Etiket: eddie

  • Iron Maiden’ın “No Prayer For The Dying” Albüm Kapağı

    Iron Maiden’ın “No Prayer For The Dying” Albüm Kapağı

    Bu ay sizlerle Iron Maiden’in 8.ci Stüdyo albümü olan No Prayer For The Dying albüm kapağını inceleyeceğiz.

    1990 yılının sonbaharında piyasaya sürülen albüm, grupta bir çok Maiden hayranını sarsan bir değişikliğe sahnedir. Grubun solist gitaristi virtüöz Adrian Smith gruptan ayrılmış ve Janick Gers Smith’in yerini doldurmak için gruba transfer edilmiştir.

    Fakat albümün geneline hakim olan Horror teması enteresan bir şekilde Gers’in kendine has gitar sololarıyla bütünleşebilmiştir.

    iron maiden

    Albümün kapağı ise çarpıcı şekilde albümün geneline hakim olan Horror teması ile aynı havayı yakalamıştır. Kapak eseri yine Maiden ile bütünleşen sanatçı Derek Riggs tarafından resmedilmiştir.

    Kapak eseri, albüme hakim olan Horror temasında bir mezarlık temasına sahiptir. Grubun maskotu korkunç Eddie, bu kez gece yarısı bir mezardan ani şekilde hortlamakta, ve gece mezarlığı kolaçan eden devriye memurunun boğazına saldırmaktadır. Tahmin edileceği gibi bu eser sadece albümün geneli için değil, aynı zamanda albümün hit parçası olan “No Prayer For The Dying” parçası için resmedilmiştir.

    No Prayer For The Dying

    Eserde Eddie, bu kez grubun ilk albümüne gönderme yapacak şekilde klasik bir görünüme sahiptir. Mezarlık görevlisinin yağlı lambası ortamı aydınlatan yegane ışık kaynağıdır ve Eddie gözlerinin içinden şeytani elektrikler yaymaktadır. Albümün geneline hakim olan Horror teması ile bütünleşen eser adeta albümdeki parçaları görsel olarak canlandırmaktadır. Riggs, eser için klasik yağlıboya tekniği kullanmıştır.  Eserdeki tonlama, detay kalitesi yine göze çarpmaktadır.

    Makalemi sonlandırırken sizlere Metal ile kalın diyor, ve bu zor Covid-19 krizinin her sektörü vurduğu böylesi bir dönemde Sanatı, Sanatçıyı ve Müzisyenleri desteklemenizi tavsiye ederek, bir sonraki makaleme kadar keyifli bir yaz diliyorum.

  • Iron Maiden’in Flight of Icarus Single Albümü

    Iron Maiden’in Flight of Icarus Single Albümü

    Herkese bir süre aradan sonra tekrar merhabalar, bu ay sizlere Iron Maiden grubunun Flight of Icarus single eserinden bahseceğim. (Makaleyi parçayı dinleyerek okumanızı kuvvetle tavsiye ederim)

    Flight of Icarus single olarak grubun 4.cü Stüdyo albümü olan Piece of Mind albümünün yayınlanmasından hemen önce ayrı bir şekilde 1983 yılında piyasaya sürülmüştür. Grubun 8.ci Single çalışmasıdır. Single kendisine ait çarpıcı bir Sürrealist tarzda eserle süslenmiştir. Eseri yine daha önceki makalelerimizde tanıttığımız Derek Riggs resmetmiştir.

    iron maiden flight of icarus

    Eserde, yine Iron Maiden grubunun maskotu Eddie, bu sefer yarasavari kanatlarıyla gökyüzünde elinde bir alev silahı tutarak uçmaktadır.  Eserin arka planında Eddie’nin Alev silahıyla yakmış olduğu Icarus olarak adlandırılan Viking mitolojisine has bir Melek görülmekte ve yanarak gökyüzünden düşmektedir. Aşağıda ise cehennemvari bir görüntü içinde bir tepede yanmakta olan insanlar görülmektedir. Eddie, bize adeta bir zafer havasında bir ifade ile hiddet içerisinde bakmaktadır.

    Eddie, bu kez yarasa kanatlarıyla esere daha grotesk ve gotik bir hava katmıştır. Eddie’nin yarasa kanatları esasen Icarus’ların tüyden meydana gelen kanatlarına bir tezattır.

    Eserin tarzı, havası, kullanılan stil, belirgin biçimde Fantastik ve Sürrealist öğeler barındırmaktadır. Zaten Icarus olarak adlandırılan Viking melekleri, 18.ci ve 19.cu ve 20.yüzyılda Sembolist ressamlar, ve erken dönem Sürrealist ressamlar tarafından sıkça konu edilmiştir. Icarus melekleri Germen kültüründe özgürlüğü ve zaferi temsil etmektedir. Ömrü süresince başarılı olmuş savaşçıları öte dünyaya ilk geçişte Icarus melekleri karşılayacaktır. Bu bakımdan kapak çalışması Maiden’ın tipik tarzı olan tepkisel ve anti-tradisyonel içeriğini bütünlemektedir.

    Bu bakımdan Eddie’nın yarasa kanatları, Icarus’ların özgürlüğü temsil eden tüyden kanatlarına tezat olarak öç almayı temsil etmektedir.

    Kapak çalışması, fırça tarzı ve stil olarak grubun The Number of The Beast albümünün kapak eserinin bir devamı gibidir. Cehennemden öcünü alan Eddie, bu kez gözünü Icarus’lara dikmiştir. Eserde kullanılan renklerin bütünlüğü hayranlık uyandırıcıdır.

    Eddie’nin bunca değişik sahnelerde farklı biçimler ile yeralması, maskotun devamlılığını sağlamış, hayranlar gözünde tazeliğini sürekli canlı tutmuştur.

    Bir sonraki makalemde tekrar biraraya gelinceye dek Metal ile kalın!

