Lamekan…

Acının dili, dini, zamanı olmaz… Acı acıdır… Zamansızdır, lamekandır. Tanımı da mümkün değildir aslında… Su su diye diye, inleye inleye yitip gidenlerin acısı nasıl anlatılabilir ki? Anlatılsa bile bir şekilde anlaşılabilirmi ki? Mümkün müdür hem nasırlaşmış bir kalbe kelimelerle işlemek? Bir insan sağırsa eğer vicdana… Duymuyorsa ilk başta kendi içinden, ruhunun ta derinliklerinden gelen sesi… Dudakları lal olmuşsa sevgi sözcüklerine… Seviyorum bile diyemiyorsa korkmadan, çekinmeden… Ağzını her araladığında kötülük, nefret, hırs adına sözler sarf ediyorsa sadece… Daha da ötesi görmüyorsa kalpten… Nasıl anlatılır ki yüzyıllar öncesinin acısı o insana? Mümkün müdür anlatabilmek? Muradına eremeyen masumların yeşili, dökülen günahsız kanların kırmızısı… Acıyla sallanan bedenler… Kelimelerin kifayetsiz kaldığı acıyı olabildiğince anlatan bir kare…

Fotoğraf © Gül Yıldız

“Aşura I Matem I Ağıt”

 

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir