Etiket: blackmetal

  • “Zifir” Demoniac Ethics ile Katran Karası Zehrini Tüm Lanetiyle Yaymaya Devam Ediyor

    “Zifir” Demoniac Ethics ile Katran Karası Zehrini Tüm Lanetiyle Yaymaya Devam Ediyor

    Black Metal’i sevmemin en baş nedenlerini şöyle düşündüğümde ilk olarak aklıma hiç şüphesiz bu tarzın samimiyeti ve tavizsizliği gelir. Bu tarzı icra eden hiçbir grup duruşundan ve bakış açısından dönem şu bu veya bunun gibi başka birçok nedene asla sığınmaz, tam aksine herşeye tokat gibi cevabını verir ve karanlığın en vebalı zehrini yaymaya devam eder dünyaya, işte şimdi bahsedeceğimiz ZİFİR’de tam bu minvalde bir grup, ilk albümleri ‘’You Must Come With Us’’ 2007 yılında tüm lanetiyle dünyaya düşmüştü. Albümü dinlediğinizde ruhunuza kadar çürümüşlüğü hissettiren ve tabiri caizse leş bir usluba sahipti. Black Metal adı verilen bu zehiri en çok sevmemin ardından da ki nedenlerin hepsi bu çalışmada fazlasıyla mevcuttu.

    Grubun kendine has karanlık stili beni sarsmıştı. Bundan sonra gelecek yeni albümler artık beklenecekti bu net ve belliydi. İkinci albüm Protest Aganist Humanity (2011) ilk albümünde üstünde bir sansasyondu. Zifir adına yakışır derecede sürükleye sürükleye karanlığın en dibine çekmeye devam ediyordu ayiniyle ve bunu her albümde doz olarak yüksek oranda arttırarak ve acımadan!!!!

    İlk iki albüm ile tüm lanetini saçan grup, boğucu nefret dolu ama ardında muazzam bir yakıcı ateşle birlikte artık Black Metal severlerin vazgeçilmezi olmuştu bile. Nursuz ve  Onur Önok karanlığın baş yapıtlarını en tehlikeli bir şekilde tek tek oluşturmaya devam ediyordu. Arada Cult Of Erinyes ile yaptıkları Split çalışmayla yer almalarının ardından, bana göre tüm zamanların en tavizsiz, karanlık ve tehlikeli albümleri arasında yer alan üçüncü albümleri olan Kingdom Of Nothingness (2017) ile derin ve unutulmaz bir iz bıraktılar. Bu albüm ilk iki albümünde üzerinde bir donukluğa, karanlığa ve cehennemin en dip notalarından oluşmaktadır. Nefes almanız zordur ve karanlığın ıstırabını o ana kadar dinlediğiniz herşeyden çok daha fazla hissedersiniz. The Relief In Disbelief, Mina ve özellikle 7692’u dinleyin ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Dublicate Records etiketiyle dünyaya yayılan bu zehir Zifir’in en tavizsiz ve en anlatılamaz, sadece dinleyeninin cehennemine ortak olduğu çok ama çok büyük bir baş yapıttır. Dünyada Black Metal bazı gruplar tarafından çok farklı evrimleşmelere sebep olsa da ZİFİR taviz vermek bir kenara dursun, iblisin sarsıcı notalarını en sarsıcı ve ezici gücüyle kullanıp, karanlığa yükselen vebalı ve ıstırap dolu çığlıklar eşliğinde besliyor ruhları. Evet böylesine en dipten ve derinden yaydıkları zehrin devamında acaba ne gelir diye uzun zamandır düşündükten sonra, ZİFİR kanadı üçlü bir hal alarak Ilgar’ı da aralarına katarak çok daha güçlü ve tehlikeli bir albüm hazırlığında olduğunun sinyallerini verir ve yıl 2020’yi gösterince yeni albümleri Demoniac Ethics  gelir hem de öyle bir gelir ki!!!!!

