonraki çalışmaları için en büyük motivasyon oldu.

    Ocak 1990 ve Temmuz 1990 tarihleri arasında HAZY HILL İstanbul Açıkhava Tiyatrosu, Ankara ve İzmir ‘de birçok konser verdi. İzmir’de verilen konserlerin birinde Norveç’li grup MAYHEM’le sahneyi paylaşan HAZY HILL Türkiye’deki ününü daha da pekiştirdi.

    HAZY HILL en büyük konserlerinden birini Mayıs 1991’de ODTÜ’de gerçekleştirdi. Bu stadyum konserinde grubu dinlemeye gelenlerin sayısı 4000’di. Bu konserin hemen ardından HAZY HILL ilk yurtdışı konserini vermek üzere Avusturya’ya gitti. Viyana’daki bu konser hem grubun isminin Avrupa’da duyulmasını sağladı hem de HAZY HILL’e yurtdışında konser veren ilk Türk Heavy Metal grubu ünvanını kazandırdı.

    1991 yılında HAZY HILL en iyi konser grubu, ilk demoları “MurkyBedlam” da en iyi demo seçildi.

    Eylül 1992’de HAZY HILL’in uzun süredir beklenen ikinci demosu “Fan of YourFancy” yayınlandı. Bu demoda yer alan üç parça, grubun müzik anlayışı ve kalitesindeki gelişmeyi göz önüne seriyordu. Bu demonun tanıtımı başarıyla gerçekleştirildi ve yurtiçi ve yurtdışındaki TV ve radyo kanallarıyla, yazılı basında geniş şekilde yer aldı. Bir aydan kısa bir sürede tahmin edilenin çok üzerinde bir taleple karşılaşan “Fan of YourFancy”, 1991’de “MurkyBedlam”la olduğu gibi 1992’de de gruba en iyi demo ödülünü kazandırdı.

    1993 Mart ayında HAZY HILL ikinci yurtdışı konserini Almanya’da gerçekleştirdi. Bu konserde HAZY HILL iki Alman grubuyla birlikte sahne aldı. Almanya konseri sonrası grup en büyük konserini Mayıs 1993’de ODTÜ’de 5000 kişilik bir seyirci topluluğu önünde gerçekleştirdi.

    1994’e farklı bir yaklaşımla başlayan HAZY HILL, çalışmalarını daha profesyonel ve organize bir şekilde yürütebilmek amacıyla Cenk Erdil’le menajerlik anlaşması imzaladı. Bu anlaşmanın hemen sonrasında HAZY HILL, iki yıl aradan sonra çıkaracakları yeni çalışmalarının hazırlıklarına, Cenk Erdil de bu yeni çalışmanın yurtdışı tanıtım ve dağıtım aşamalarıyla ilgili bağlantı yazışmalarına başladı. Bu yoğun hazırlıkların yanısıra HAZY HILL 1994’de de konser programına devam etti. Şubat ayında ODTÜ’de gerçekleştirilen bir organizasyonda sahne alan grup, yaklaşık iki yıl aradan sonra, Nisan ayında İstanbul Çapa Tıp Fakültesi’nin düzenlediği konserle İstanbullu dinleyicilerine tekrar merhaba dedi. Bu üniversite konserlerini Ankara’da verilen birkaç konser takip etti.

    1994’ün sonunda yeni çalışmaları için stüdyoya giren HAZY HILL, aralarında yeni parçaların yanısıra, eski konser favorilerinin de olduğu toplam 10 parça kaydetti. Nisan 1995’te bu 10 parçadan dördü mix’lenip “Torch-in’ the North Pole” adı altında bir kasette toplandı.

    “Torch-in the North Pole”la birlikte grup İngiltere’ye gitme kararı aldı.

    HAZY HILL, 15 Nisan 1995 akşamı ODTÜ’de verdikleri bir solo konserle hayranlarına veda etti.

    Bu veda konserinin hemen ardından İngiltere’ye uçan grup, “Torch-in’ the North Pole”u buradaki plak firmalarına götürdü. O yıllarda müzik piyasası sadece Death Metal ve Grunge etrafında döndüğü için hiçbir firma bu iki türün dışında müzik yapan gruplara büyük yatırım yapıp, riske girmek istemiyordu. O tarihe kadar hiçbir zaman taviz vermeyen HAZY HILL, tavrını değiştirmeyip “ya hep, ya hiç!” diyerek Temmuz 1995’de grubun 7 yıllık kariyerine noktayı koydu.

    1998’e gelindiğinde, HAZY HILL aktif müzik yaşamına nokta koymuş olmasına rağmen, hala unutulmamış, hatta bu son üç yıl içinde Rock ve Metal dinlemeye başlayanlar arasında da merak konusu olmuştu. Bunun üzerine, Zihni Müzik’ten Zihni Şahin ve Çağlan Tekil, “Torch-in the North Pole”u piyasaya sürme kararı aldılar ve grupla temasa geçtiler. Sonuç olumluydu…

    “Torch-in the North Pole” 8 Mayıs 1998 Cuma günü Zihni Müzik etiketiyle yayınlandı.

    “Torch-in the North Pole” EP’sinin büyük ilgi görmesi ve kısa sürede tükenmesinin ardından yıllarca plak firmalarının sömürülerine karşı duran HAZY HILL kendi firmaları Sis Müzik Prodüksiyon’dan bir albüm çıkartmak üzere 1999 yılında stüdyoya girdi.

    5 yeni, 12 eski kayıttan oluşan “8800” adlı albüm 2000 yılında CD ve kaset formatlarında piyasaya çıktı. Albümün satış rakamı kısa süre içinde HAZY HILL’ın diğer tüm kayıtlarının satış rakamları toplamından daha fazla sattı. HAZY HILL, 2000 yılında Ankara Rock Station festivalinde headliner olarak sahne aldı.

    HAZY HILL, 2000 yılından beri herhangi bir müzikal faaliyette bulunmamıştır.

    Cem Arık

  • Feylesoflar ” Türkiye’deki Hard Rock müzik türünün ilk öncülerindeniz”

    Feylesoflar ” Türkiye’deki Hard Rock müzik türünün ilk öncülerindeniz”

    Merhaba öncelikle bu özel röportaj için sonsuz teşekkürler, ilk olarak efsane grup Feylesoflar nasıl, ne zaman ve kimler tarafından kuruldu? Bizlere grubunuzdan bahseder misiniz?

    Candan Bastak ve Atilla Gunhan 1972 senesinde grubun ilk baslangıcını oluşturdu ve diğer üyeleri daha sonra gruba katildi ve grup Feylesoflar adını aldı.1974 senesinde amatör ses yarışmasına katılarak grup olarak birinci olduk Türkiye’deki  Hard Rock müzik türünün ilk  öncülerindeniz. Uriah heep, Deep purple, Jethro Tull , Pink Floyd gibi grupların Müziklerini icra ediyorduk. Türkçe yede çevirmeler yapıyorduk. TRT radyosunda cumartesileri Feylesoflar sizler ile diye bir program yaptığımızı hatırlıyorum. 1974/1975 milliyet liseler arası müzik yarışmasında derece aldik. Uriah heep den pilgrim ile şahane bir gösteri yaptık diyebilirim. Ayrıca yunus Emre’nin mısralarını kendi müziğimle besteleyerek de bayağı ilgi toplamıştık mistik müzik olarak.Grup Üyeleri: Atilla Gunhan, Arman akbal, Mustafa Ersin, Jeyan Koray Erpi , Oguz Bayer, Candan Bastak, Hakki Soylular ve Kudret Kurtcebe.

    Türkiye’deki ilk hard rock türünün öncülerinden olmanın yanısıra Progresive Rock tarzıyla da birleşen muazzam bir müzik tarzınız var.. bu iki türü o yıllarda ülkemizde çok fazla icra eden yoktu, ağırlıklı olarak Anadolu Pop dönemine denk geliyor yanılmıyorsam değil mi? Dönemin en sert grubu sizsiniz ve bu o yıllarda nasıl bir histi?