    Her konuda ilgili ve erkeklerin üzerine düşen biri olarak siz değerli beylerle oldukça güzel zaman geçireceğimizi düşünerek buraya ilanımı bırakmaya karar verdim. Sizde beni yakından görmek ve hizmetlerimi keşfetmek için bana daha yakın adıyaman escort bayan olmadan önce kısaca beni tanımanızı istiyorum. Ben 28 yaşında işine bağlı ve oldukça güzel bir Kayseri escort bayan olarak erkeklerin dikkatini çeken biriyim. Dolayısıyla hem fiziksel hem de yeteneklerimle sizi kendinizden geçirmek için sadece ilan numaramdan beni arayarak benden randevu almanızı bekliyorum. Sizde benim gibi bir hatunu kaçırmadan hemen randevu almak için harekete geçin beyler. Birlikte zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağız. Bu güzel bahar günlerinde bol bol ter atmak istiyorsanız size çok yakın olduğumu unutmadan Kayseri bayan escortunuzu aramayı unutmayın. Bugüne kadar her mutluluğunuz hakkında düşüncelere dalıyorsanız gerçek mutluluğu ve zevki yaşamamışsınız demektir. Çünkü ben afyon escort bayan olarak siz değerli beyleri arzulayan ve her zaman yanınızda olan bir hatunum. Maneviyata çok önem verdiğim için erkekler konusunda empati kurabiliyorum. Buda size daha yakın olmamı ve sizin benim yanımda daha rahat hareket etmenizi sağlıyor. Oldukça özel biri olduğunuzu düşündüğüm için size sınırsız hizmetimle yatakta özgür olmayı ve en önemlisi bedenimden istediğiniz gibi yararlanmanızı vaat ediyorum. Sizde bu fırsatı kaçırmadan ve benim gibi hatunla birlikte olmanın doyasıya tadını çıkararak hemen randevu almayı ihmal etmeyin canlarım. Böylece sizde özel erkeklerden biri olarak benimle en güzel ve doruklarda bir zevki yaşayın. Genel olarak erkeklerin yaşamak istediği zevkleri, ilişkileri ve en önemlisi samimiyete önem verdiklerini bildiğim için size harika bir agri escort bayan teklifle bu ilanı bırakmaya karar verdiğimi söylemek istiyorum canlarım. Ben genel olarak erkeklere değer veren ve isteklerinizi yerine getirmek için elimden gelen bütün hünerlerimi göstermeye çalışan bir hatunum. Günüm genellikle yoğun geçse de pandemi döneminde de siz değerli beylere hizmet verdiğimin müjdesini vermek istiyorum. Zevklerinizi,arzularınızı ve isteklerinizi asla sınırlamadan harfiyen yerine getiren ve sizi arzulayan çıtır bir Kayseri escort bayan olarak benden randevu almanızı sabırsızlıkla beklediğimi söylemek istiyorum. Sizde benim gibi bir hatunla birliktelik yaşamanın güzelliğini keşfetmek için hemen altta yer alan ilan numaramdan beni arayarak randevu alabileceğinizi unutmayın canlarım. Her erkeğin en çok önem ve değer verdiği cinsel görükle escort hayatındaki mutsuzlukları unutturup yerine en güzel ve zevk dolu anılarla inşa etmek için burada bulunduğumu unutmayın. Ben ilişkide en çok anal birlikteliklerden hoşlandığınızı bildiğim için bu alanda iddialı ve uzman olduğumu söylemek istiyorum. Uzun süredir bu sektörde olsam da anal konusunda asla üzerime tanıma. Size en güzel dakikaları yaşatırken aynı zamanda zevkten dört köşe olmanızı sağlayacağıma emin olmanızı istiyorum hayatım. Sizde benim gibi Kayseri escort bayan partner arayışındaysan artık bulduğunuzu düşünerek beni aramanızı sabırsızlıkla bekliyorum.

  • Prowler: “Iron Maiden parçalarının her birinin yeri bizim için ayrı, çalması ve dinlemesi son derece keyifli şarkılar”

    Prowler: “Iron Maiden parçalarının her birinin yeri bizim için ayrı, çalması ve dinlemesi son derece keyifli şarkılar”

    Merhabalar, öncelikle Prowler nasıl ve kimler tarafından kuruldu ve fitili ateşleyen neydi?

    Kaan: Prowler aslında 10 yıllık geçmişi olan bir grup. 2009 yılında farklı bir grupta yine beraber çalıştığımız solistimiz Önsel Töralp ve o dönemde Iron Maiden tribute grubu kuruluşu ile ilgili görüştüğümüz usta basçı Murat Özgün ile kurduk. İlk provaya girdiğimizde davulda Doğa ve 2.gitarda Güray vardı. İlk çaldığımız şarkı da Wasted Years idi ve tabi sonrası da geldi. Daha sonra farklı dönemlerde eleman değişikliği yaşadık ama bugün son kadro olarak

    Önsel Töralp: Vokal,

    Kaan Tiryakioğlu: Gitar,

    Mehmet Metin: Gitar,

    Selahattin Bostancı: Bass ve

    Serdar Özsoyoğlu: Davul olarak ilk günkü heyecanla çalmaya devam ediyoruz

    -Iron Maiden şarkılarını dehşet derecede yorumlayan ve bunu yüzde yüz hissederek ve hissettirerek metal severlerle  paylaşan çok önemli bir ekipsiniz. Peki aldığınız yorumlar nasıl ve ne yönde ?