    DEMONIAC  ETHICS 

    Evet yazımızın bu bölümüne kadar sizlere ZİFİR’in yaydığı en leş ve en uçlardaki tavizsiz üç albümlerinden bahsetmeye çalıştım. Grubun her albümünü çok sevsem de beni ilk dinlediğimden andan itibaren yakalayan ve sarsıcı etkisiyle lanetini yıllardır hayatımdan ayırmayan, yıkıcı ve durağanlığıyla tüylerimi ürperten baş yapıtları Kingdom Of Nothingness (2017)’in yeri hep çok  ayrı olmuştur. Onun için grubun bu albüm sonrası yapacağı albümü de heyecanla bekleyenlerden biri de bendim. Ve yıl 2020’yi gösterdiğinde Demoniac Ethics’i netten ilk dinlediğimde resmen bulunduğum yerde dondum kaldım. ZİFİR gerçekten her yaptığı albümle zehrin dozunu kat be kat daha yükselten bir grup, türün en sansasyonel yaratıcıları bile bu türde artık bu denli radikal olamıyorken, ZİFİR zamanın çok daha ötesine ve en bilinmeyen, en uç ve en gerçek bir o kadar da uğursuz bir çağa götürüyor sizi. Bir albüm Sûr gibi bir ayinle açılıyorsa, bu artık gerisini siz düşünün mesajını çoktan aldığınız manasına gelir ve gerçekten de öyle devam ediyor albüm Chants for Execution, Still Reigning ve Empire Of Worms (Dinlerken Resmen Kanım Dondu) üçlüsü  felç ötesi çalışmalar. Sıradaki şarkı Gökyüzü Karanlık tüylerimi diken diken etti, uzun zamandır böyle sarsıcı bir çalışma hiç duymadım desem abartmış olmam. An Eerie Moment’un sarsıcı ruhuyla devam eden albüm sonrasında gelen ve gerek öfkesiyle gerekse mahfeden ruhuyla albümün en tehlikeli basamaklarından olan ve benim favorilerimden Chaos Clouds ile devam ediyor. Bu şarkıda darmaduman olan ben bir sonraki zehir olan Spirit of Goats bir nebze kendime gelsem de nafile, çünkü yine beni dipten yakalayıp karanlığın zehrini olduğu gibi üzerime saçan sakat ayin  Bleak Portrait’e hapsediyor. Sağ çıkmak mı? Unutun albümün en önemli eserlerinden Ephemeral Idols’ta sıra, yine dolu dolu bir şarkı bu ama esas nokta albümün kapanışındaki sarsıcı ve lanetli yapısıyla ve tüm nefretini üzerinize kusan, her dinleyişte kanınızı donduran ve 2019 yılının Ocak ayında Kabe’de yaşanan haşere istilasını tema olarak konu alan ve tüm zamanların en etkili Black Metal  eserlerinden olan Insects as Messengers’dır hiç şüphesiz. Evet işte böyle lanet dolu, içinde başından beri çıktıkları yolda karanlığın dozunu günden güne arttırdıkları, Mizantropi, din karşıtlığı ve nihilizm’in kol gezdiği, tekinsiz, şifresi bol, öldürmeyen ama süründüren, algısı zor ama girenin bir daha çıkamayacağı bir albümle karşı karşıyayız. Black Metal’in katran karası haline tapan, ruhlarını en dipsiz karanlıkla doyuran ve yine rahatsız edici ruhların albümü olan Demoniac Ethics’i Zifir bizlere sundu. 2020’nin en zehirli, en leş ve en karanlık ve bir o kadar kanınızı donduracak albümünü dinlemeye cesaretiniz var mı? Haydi o zaman ZİFİR sizleri karanlığıyla ve tüm lanetiyle bekliyor …

    Albümü HAMMER MÜZİK‘ten edinebilirsiniz…!!!!

     

    https://open.spotify.com/playlist/5AupyKpkbACxFtrKriXlsp

  • Mayhem ”1986-1993″ kitabı subyayim’da ön siparişte

    Mayhem ”1986-1993″ kitabı subyayim’da ön siparişte

    Mert Yıldız tarafından derlenen sunumunu ise sevgili Çağlan Tekil’in hazırladığı “Mayhem 1986-1993” an itibariyle @subyayim ‘da indirimli ön siparişte.