    Bizim çevremiz levent, etiler ve Gayrettepe çevresi idi. Bu çevre de amatör olarak hardrock  çalan birkaç arkadaşımız vardı. Birbirimizi etkiledik tabi ki. Ama tek tek grup üyelerinin müzik zevkleri farklıdır. Her birimiz enstrümana göre dinlediğimiz kişiler vardı. Alman POP mecmuası posterlerini biriktirirdim. Duvarıma asardım o zamanın meşhur süper müzisyenlerini. HEY gibi mecmualar ve diğerlerini takip ederdik. Radyo dinler kaset yaptırırdık. O zamanlar elinizde liste ile gidip kendinize kaset kopyası yaptırabiliyordunuz. Leventte kafeteryalarda, sinemada konserlere başladık oradan perde sanatçıları sendikasına girerek onların grubu olarak turnelere çıkmaya başladık. Tabi bunun yani sıra piyasa da ekstra islere gidiyorduk ya hepimiz ya da ayrı olarak. Organizasyon büroları ile çalıştık bu ekstra isler için. Studio kaydi denedik (Bu en son çıkan albümde yayınlandı) ama stüdyo kalitesi tabiki düşüktü ve paramızda olmadığı için 2 saat içinde bütün kaydı yapmak zorunda kaldık. Çınarcık gibi bir yazlıkta uzun sure çaldık oradaki ilgi çok yoğundu yavaş yavaş tanınmaya başlamıştık İstanbul içinde. O zamanlar bize çevremizden ilgi vardı bu konuda öncü olmamız nedeni ile. Ama Anadolu pop yapanlar kadar tanınmadık.

    Feylesoflar birçok grubun şarkılarını coverlayan ve onlara sözler yazıp yorumlayan bir grup, kimlerden etkileniyordunuz ve bugüne dek hangi gruplardan çaldınız?

    Uriah heep, Deep purple, Jethro Tull ,Pink Floyd gibi grupların  Müziklerini icra ediyorduk. Ayrıca Bob Dylan, Eric clapton ve daha benzeri kişileri de dinlerdik. Yukarıda bahsettiğim gibi grup elemanları kendi enstrümanına yönelik kişileri daha çok takip ederdi ben Yes, Emerson L.Palmer, rick wakemen, deep puple , ken hensley gibi takip ederken onlarda kendi alanlarındaki müzisyenleri dinlerdi. Ama bir araya gelince kaptırma yapardık. O kaptırmalardan Rock ruhu çıktı diyebilirim.

    2018 yılında 1974-1975 isimli bir albüm yayınladınız ve çok çok iyi oldu bu albüm, genel olarak bu albümle ilgili aldığınız dönüşler nasıl ve ne yönde oldu?

    Tamamı ile tesadüf olarak İngiltere’deki bir plak şirketi dijital versiyonumuzu nostalji olarak yapmak istedi. Bende grubum adına kabul ettim. Herhangi bir para talebi yok. Sadece unutulmamak için yapılmış bir girişim ve bu girişimi yapan Volga Çoban arkadaşımıza çok teşekkür ederim.

    70’li yıllarda Rock Müzik az çok kendini şekillendirmeye başlamıştı ülkemizde ve her geçen gün o yıllarda çok fazla gizli hazinen olduğunu ve keşfedilmesi gerektiğini öğreniyorum, siz o dönemleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

    O dönemler süper grupların dönemi idi Avrupa’dan özellikle Almanya ve İngiltere ve de USA dan farklı grupları tanımak imkânı bulduk ya radyo arayıcılığı ile ya da medyadan.

    Feylesoflar isminin çıkış noktası ve hikayesi nedir?

    Gitaristlerimizden Demir Beşiroglu söyle der ” Sen feylosof olduğundan gurubun adı da öyle oldu 😊))”

    Türk Rock Müziğinin ve Heavy Metal’inin bu günlerde bu ülkede gelişiminde aktif rol oynayan önemli isimlerinden birisiniz ve bugünün rock piyasasını nasıl buluyorsunuz?

    Progresive Rock un gelişmesini durduran bence Heavy metal’in ayrı bir kol olarak çıkışıdır. Deep purple ve uriah heep in heavy metalci görünmesini anlayamıyorum.  Müzik tarihinde bir iddiam yok tabiki. Progressive rock ta orkestrasyon önemlidir bence hard rock olmasına rağmen. Bugün inanılmaz derecede çok iyi grupların olduğunu söyleyebilirim hem kaliteli hem de uluslararası standarda ulaşmış gruplar ama nedense kendi ülkemizin dışında göremiyoruz onları ya da ben göremiyorum diyelim.

    80’li ve 90’lı yıllara damga vuran birçok grubumuz geri dönüp konserler veriyorlar acaba birgün öncü isimlerden olan sizi de yeniden izleme şansımız olacak mı?

    Maalesef böyle bir şansımız yok. Grup tamamı ile dağılmış durumda.

    Feylesoflar bu satıları okuyan Türk rock ve metal gruplarına neler söylemek ister?