    Önsel: Özellikle grubu sürekli takip eden dinleyicilerimizi her defasında aynı coşkuyla ve şevkle görmek bizi çok sevindiriyor. Onlar yeni dinleyicileri getiriyor sonra yeniler eski oluyor. Ancak benim için en unutulmaz an, bir İngiliz dinleyicimizin bizi canlı izledikten sonraki yorumu olmuştu. Sahnenin en önünde bir profesör edasıyla dikkatle bizi dinleyen bir adam hatırlıyorum. Biz Afraid To Shoot Strangers’ı çalarken ağladığını farkettim. Ara verdiğimizde yanımıza geldi ve direkt boynuma sarılmistı. (Güler) Daha 4 gün önce Iron Maiden konserinde olduğunu ve birçok Iron Maiden Tribute grubunu kendi ülkesinde izlediğini ve takip ettiğini  ve çoğunda hep bir baharatın eksik olduğunu düşündüğünü ancak her şeyin tam olduğu bir Tribute grubuna Türkiye’de rast geldiğine inanamadığını söyledi. Bana son derece samimi gelmişti söyledikleri. Hiç unutmam.

    Mehmet:  Çalarken genellikle zaman ve mekan ilişkisini kaybediyoruz, bir tür sarhoşluk hali yaşadığımızı söyleyebilirim. Ancak şarkı bitip alkışlar geldiğinde tekrar nerde olduğumuzun farkına varıyoruz.

    Serdar: Şu zamana kadar hep olumlu ve teşvik edici yorumlar aldık. Sahnede de hep yüksek tempoda başlayıp, yine aynı tempoda bitiriyoruz. Tabi bu benim açımdan biraz yorucu olsa da, konu Iron Maiden çalmak olunca insan gerisini pek düşünmüyor. Tabi bu şekilde içten çalmamızı da, seyirci hemen anlıyor. Aynı şey bizim adımıza da geçerli. Sahnede seyircilerin bize eşlik etmesi, bizi çok daha motive bir şekilde çalmaya yönlendiriyor.

    -Iron Maiden, Heavy Metal tarihinin en büyük ve en köklü gruplarından. Siz bu efsane ile nasıl tanıştınız?

    Kaan: Grup üyelerinin çoğu 80’lerin sonunda Iron Maiden ile tanıştı diyebiliriz. O dönemlerde kaset bulmak çok zordu. O dönem First Ten Years EP’leri kasetçilerde bulunurdu. Sanırım ilk olarak 2 Minutes To Midnight ve The Evil That Men Do EP’lerini edinmiştim. Daha sonraki yıllarda bütün albümlerini kısmen plak ve kaset olarak edindik tabii. (Güler)

    Selahattin: Benim ilk dinlediğim Maiden albümü “Somewhere in Time” olmuştu. Belki de o yüzdendir hala en sevdiğim albümlerinden biridir kendi adıma. Arkadaşımın abisi sağolsun, o çekmişti 90’lık bir kasetin tek yüzüne. Tabi tek yüze kaydetmeye çalışınca Alexander The Great arada kaynamıştı ama yine de onun sayesinde Maiden ile tanışmış olmuştum.

    -Ve elbette setlist. Grubun birçok şarkısını oldukça başarılı bir şekilde yorumluyorsunuz ve Maiden gibi çok köklü ve birçok albümü bulunan bir gruptan şarkı seçmekte zor olmalı. Prowler olarak çalacağınız şarkıları nasıl ve nelere dikkat ederek seçiyorsunuz?

    Önsel: Iron Maiden parçalarının her birinin yeri bizim için ayrı, çalması ve dinlemesi son derece keyifli şarkılar. Hepsi diğer gruplardan ve müzik türlerinden bağımsız olarak inişleri çıkışları olan, tırmanan sonra hızla sanki merdivenden düşen ve birden köşede soluklanan bir insan misali. Melodik olarak son derece akılda kalıcı ve etkileyici bir müzik yapıyorlar. Hepimizin çok sevdiği şarkılar var tabi ki. Ancak bunların dışında özellikle dinleyicilerimizin istekleri de bizim için öncelikli. Herkes tarafından bilinen hit şarkılar dışında az bilinen ve çalınan şarkıları da icra etmeye çalışıyoruz. Çok geniş bir setlistimiz var elimizde ve bu her geçen gün daha da genişliyor. Ne zaman yeni bir şarkı eklemek istesek herkes heyecanla farklı şarkı önerileri getiriyor. Bu durumda bize son derece keyif veriyor.