    Heyecanla beklediğimiz kitapta Mayhem’in ilk demosun’dan Euronymous’un öldüğu güne dek vermiş olduğu röportajlar ve yazmış olduğu mektuplardan derlemeler, bunun yanında o dönem ki tüm Mayhem elemanları, Varg Vikernes ve büyük kısmının  orijinal görüntüleri de tercümelerinin yanında mevcut. Euronymous, Dead, Necro Butcher, Hellhammer ve Varg Vikernes’in 10 Ağustos 1993’e dek verdiği fanzin röportajları ve yazdığı mektuplardan oluşan kronolojik bir derlemeyi edinmek için ön sipariş linki ise ise aşağıdadır.

    https://subyayin.com/yayin/mayhem-1986-1993/?fbclid=IwAR0M8HY9qVxCkEI5r8GCPCVVimmSNDQVRVx0_Ozbo6vj0LE5mHMqv9EKdDg

  • Dark Funeral’dan Yeni Klip ‘Beast Above Man”

    Dark Funeral’dan Yeni Klip ‘Beast Above Man”

    İsveç Black Metali’nin devgrubu Dark Funeral 2016 yılında çıkarmış oldukları ”Where Shadows Forever Reign” isimli albümlerinde yer alan kült şarkı ”Beast Above Man”e çekilen klip hayranlarını sevindirdi.

  • Witchtrap ”Black Metal ‘in Efsane Ruhu”

    Witchtrap ”Black Metal ‘in Efsane Ruhu”

    Heavy Metal Tarihimizi incelediğimizde bu müziğin ve alt türlerinin ülkemizde ilk icra edildiği yıllar yani 80’lerden bu yana birçok önemli ve asla unutulmayacak grubun , kendi tarzlarında muazzam örneklere imza attığını görürsünüz. Onca yokluk ve sıkıntılı süreçlerin içinden gruplar, en bildiği ve emin oldukları noktalarda üretimlerini sürdürdü ve yaptıkları Demo, Ep ve Albümlerle bugün saygı duyulan, sevilen ve genç gruplara ilham veren birer ışık oldular. 80’li yılların başı ve ortalarında Egzotik Band, Devil, Whisky, Ra gibi gruplar ilk Klasik Hard’N Heavy ışığını yakan isimler oldular. Ve yine 80’li yılların ortalarından itibaren Pentagram, Metafor, Metalium, Kronik, Hazy Hill gibi gruplar Speed/Thrash Metal akımını oluşturdular. 90’ların başı ise tüm dünyada öfkeli ve tavizsiz sounduyla Death Metal’in hakim olduğu yıllardır. Deathroom, Asafated, Death Project, Undermost ve daha birçoğu, Peki Ya Black Metal ? işte tam da bu noktada konumuz olan Witchtrap’e geliyoruz  ve konuyu Black Metal’e bağlıyoruz.