    Birbirlerine destek olmalarını öneririm bizim gibi eskileri de ara sıra hatırlasınlar. Belki yeniler daha kaliteli müzik yapabiliyor olabilirler ama bu eskilerin kotu olduğu anlamına gelmez. Müzik kalitesi üzerine biraz ağırlık versinler söz ve müziğin sanatını en güzel bir orkestrasyon ile icra etmeye çalışsınlar. Müzik ruha hitap ederse etkili olur yoksa her müzik maalesef müzik değildir bana göre,  Müziğin her çeşidinin icra edilmesi kitlelere yayılması için öğretici kurumlar içeresinde gençlerimize yardımcı olsunlar.

    Sizin gibi efsane bir grupla röportaj yapmak bizim için büyük bir onurdu. Son olarak bu satıtrları okuyacak olan dostlarımıza neler söylemek istersiniz?

    Bol bol müzik dinlesinler enstrüman çalmayı öğrensinler. Bugün Türkiye’mizde kültürel olarak enstrüman çalan çok az. Sade rock değil sanat müziğimizde dinlesinler jazz müziğimizde . Bir müzisyen her turlu müziği dinlemelidir. Müzik türlerimiz çok zengindir bu hazineye sahip çıkalım hiçbir ekolu yok etmeyelim yaşamasını sağlayalım.

     

  • Taner Arslan ile Çok Özel Bir Röportaj

    Taner Arslan ile Çok Özel Bir Röportaj

    Merhaba, öncelikle sizi daha yakından tanımak isteyen okurlarımız için kendinizden bahsedebilir misiniz? Müzik yolculuğunuz ne zaman, nasıl başladı?

    Herkesin bildiği biriyim hemen hemen ictenlikten gelerek yanıtlamaya çalışacağım sorularınızı , öncelikle böyle bir röportaj için bir arada olmaktan son derece onur duyuyorum. Herşeyden önce kolay ulaşılabilinen biriyim ve bu konuda belki de bir çok sanatçı arkadaşımdan şanslıyım. Egodan nefret eden karşındakini ne kendimden üstte nede kendimden Aşağıda gören biriyim en büyük kuralım sevgidir gülmeyi severim. Buralara gelmemdeki en büyük pay hayallerimin peşinde benimle beraber koşan binlerce dostum olmasıdır 2006 yılında tanıştığım Bateri ile müzike adım attım. Tabi yıllar geçti ve sürekli baskılar artmaya başladı. 2015 senesinde söz ve müzik’lerinin kendime ait olan Acelem yok isimli bir single ile adım attım bu single piyasada İMC usulüyle yapıldı yönetmenliğini Faik çağlar Aktaş yaptı aranjörlüğünü kayıtlarını Kenan Yemenicioglu üstlendi o dönem , ve bu destekler git Gide artmaya başlamasiyla ciddiyete bindi. İlk konser Istanbul da verildi Ardından Ankara ile devam edildi. Hatta hiç unutmam ilk kendi adıma verdiğim konserimde Davulda Hüseyin MAN eşlik etmişti bir çoğumuz da kendisini tanırız. Mütevazi kişiliğiyle taniriz onuda en büyük gücü sahnede ondan almıştım.

    Yaptığınız müziği tanımlamak gerekirse siz kendinizi nerede görüyorsunuz? Nasıl tanımlarsınız?

    Dışarıdan yazılan çizilmelere göre Anadolu Rock müzik yapıyorum fakat benim için Rock Rock’tır.  Yarın metal müzikte yapabilirim çünkü insanın içine çeken bir tarz herkesin olmak istediği bir dal o isyani o karşılık vermeyi seven bir müzik türü onun için Rock müzik yapıyoruz diyebilirim

    Müziğinizi yaparken etkilendiğiniz müzisyenler, sanatçılar var mı?

    Tabi herkes gibi benimde ideollerim var ama ben Daha çok  günümüzdeki rock müzisyenlerini ikinci planda dinliyorum. Türk Halk müziğinin en genç ismi Hasret Gültekin dinlerim belki bir çoğu bilmez ama Onu madımak oteli katliamında kaybetmiştik. Ardından Zülfü Livaneli Ali Ekber Çiçek, Mahsuni Şerif sonra  Hocam Murat İlkan , Murat  Mermer , Ali Altay dinlerim sonrasında Cem Karaca , Barış Manço  , Haluk Levent Gene aynı şekilde Erken yaşta kaybettiğimiz Barış Akarsu , Hayko Cepkin , Moğollar , Mor ve ötesi diye duruşlarıyla düşünceleriyle örnek almisimdir kendime.