    Selahattin: İşin en keyifli anlarından biri sanırsam. Herkesin farklı istekleri olsa da hepimiz Maiden’ı o kadar çok seviyoruz ki günün sonunda seçilen şarkılarda herkes mutabık kalıyor. Tabi ki herkesin bildiği hit şarkılar listemizde bulunmakta ancak her albümden mutlaka birkaç parça çalmaya özen gösteriyoruz. Tabi bir de kurulduğumuzdan beri 2 yeni albüme de tanıklık etmiş olduk. Dolayısıyla, o albümlerin lansmanına özel setlistler hazırladığımız da oluyor.

    -Kendi adıma sizi festival sahnelerinde de izlemeyi çok isterim, sizin böyle planlarınız var mı ve gelecek hakkında planlarınız nelerdir?

    Mehmet: Yakın zamanda Bak in Rock festivalinde çalmayı planlıyoruz. Bizim için de böyle bir sahnede ve değerli müzisyen ve gruplarla bir arada olmak ayrı bir keyif olacak. İstanbul’da bir çok farklı mekanda sahne almaya devam edeceğiz. Bunların dışında da özellikle Ankara ve İzmir’de sahne almak ve buradaki Iron Maiden ve heavy metal severlerle buluşmak istiyoruz. Bu organizasyonlar için de girişimlerimiz mevcut.

    Serdar : Sahne şovlarına daha çok önem vermeye çalışıyoruz. Sadece Maiden çalan bir grup değil, bir bütün halinde setlistin başından sonuna kadar hem görüntü hem de müzikle seyirciyi içine alacak bir sahne şovu üzerinde çalışıyoruz. İlerleyen dönemlerde bunu çok daha iyi bir hale getireceğimizden eminim.

    -Ülkede Iron Maiden fanlarının vazgeçilmezi olan bir grubu yakalamışken, şunu da sormak isterim. Sizler için Iron Maiden Heavy Metal Tarihinde diğer gruplarla kıyasladığınızda nasıl bir yerde durmakta?

     Kaan: Bizim için Iron Maiden bir tarafa diğer gruplar ve müzisyenler bir tarafa. Blues, jazz, rock n roll, hard rock vb. bu tarzlarda sevdiğimiz ve icra etmekten keyif aldığımız tarihe geçmiş bir çok grup var. Fakat Iron Maiden çalarken tüm grup elemanları aynı hissiyat ve ruh haline giriyor. Bu çocukluğundan beri en sevdiğin süper kahramanla tanışmak ve onu evinde ağırlamak gibi bir şey. Bununla birlikte Iron Maiden dinleyicileri de özeldir. Hisleri bizim gibi derinleşir. Bunu gözlerine bakınca rahatlıkla görürsünüz.

    Selahattin: Evet, Kaan’ın da söylediği gibi hepimiz bir çok farklı tarzda grup dinliyoruz ve seviyoruz ancak Iron Maiden hepimiz için çok daha farklı ve özel bir yerde. Zaten bu camiadaki en baba grupların 2000’lerden sonraki albümlerine bakın, bir de Maiden’ın albümlerine, o zaman sizler de çok kolay ne demek istediğimi anlayacaksınız. Hala özünden taviz vermeyen, her yeni albümünü farklı bir olgunlukta ve güzellikte hazırlayan bir grup. (Diğerleri gibi geçmişin ekmeğini yemiyorlar.)