    WITCHTRAP  ve BLACK METAL

    Yıl 1990 Ülkemizde Death ve Thrash Metal gruplarının hakim olduğu ve yapılan konserlerde metalcileri kendilerinden geçirdiği yıllar. İşte böyle bir dönemde o ana dek bu topraklarda yapılmamış, gerek müziğiyle gerekse duruşuyla ve elbette ki imajıyla ilk olan bir grup kuruldu o yıl,  1990’ın sonlarında Tarkan Gürol tarafından kurulan grup o zamana kadar birçok eleman değişikliği de yaşayarak gelmiş geçmiş en sansasyonel türlerden olan ve diğer türlerden çok daha farklı bir tarz olan Black Metal’in ilk grubu olan Witchboard’tı. Evet grup ilk olarak bu isimde kuruldu fakat daha sonra bu isim içlerine sinmeyince Witctrap isimli korku filminden yola çıkarak ismini Witchtrap’e çevirdiler. O Ana kadar duyulmamış karanlık, kirli ve sarsıcı müzikleri ile grup resmen şok etkisi yarattı ve müziklerinde bolca cadılardan, kara büyülerden bahsederek karanlığı en tekinsiz haliyle müziklerinde ilmek ilmek işlediler. İlk demolarını yarım saatte kaydederek te aynı zamanda Metal Tarihimizde yerlerini aldılar. Demo hem yurtta hem de dünya da büyük ilgi çekti. Grubun her yerden sevenleri vardı. Sahne konusunda da ilkleri başlatan ve Black Metal konusunda bugün dahil aşılamayacak derecede müziklerine yakışır derecede performanslara imza attılar. Deri kıyafetleri çokça ve büyük çivilerle süslediler,yüzlerindeki Corpse Pain makyajları ve o ana kadar bu topraklarda hiç duyulmayacak stile sahip solistleriyle ve enfes şarkılarıyla Büyüyü Ankara’dan İstanbul’a yurdun birçok yerine yaydılar. Müziklerinde Karanlığı dillere destan kanlı, dalaklı Showlarıyla desteklediler ve konserlere gelen o günün metalcileri bu anlamda ilkleri yaşarken , bir anlamda Black Metal’ide iliklerine kadar hissetmiş oldular. Yaptıkları demolar, sarsıcı performanslar derken 1997  yılında bu topraklardan çıkmış ilk Black Metal albümü olan Witching Black’i yayınladılar. Hammer Müzik etiketiyle çıkan albümde gelmiş geçmiş en iyi solistlerden olan Tolgahan Soncu resmen öfkeli ve ruh dolu vokaliyle aklımızı alıyordu.

    Her biri klas eser olan albümde performans elbette üst düzeyde ve gruba yakışır cinstendi. Grubun Efsane lideri ve kurucusu Tarkan Gürol çok emek vermişti bu albüm için  ve albümde grubun en bilinen ve sevilen kadrosu bir aradaydı.  Grup Black Metal alanında ilklerin grubuydu, Daha evvel The Witch (1992) ve Incubbo Succubo (1993) isimli demolarını yayınlayan grup, bu demolarla ülkenin ilk black metal örneklerine imza atmıştı. İşte 1997 yılında çıkan Witching Black’te  bu toprakta ilk kez CD olarak yayınlanan albümdü ve içinde bugün dahil aşılamayacak ruh ve kalitede eserleri barındırıyordu. Witchtrap’in en büyük özelliklerinden biri bana kalırsa tamamen kendilerine ait bir tarz ve stile sahip olmalarıdır.

    Elbette ki dünyadaki Black Metal gruplarından etkilenmişlerdir ama albüm boyunca grubun kendine özgü eserler ürettiğini ve bunun bir Witchtrap müziği olduğunu hissediyorsunuz, sadece Black Metal kalıplarında değerlendirmekte biraz haksızlık olabilir kanımca, çünkü grubun müziğinde Doom Metal’in ağırlığını da hissediyorsunuz. Ve böylece karanlığın sarsıcı melodilerinde Katana’nın etkili eserlerinde kaybolup, karanlığın en sert tokatını yedikten sonra kendinize geliyorsunuz. Albümdeki kadro ise şu isimlerden oluşmaktaydı. Tolgahan (Vokal), Ufuk (Gitar), Katana (Gitar ve Back Vokaller), Ihsan (Bass Gitar ) ve Karateke (Davul) Evet bu kadro Yerli Metal piyasasında en özgün, en karanlık, en sahici ve en etkileyici , geleceğin karanlık sularına bu minvalde, bir baş yapıt bıraktı.

    Yıllar sonra yeniden bir araya geldiklerini duyduğumuzda inanamadık ve yıllar sonra art arda verdikleri az ve öz konserle yine ruhlarımızı esir aldılar ve bir daha da bırakmamak üzere karanlığın yolculuğunda bizleri sürükleye sürükleye götürdüler. Ben grubu İstanbul’da izleme fırsatı buldum ve yıllarca kasetten dinlediğim Asura, Witchcraft, Dreams From Hell, The Return Of The Primewitch ve Dark Desire gibi kült şarkıları duyunca inanamadım ve adeta şok geçirdim diyebilirim.