    2015 yılında Acelem Yok ve 2017 senesinde de Aramızda Biri Var single çalışmalarınız ile sevenlerinizin karşısına çıktınız. Özellikle de Çocuklar Ölmesin parçanız sözleriyle de oldukça dikkat çekici, şarkı sözlerinizi yazarken nelerden etkileniyorsunuz?

    Çocuklar ölmesin diye bağırmak istesem ya deli derler bana yada  bu ülkede anında içeri alırlar bende bu parçayı kaydetmek istedim Fakat klip çekiminden sonra yayınlamak istedim hiç biri yayınlamak istemedi zaten ilk olarak TRT ye takılmıştık. Güncel konulardan yada hayatımda yaşadığım bir durumdan etkilenip yazmayı severim Acelem yok parçası beklediğim biri icindi , gidiyorum bu şehirden Beklediğim kişinin beni uzmesinden dolayıdır Çocuklar ölmesin adı üstünde her ne kadar kabul edemesekte Suriye’de , Filistin’de ölen çocuklar içindir.

    Şu ana kadar şarkılarınızla ilgili aldığınız tepkiler nasıl?

    Çevremde ve beni tanımadan dinleyenlerden olumlu tepkiler alıyorum. Sahneden indiğimde fotoğraf çektirmek isteyenler sarılmak isteyenlerim artmaya başladı onlar için piyasada çırpınıyorum. Zor ama güzel bir yolda yürümeye çabalıyorum.

    Müzik çalışmalarınızla beraber sosyal sorumluluk projelerinde de yer aldığınızı görüyoruz. Bu projelerden bize bahsedebilir misiniz?

    Evet bir çok projeler yapıyoruz. Tabi bunları gündeme getirmeyi sevmiyorum ama daha çok kişiye yardımcı olabiliriz  diye arada açıklama gereği duyuyoruz. Bir kaç projemizden bahsetmek istersek Kültür merkezi yapımı ilk lansman gelirimizi aktardim. MS hastalığına farkındalık , Köy okullarına vefat eden yeğenim adına kütüphane yapımı gibi projeleri üstlendim.

    2019 senesinde yeni bir klip çalışmanız bizlerle olacak mı?

    Şuan için sürprizlere hazır olmalıyız bana bile sürpriz oluyor bu konular.

    2016 senesinde, “En Duyarlı Sanat Adamı” ödülünü, 2017’de de “Arda Müzik En İyi Rock Müzik Vokali” ödülünü aldınız, bu konu hakkında, ödüller hakkında neler söylemek istersiniz?  

    Şu anda devam eden projeleriniz var mı?

    Sürprizler derken dedigim gibi bu yola çıkarken çok bir şey beklemiyordum. İnsanlık görevimiz olan projelerden dolayı En duyarlı sanat adamını verdiler Ardından Arda müzik sponsorluğunda yapmış olduğum single edebiyat ve müzik dergileri En iyi Rock müzik vokali seçildim en büyük onuru ailemi ve beni destekleyenlerin mutlu olmasından dolayı gurur duyduklarında yasamisimdir hep.

    Sizi sahneden izlemek isteyen sevenleriniz için önümüzdeki sahne çalışmalarınız nelerdir? Bahsedebilir misiniz?

    Şuan köklü bir Parti’nin marş projesi var gitarlari kardeşim Deniz Arslan , bass gitarı Emre Mete ,  Davul,  kayıt ,  Aranje Onur Ertuğ tarafından yapılıyor güzel ve keyifli bir proje önümüzde bir çok proje var umarım daha güzel olusumlardada bir arada olacağız.şuan Ankara konserimiz var ardından Sivas , İstanbul planlarımız

    Single çalışmalarıyla sevenlerinizin karşısında oldunuz. Yeni yılda albüm yapmak gibi bir düşünceniz var mı?

    Yeni yılda bir single düşüncem var. Fakat geriden gelen çalışmalarda olduğu için hepsini bir anda çıkarmak zor olacağı için bunun için vakti kolluyorum.

    Son olarak sizin eklemek, söylemek istedikleriniz var mı? Değerli vaktinizi ayırdığınız için Çerezzine olarak çok teşekkür ederiz.

    Öncelikle bu keyifli röportaj için ben çok teşekkür ederim, Sevgiyi kalplerinde eksik etmesinler , en büyük barış o zaman başlayacaktır. Egolarimizi rafa kaldırıp yumruklarımizla ezelim. Bir olalım diri olalım. Aşk ile… 🙏