    Mehmet: Iron Maiden’ı diğer gruplardan ayıran en önemli şey bence, klasik bir heavy metal şarkısında bir riff ile şarkı biterken, herhangi bir Iron Maiden şarkısını ele aldığınızda en az 3 farklı şarkı çıkartırsınız. Çok farklı riff’ler, melodiler ve dur kalklar vardır. Bu nedenle şarkılar genel olarak uzundur. Ve her şarkının içinde gerçekten çok farklı hikayeler vardır. Sadece melodiler değil sözler de verdikleri mesajlarla çok etkilidir.

    Önsel: Iron Maiden şarkılarını çalarken bazen kendimizi sanki dört nala kalbini patlatmaya çalışan bir kısrağın üzerinde gibi hissediyoruz. Kaçacak yerimiz yok. Sanırım bu hissi seviyoruz.

    -Sahnede Prowler olarak çalmaktan en çok zevk aldığınız Maiden hitleri hangileri?

    Selahattin: Aslında hepimiz için çalarken keyif alınan çok farklı şarkılar var diyebiliriz. Ama sanırım Afraid To Shoot Strangers, Blood Brothers, Wasted Years, The Evil that Men Do, Infinite Dreams, Powerslave ve Bring your Daughter en sevdiklerimiz diyebiliriz.

    Serdar: Tabi ki hepsi ama illa seçmek gerekirse Powerslave ve Infinite Dreams diyebilirim.

    -Prowler sahnede kesinlikle canlı izlenmesi gereken gruplardan ve siz büyük bir aşkla çalmaya devam ediyorsunuz. Önümüzdeki günlerde bizleri bekleyen bir sürpriz projeniz var mı?

    Mehmet: Eylül ayında Bak in Rock festivalinde sahne alacağız. Bundan sonraki süreçte sahne şovlarına daha fazla özen göstererek dinleyicilerimize unutulmaz anlar yaşatmaya devam edeceğiz. Sürekli sahne aldığımız mekanlarda da olmaya devam edeceğiz.

    -Çerezzine olarak sizinle bu Röportajı gerçekleştirmekten dolayı büyük mutluluk duyduğumuzu bilmenizi isteriz. Son olarak bu satırları okuyan dostlarımıza neler söylemek istersiniz?

    Öncelikle bu özel röportaj için çok teşekkür ediyoruz. Amacımız bizim gibi Iron Maiden ve heavy metal sevenlere canlı performanslarla bu özel şarkıları icra etmek. Bunun için de en doğru şekilde çalmaya özen gösteriyoruz. Iron Maiden’ın sahnede verdiği enerjiyi biz de kendi sahne performanslarımız da vermeye çalışıyoruz. Gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan duyuruyoruz. Tüm Iron Maiden ve heavy metal sevenleri de bizi takip etmeye ve bundan sonraki sahnelerimize davet ediyoruz. Unutmayalım ki müzik karşılıklı bir şekilde icra edildiğinde bir anlam ifade ediyor.

     Up The Irons!

  • Somewhere In Time Albüm Kapağındaki Detaylar

    Somewhere In Time Albüm Kapağındaki Detaylar

    Herkese tekrar merhabalar, bu ay ne yazık ki yine bitmek bilmeyen seçim tartışmaları gündemi gölgesinde makalemizi yazmak durumunda kalıyoruz. Ancak çoğunuzun bu köşeyi tekdüzeleşen bu politik gündemde farklı bir nefes almak için de takip ettiğinizin farkındayım.  Bu ay köşemizde Iron Maiden’ın meşhur Somewhere In Time albümünün kapağını konu olarak ele alacağız. Iron Maiden’in meşhur kapak sanatçısı Derek Riggs’in bu aibüm kapağında hangi sembolleri gizlediğini ve ardındaki sanatsal ihamları ele alacağız.

    Somewhere In Time albüm kapağı eğer Seventh Son of a Seventh Son kapağını bir kenara koyarsak, Iron Maiden’in albümlerinde yoğunlukla kullandığı Bilimkurgu öğelerin bulunduğu kapak çalışmasıdır.