    Grubun Witching Black isimli baş yapıtını ilk grubumla prova alanımızda nasıl son seste dinleyip ilham aldığımızı ve bize nasıl güç kattığınızı bir bilseniz, evet işte o denli büyüktür benim için Witchtrap, çünkü daha o yıllarda ruhumuza karanlığı aşılamış, ardından ise beni Black Metal hastası yapmış,  ve ardından keşfederek bulduğum ve sonrasında her birinin hayranı olduğum Bathory, Mayhem, Darkthrone, Emperor gibi daha nice isimle tanışmamı sağlamıştır. Ve en önemlisi bir metal müzisyeni olarak bana her anlamda çok şey katmıştır, onun için her yerde hep söylerim Witchtrap ve Pagan’ın bende yerleri çok ama çok ayrıdır ve daima da bu böyle olacaktır.

    Tekrar gruba dönecek olursak bugüne dek 30’un üzerinde eleman değişikliği  yaşadıkları söylenir, fakat grubun has ve en sevdiğimiz kadrosunu izlemeye doyamadık biz, 2018 yılında bir araya gelen ve mükemmel konserler veren grup, yine kısa bir zaman içinde sessizliğe gömüldü ve buradan bu vesile ile kendilerine seslenmek istiyorum. Sizi izlemeye, enfes performanslarınıza tanıklık etmeye doyamadık , lütfen geri dönün ve bizi ve ruhlarımızı kaldığınız yerden sarsmaya ve karanlığın en etkili eserleriyle bizleri buluşturmayı devam edin. Biz sizi yıllarca bekledik ve sizlerde emin olun, yine beklemeye devam edeceğiz. Ve Siz geri dönünceye kadar hayatımızın albümleri arasında  yıllar evvelinden yerini alan Witching Black’i dinleyip her zaman yaptığımız gibi zehri içmeye ve içtikçe yaymaya devam edeceğiz. Ha şunu da asla unutmayın sizi Bekliyoruz….!!!

    WITCHTRAP /Discografi

    The Witch-Demo (1992)

    Incubbo Succubo-Demo (1993)

    Witching Black –Full Album (1997)

    Not- Grubun Konser Fotoları Sevgili Serkan Tuna‘ya aittir.

    Witchtrap Videoları İçin,

     

    Efsane Albümleri için,

  • Abbath’ın Profilinde Paylaştığı Üzücü Mesaj

    Abbath’ın Profilinde Paylaştığı Üzücü Mesaj

     

    Oradakiler, hayat boyu başımıza farklı şeyler geliyor. Şarkı yazmak, albüm çıkarmak, dünyayı turlamak, dünyanın her yerindeki fanlarımıza çalmak gibi hayallerimi gerçekleştirebilecek kadar şanslıydım. Çoğu zaman bu güzel bir yolculuktu ama tabi ki bazen işler ters gitti. Özellikle Güney Amerika turnesindeyken Arjantin ve Brezilya şovlarını iptal etmek zorunda kaldığımız zaman. Bağımlıyım. Bu bir sır değil. Şimdi farkına vardım ki bu şeytanla savaşma zamanı gelmiş. Sonsuza dek temizlenmeme yardımcı olabilmeleri için bir rehabilitasyon programına başladım. Şimdi bu savaşı kazanmak için kendimi daha kararlı ve motive hissediyorum. Programımdan dolayı diğer grubum “Bömbers” ile olan aralıktaki konserlerimizi iptal etmemiz gerekiyor. Bu konserleri bekleyen fanlarımızdan özür diliyoruz. Sizin için bu konserleri telafi edeceğiz. Bu sıralar bu konserler için yeni tarihler belirliyoruz. Temizlenmiş olarak, güçlü olarak, işime daha çok odaklanmış ve her zamankinden daha hevesli olarak geri döneceğim günü bekliyorum. Avrupa ve Amerika artık uyarıldınız. Gelecek sene sizi mahvedeceğiz (konserlerle). Bizi hiçbir şey durduramayacak.

    Haber ve Çeviri- Hüseyin İKİZLERLİ

  • Zifir Merakla Beklenen albümünden ”Chants For Execution”ı Yayınladı.

    Zifir Merakla Beklenen albümünden ”Chants For Execution”ı Yayınladı.

    Tavizsiz Karanlığın en net adresi, Black Metal’in sarsıcı grubu Zifir heyecanla beklenen yeni albümlerinden “Chants For Execution”i yayınladı ve bu şarkı 24 Ocak 2020’de Duplicate Records etiketiyle yayınlanacak yeni albüm “Demoniac Ethics” in ilk tokatı oldu adeta, heyecanla bekliyoruz.

  • MAYHEM ” Son Albüm Daemon Hakkında Görüşler”

    MAYHEM ” Son Albüm Daemon Hakkında Görüşler”

    True Black Metal’in efendileri Mayhem yıllar sonra tam da onlardan beklediğimiz ve dilediğimiz şekilde bir albüm olan Daemon ile bomba gibi bir dönüş yaptı. Albüm o kadar güzel ki, sosyal medyada bu kadar paylaşılan ve çoğunlukla beğenilen olumlu yorumlar alması da bu monvalde gayet yerinde, elbette beğenmeyenler de var, ama benim kendi görüşüme göre de Efsane De Mysteriis Dom Sathanas albümlerine yakın ruhta ve köklerde seyreden bir albümle karşı karşıyayız, benim görüşlerimi Extreminal Sitesinde yazdığım kritikten daha detaylı okuyabilirsiniz, fakat diğer müzisyen dostların albüm hakkındaki görüşlerini de öğrenelim istedim ve bunun için bazı arkadaşlarımdan rica ettim ve onlarda bizleri kırmayıp Daemon hakkında fikirlerini paylaştılar, şimdi bu yorumları sizlerle paylaşıyoruz. Mayhem umarım bu çizgiyi korur ve bu minvalde üretmeye devam eder . Ayrıca buradan organizatörlere çağrımız MAYHEM istiyoruz ve bu taş albüm sonrası onları canlı izlemek ve ruhlarımızı karanlığın soğuk tavizsiz tonlarıyla doyurmak istiyoruz..

    Bu arada Benim albüm hakkında görüşlerimi Extreminal’dan okuyabilirsiniz.

    Link- http://www.extreminal.com/extreminal/kritik.asp?id=1593

    BİLGE ÖZCE (Gorebringer)

    Black metal ve extreme metal sahnesinin en önemli olayı Mayhem uzun yıllar sonra köklerine dönüş niteliğinde olan Daemon albümünü ile resmen bizlere yumruk atıyor .Albümü uzun uzun dinleyip sindirdikten sonra aslında ne kadar şanslı olduğumuzu anladım. Sıkılmadan yılmadan halen sert ve karanlık müzik ile bizi besliyorlar ve bunun hep devam etmesi gerekiyor. Bu albüm kesinlikle 2019 yılının en büyük olayıdır. Puan vermek haddimiz değil ama 10 numara albüm olmuş. \m/ \m/

    ARDA KARADUMAN (Pagan)

    Albüm tabanca gibi olmuş. DDS sonrası girdikleri dönemden kurtulup bir öze dönme durumu hissettim, bu da albümü özel kılıyor.

    BURAK SÜMER (The Sarcophagus)

    Daemon kesinlikle güçlü bir albüm.Bütün olarak baktığımızda De Mysteriis Dom Sathanas albümüne bir özlem var.Sanki bu eskinin kült albümü yeni bir sound ile tekrar yorumlanmış.Attila yine kendine has sesiyle müziğe karanlık tonda renkler katmış.2019 yılı biterken eskinin gölgelerinden güçlü bir albüm çıkmış

    SERKAN KAYA (Black Omen)