    Özellikle bu albümde Iron Maiden’in maskotu Eddie’yi çok farklı bire biçimde görürüz. Bunun nedeni o dönemde (Yıl 1986) arka arkaya kült bilimkurgu filmlerin yayınlandığı bir dönem olması yatar. Albümün yayınlandığı 1986 yılından önceki yıllarda Alien (1979) ve Aliens (1986) fimleri taze taze gösterime girmiş, ve bilimkurgu öğeler dönemin popüler kültüründe adeta bir patlama etkisi yaratmıştır. Bir önceki makalemizde Derek Riggs’in Alien (1979) filmindeki ana yaratık Xenomorph ‘dan etkilenerek nasıl The Number of The Beast albümüne Alien yaratığı sembolünü gizlediğini açıklamıştık. İşte aynı etkiyi Somewhere In Time albümü kapağında da görmekteyiz. Bu kapak çalışmasında Eddie’nin vücudu tıpkı Xenomorph yaratığı gibi Biomechanical unsurlar ihtiva etmektedir. Vücudunda hem bionik hem mekanik unsurlar ihtiva eden Eddie, bu her iki unsuru tıpkı Alien yaratığı gibi kendinde bütünleştirerek bir Biomechanical etkiyi kendinde bütünlemektedir.


    Şimdi kapak çalışmasında Derek Riggs’in başka hangi sembolleri çalışmasında gizlediğini inceleyelim. Kolaylık olması için paylaştığımız kapak resminde de numaralar var. Bu numaraları takip ediniz.
    1) Riggs’in imzası Eddie’nin göğsünde ki badge’da açıkça seçilebilmektedir.
    2) Eddie bize öyle bir caddede poz vermektedir ki, bu caddenin isim etiketi Acacia olarak okunabilmektedir. Bu da The Number of The Beast albümünün ünlü 22 Acacia Avenue parçasına bir göndermedir.
    3) Eddie’nin hemen yanında ki duvarda grubun 1980 albümünün posteri görülebilmektedir.
    4) Eddie’nin elinde tuttuğu silahın sol tarafında, Mısır medeniyetinin meşhur Horus Gözü bri gökdelenin tepesinde görülebilmektedir.  Bu antik mısır korunma sembolü grubun 1984 yılında yayınladığı Powerslave albümüne bir göndermedir.
    5) Eddie’nin sağ ayağının arkasında, bir pencereden yansıyan görüntüde Bradbury Towers Hotel International’in görüntüsü eklenmiştir. Buraya “Bu çok can sıkıcı bir resimdir” yazısı eklenmiştir.
    6) Eddie’nin kasık kısmındaki Bio-Hazard sembolü yine yukarda bahsettiğimiz Bilimkurgu temasını ihtiva eden Biomekanik unsurları vurgulayan ve çalışmaya bu kapsamda bilimkurgu havası veren bir semboldür.
    7) Eddie’nin sol ayağının yan tarafındaki sarı plastik çöp kutusu direğinde Iron Maiden’in Iron Maiden isimli albümünün kapağına bir gönderme yapılmıştır.
    8) Iron Maiden’in Live After Death albümünün meşhur kara kedisine bir göndermedir.
    9) Binadaki Webster yazısı, EMI sanat yönetmeni  Charles Webster’in ismine bir göndermedir.
    10) Aç mısınız? Eddie’nin iki bacağı arasında Pizza Hot mekan olarak görülebilmektedir. Buradaki Rus kiril alfabesi “Süt ekleyin” anlamına gelmektedir.  Derek Riggs’in çoğu içeceğe en çok eklemeyi sevdiği şey.

    Ülkemizde de Metal camiası son dönemde gayet başarılı çalışmalar üretmekte ve fırsat verilirse, Amerika ve Avrupa’daki metal camiası ile kafa kafaya yarışabilecek yetenekteler diyelim ve “Her şey çok güzel olacak” diyerek gelecek ay tekrar görüşmek üzere diyelim.