    MALUMUNUZ…

    Sanatın müzik kategorisine gerçeklikleriyle paralel olarak karanlık ve şiddeti nakşeden mucitler, uzun yıllar sonra oturmuş, düşünmüş ve hem kendi hem de içinde bulundukları bağlamın tarihçesini özetlemeye karar vermişler. Mayhem, kendi varlığının sembolik bir tecessümünü yaratarak geri döndü! “Daemon” albümü tam anlamıyla saldırgan, karanlık, primitif ve acımasız… Dünyada en önemli Black Metal albümlerinden birisi olarak kabul edilen klasik DMDS (De Mysteriis Dom Sathanas)’tan bu yana, yani 25 yıldır yaptıkları işler içerisinde en “Mayhem”, en “black” albüm olmuş bu… DMDS sonrası prodüksiyonu önce daha kristalleştirdiler ve sonra tamamen kirlettiler. Bunun yanında oldukça fazla deneysel/avant-garde işler yapmışlardı. Günümüzün sayısız o tarz orthodox black metal grubunun da atasının Mayhem olduğunu söylemek yanlış olmaz bu anlamda.

    Albümde DMDS’nin ve Mayhem’in ilk dönem işlerinin etkisi açık bir şekilde ortada. Riffler old-school, akışkan-tremololar, primitif chordlarla örülmüş durumda. DMDS sonrası deneysellikten çok çok az eser var. Biraz “Agenta İgnis” ve “Bad Blood” gibi parçalarda var, o da çok teknik-aksak bir deneysellik değil. Albümün gerisi tamamen 90’lar Norveç Black metali etkili. Mayhem’in sadece kendi tarihinden de değil hatta “Falsified and Hated” şarkısı tam anlamıyla bir Darkthrone rifiyle başlıyor. Ayrıca şarkının ortasında beklenmedik bir şekilde Burzum’un kullandığı klavye tonlarından birisiyle karşılaşıyoruz. “Malum” şarkısını dinlerken ise Euronymous’un mezardan kalkıp gitarları yazdığı fikrine kapıldım, tüylerim diken diken oldu. Favori şarkım “Aeon Daemonium” ise, Mayhem’in yaptığı en sevdiğim şarkılarda ilklere oynuyor şu anda. Bunda acayip derecede ölüm ve çürümüşlük kokusunu hissettim. Albümde orta -yavaş tempo şarkılar da var; karanlık bir çift el boğazınızı sıkıyor adeta. 10 şarkı sonrası albüm bitmiş derken 2 tane de Bonus Track ile karşılaşıyoruz ki aman aman! “Everlasting Dying Flame”deki baslar resmen “Life Eternal”a gönderme; işte Dead’in ruhu da bu şarkıda tam burada yatıyor! Son şarkı “Black Glass Communion” ise diğer bir DMDSvari beste…1 saat civarı süren ayin böylece sona eriyor. Sonra ilk yapmak istediğim şey yeniden başa almak oluyor albümü! İlk şarkı “The Dying False King”, direkt, introsuz, ilkel bir riffle açılışını yapıyor tekrar albümün. Pat diye! Dinledikçe daha da güzelleşiyor bu başyapıt!

    Albüm old-school olmasına rağmen, Mayhem’in tarihçesindeki diğer albümlerden de, mesela biraz “Chimera”, biraz da bir önceki albüm “Esoteric Warfare”den yapılar da içeriyor. Prodüksiyon öyle güzel ayarlanmış ki sound ne aşırı çiğ, ne de parlak-plastik-dijital yapıda. DMDS ve eski Mayhem zamanlarından bu şekilde farkları da var. Ayrıca alıştığımız drive’lı baslar oldukça güçlü, her şarkıda kendini hissettiriyor. Bu da soundu güçlendirmiş durumda. Necrobutcher, ben buradayım diyor. Ancak, en çok ben buradayım diyen Attila! Mayhem albümleri totalinde en iyi vokal işçiliğini bu albüme yazabilirim. Attila hükmediyor. Screamler, growllar, cleanler derken 5-6 farklı tonda vokaller, sık sık karşılaştığımız latince sözler, primitif, ölümcül, satanik liriklerle birlikte albümün tam bir ayin olmasını sağlıyor. Hellhammer’a zaten bir şey demeye gerek yok, ancak aşırı teknik-deneysel hareketlere girmeyerek albümün old-school ruhunu korumasını sağlıyor burada.Sonuç olarak, yıl 2019 ve 90’lar Norveç Black Metal müziği, olayları harmanlanarak önümüze sunuldu. Bu geç başyapıtı dinlemek, önünde saygıyla eğilmek düşer bize de, malumunuz!

    ÖZGÜR KAYGISIZ (Pandemonium-Magnus Opus)

    Teloch son derece karanlık bestelere imza atmış. Klasik Black Metal rifflerini kullanmada da geri kalmamış. Ve Atilla ölümün soğuk ve şeytani sesi, Mayhem’in karakterine ses veren kötü ruh, yine birkez daha ben buradayım demiş. Kayıt prodüksiyon ve kalite biraz daha iyi olabilirmiş sanki.Bunları dinlediğim 5 parçaya göre söylüyorum. Albümün tamamını dinleyemedim.

    OZAN ERKMEN (Diabolical Raw)

    Mayhem benim için Black Metal´in en önemli gruplarından biridir. grubun başından geçen bunca olaya rağmen hem stüdyoda hem sahnede devam etmesi, zamana meydan okuması, grubun özelliklerinden sadece birisi. Black Metalin ikici dalga gruplarının bir çoğunu etkilemiş, yön vermiş bu grup, otuz yılı aşkın kariyerlerinde bir çok eleman değişimi, Black Metal´in icrasında cesur denemeler ve bu denemelerin ardından gelen sert eleştiriler, hatta grup için büyük engellere dönüşen eleştirilere rağmen kesin bir şey var ki, Mayhem üretim becerisinden hiç bir şey kaybetmiyor. Ghul ve Teloch gruba dahil olduğundan beri özellikle grubun şarkılarında ki karanlık, teknik ve özgünlük daha ileri ve modern bir seviyeye ulaştı. Mayhem, Black Metal´in zirvesindeki hakimiyetinde ki her zamankinden daha güçlü. Kendisi istemedikçe de bu hakimiyet sarsılmaz.

    NOT- Bu Bölümde Yorumlarıyla beni kırmayıp, sizlerle paylaşan tüm dostlarıma sonsuz teşekkürler..

     

     

  • King Diamond’tan Yeni Şarkı “Masquerade Of Madness”

    King Diamond’tan Yeni Şarkı “Masquerade Of Madness”

    Black Metal’in öncü isimlerinden King Diamond uzun bir aradan sonra heyecanla beklediğimiz yeni şarkısı “Masquerade Of Madness” ı yayınladı. KING DIAMOND’un 12 yıllık bir aradan sonra yayınlayacağı yeni albümü “The Institute” ise 2020 yılında Metal Blade Records etiketiyle yayınlanacak..

  • Mayhem Beklenen Yeni Klibini Yayınladı ”Falsified And Hated”

    Mayhem Beklenen Yeni Klibini Yayınladı ”Falsified And Hated”

    Son albümleri “Daemon” ile aklımızı başından alan Norveçli Efsane grup Mayhem bu albümden ilk klibini ”Falsified And Hated”e çekti. Johan Bååth imzalı klip yine mayhem ruhunu iliklerinize kadar hissettirecek.

  • Mercyful Fate basçısı Timi Hansen hayatını kaybetti

    Mercyful Fate basçısı Timi Hansen hayatını kaybetti

    MERCYFUL FATE basçısı Timi Hansen, kanserle olan uzun bir savaştan sonra öldü.  Kendisini yitirdiğimiz için çok üzgünüz.. Grubun efsane sesi King Diamond yakın arkadaşının ardından şu sözleri yazdı .”Uzun zamandır kanserle savaşan en sevgili arkadaşlarımdan birini çok cesur bir şekilde kaybettiğimi öğrendim. MERCYFUL’un başında sadece oda arkadaşım değildi. FATE turları, her zaman tüm zamanların en sevdiğim bas oyuncusuydu, diğer iyi arkadaşlarla evinde onu ziyaret ettiğim için şanslıydım ve asla unutulamayacağımız  harika bir öğleden sonra geçirdik.